YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/19002
KARAR NO : 2022/15091
KARAR TARİHİ : 21.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasında İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın davacı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın usulden reddine karar verilmiş; anılan karara davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 sayılı HMK’nın 114 ile 115. maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin her zaman mümkün olduğu durumlarda, HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 97. maddesi ile, zorunlu mali sorumluk sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Somut olayda karara esas alınan KTÜ Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 11.09.2020 tarihli raporda davacıda ki birden fazla araza yönelik toplamda % 29 maluliyet oranı hesaplanmış, Hakem Heyetince usulüne uygun maluliyet raporu ile başvurulmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, karara davacı tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince, usulüne uygun heyet oluşturulmadığı, epilepsinin kaza ile illiyet bağının saptanmadığı, rapor düzenlenme tarihinde Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik geçerli olduğu, bu nedenle davanın usulden reddinin doğru olduğu gerekçesiyle , davacının itirazının reddine karar verilmiştir.
Yukarıda bahsedildiği gibi eksikliklerin tamamlanabileceği, bu sebeple HMK’nın 115/2. maddesi gereği eksikliğin giderilmesi için davacıya kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu durumda; yeniden rapor alınırken, 18.10.2018 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyet oranının tespiti için, davacının yaralanmasına ilişkin tüm tıbbi belgeler dosyaya getirtilerek, arazların kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının kurulduğu, ayrıca raporda bahsedilen epilepsinin kaza ile illiyet bağının olup olmadığı araştırılarak Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından yeni bir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davanın usulden reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 21.11.2022 gününde Üye … ve Üye …’ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.