Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/8515 E. 2006/10303 K. 07.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8515
KARAR NO : 2006/10303
KARAR TARİHİ : 07.12.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme ile alınan bilirkişi raporu hükme yeterli değildir.
Şöyle ki;
1-2942 Sayılı Yasanın (4650 Sayılı Yasayla değişik) 11. maddesinin (f) bendi uyarınca arazi niteliğindeki taşınmaz malın kamulaştırma (değerlendirme) tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelir üzerinden bilimsel yöntemle kamulaştırma bedeli tespit edilir.
Yargıtay uygulamalarına göre, dikkate alınması gereken özel bir neden veya yanlış bulunmadığı takdirde ciddi istatistiki bilgilere dayandığı bilinen Tarım Müdürlüğünün münavebeye alınacak ürünler için değerlendirme yılına ilişkin ortalama verilerin (dekar başına verim, üretim gideri ve toptan satış fiyatı) değerlendirmeye esas alınması gerekir. Mahkemece yapılan keşif sonucu bilirkişi kurulunca düzenlenen raporda, dava tarihi olan 28.7.2005 tarihi itibari ile değer tespiti yapıldığı bildirilmişse de dosyada bulunan 2005 yılı Karpuzlu İlçe Tarım Müdürlüğü verilerine göre buğdayda dekara verim 350 kg iken 400 kg, satış fiyatı 0,325 YTL iken 0,35 YTL, samanda satış fiyatı 0,175 YTL iken 0,20 YTL alındığı anlaşılan bu rapora göre mahkemece fazla kamulaştırma bedeline hükmedilmesi,
2- Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarında, iklim koşulları, arazinin topografik yapısı ve bölgesindeki konumu (büyük yerleşim yerlerine uzaklığı vb.) göz önünde tutulduğunda, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerle benzer nitelikte olan Ülkemizin değişik yörelerindeki (değeri önemli şekilde etkileyen kanıtlanmış, farklı ve özel bir faktör bulunması hali hariç) sulu tarım arazilerinin değerlendirilmesinde kapitalizasyon faiz oranı %5, kuru tarım arazilerinde ise %6 olarak alınmaktadır.
Dava konusu taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğu saptandığına göre kapitalizasyon faiz oranının %6 alınması gerekirken mahkemece %5 alınarak kamulaştırma bedelinin belirlenmesi,
3- Dava konusu taşınmaz kuru tarım arazisi iken, buradan kamulaştırma yoluyla sulama kanalı geçirilmekle sulu tarım arazisi niteliğine dönüştürülmüştür. Bu durum karşısında, kamulaştırmadan arta kalan kesimde belli bir oranda değer artışı olacağından bu konuda bilirkişi kurulundan ek rapor alınması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 5018 sayılı Yasaya ekli I sayılı cetvelde genel bütçeye dahil kamu idareleri kapsamına alınmış olup, anılan Yasanın 45. maddesinin birinci fıkrası uyarınca genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinin edindiği taşınmazların Hazine adına tapu siciline tescil olunacağı gözetilmeden dava konusu taşınmazın doğrudan idare adına tesciline karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 7.12.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.