YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5160
KARAR NO : 2009/775
KARAR TARİHİ : 05.02.2009
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
TaraFlar arasındaki menfi tespit- istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin dershanecilikle iştigal eden davalı şirketin 2003 yılından beri hissedarı olan …’nin eşi ve …n Şubesinin müdürü olduğunu, şirket müdürü …’ye güven duyulan dönemlerde, dershanenin …Şubesinin açılışı aşamasında TEB’den alınacak teminat mektubunun garantisi olarak şirket ortakları veya çalışanlarının borçlu gözüktüğü senetler düzenlendiğini, davaya konu senedin de bu amaçla düzenlendiğini, yani olmayan borç için düzenlendiğini, şirketin büyük pay sahibi olan …’nün davacının eşinin hisselerini karşılıksız devrini temin için 08/08/2006 tarihinde gönderdiği ihtarname ile davacının iş akdini feshettiğini bildirdiğini, bonoyu iade etmediğini, ihtiyati haciz kararı alarak icra takibine başladığını, icra tehdidi altında bir kısım paranın ödendiğini belirterek, bonodan dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespitine, icra tehdidi altında icra dosyasına yatırılan ve dava sırasında yatırılmak zorunda kalınan paranın yatırıldığı tarihlerden işleyecek faizi ile istirdadına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 08/12/2006 tarihli dilekçesi ile icra dosyasına bakiye paranın yatırılmak zorunda kaldığını, bu nedenle davayı istirdat davasına dönüştürdüklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin …n Şubesinin eski müdürü olduğunu, müdürlüğü sırasında avans alıp senet verdiğini, ayrıca davacının davalıya başka borçları da bulunduğunu, davanın haksız olduğunu ileri sürerek reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, davalı defterinin incelenmesi ile düzenlenen bilirkişi raporu, davacının 15/11/2005 tarihinden itibaren davalının dershanesinde çalışması, banka cevabi yazılarına göre davacının takibe konu senedi davalıya teminat olarak verdiği, davacının davalıya borcu bulunmadığı, davalının borç para verdiğini, yazılı belge ile kanıtlayamadığı gibi davacıya yemin teklifinde de bulunmamasına göre, davanın kabulüne, icra takibine konu 4.000.00 YTL miktarlı bonodan dolayı davacının icra dosyasına yatırdığı 5.173.49 YTL’nin 13/11/2006 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında işçi- işveren ilişkisi bulunmaktadır. Dava bu ilişki içinde verilen bonodan kaynaklandığına göre, 4857 sayılı İş Kanunu ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun ilk maddelerinde belirtildiği üzere davanın İş Mahkemesinde görülmesi gerekir.Yerel Mahkemece görev konusu üzerinde durulmaksızın işin esasının incelenmiş olması yanlıştır. Mahkemece yapılacak iş, 4857 ve 5521 sayılı Yasaların (1) maddeleri uyarınca dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar vermek olacaktır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın gösterilen nedenle BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı gibidir.
Karşılaştırıldı.