Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/18749 E. 2022/15000 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18749
KARAR NO : 2022/15000
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davası üzerine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın kabulüne ve İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kabulüyle davanın usulden reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalının trafik sigortacısı olduğu aracın yaptığı kaza sonucunda bu araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralanıp % 5 oranında malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslahla, taleplerini 44.248,91 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; maluliyet raporunun usule uygun olmadığını da belirterek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulü ile 42.718,74 TL sürekli işgücü kaybı ve 930,17 TL geçici işgöremezlik olmak üzere toplam 43.648,91 TL tazminatın 04/08/2020 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 600,00 TL rapor giderinin de davalıdan tahsiline dair verilen karara davalı vekili tarafından yapılan itiraz üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun 2019 Yönetmeliği ile belirlenen usullere uygun olmadığı ve bu raporla davadan önce yapılacak başvurunun dava şartı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile UHH kararının kaldırılmasına ve davanın usulden reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 12/04/2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 5 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleme yapıldığı görülmekte olup, rapor, kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’te alt ekstremiteye ilişkin hasarlar bakımından 1 yıllık stabil kalma süresi bulunduğu, raporun kazadan yaklaşık 6 ay sonra (yönetmelikteki bekleme süresi dolmadan) düzenlendiği; ayrıca, yara izi nedeniyle maluliyet belirlemesi yapıldığı halde, heyette plastik ve genel cerrahi uzmanları bulunmadığı için, davacının davalıya başvuru sırasında sunduğu maluliyet raporunun usule uygun düzenlenmediği, KTK’nın 97. maddesi ile … Genel Şartları gereği gerekli olan tüm belgeler ile başvuru yapılmadığı, tahkime başvurulmadan önce usulüne uygun yapılmış başvuru bulunmasının dava şartı olduğu gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan 20/02/2019 tarihli Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellerin kullanılmış olması, adli tıp uzmanlarından oluşan heyetçe raporun düzenlenmiş olması bakımından rapor usule uygun bir rapordur. Diğer yandan; davacıda maluliyet belirlenmesine yol açan sağ koldaki multible laserasyon hasarının üst ekstremiteye ilişkin deri arızası olduğu ve yönetmelikte üst ekstremite hasarları ile deri hasarları bakımından somut olarak konulmuş bir stabil kalma süresi bulunmadığı dikkate alındığında, İHH’nin bu yöne ilişkin gerekçesi de yerinde olmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi olgular karşısında; davacının aldığı ve dosyaya sunulu 12/04/2020 tarihli maluliyet raporunun, kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun biçimde düzenlenmiş ve karara esas alınabilir bir rapor olduğu dikkate alınmak suretiyle, davalı yanın diğer itirazları da incelenerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle karar verilmesi bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; dosyanın, hakem dosyasının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.