Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1167 E. 2023/16 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1167
KARAR NO : 2023/16
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.01.2013 tarihli ve 2011/1480 Esas, 2013/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 01.03.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 01.03.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 16.06.2014 tarihine kadar dava zamanaşımı süresinin durduğu anlaşılmıştır.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, kontrol için kendisinden kimliğini isteyen polis memurlarına suça konu sahte … belgesini göstermek suretiyle resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanak dava dosyasında mevcut olup suça konu … belgesinin muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
4. … belgesi hakkında İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 23.03.2011 tarihli, “tetkik konusu … belgesi arşivde mevcut hakiki örnekleriyle karşılaştırılarak incelendiğinde, aralarında matbu basım desenlerdeki detay ve fotoğraf üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izi özellikleri yönlerinden farklılıklar bulunduğu belirlenmekle … belgesinin sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğinin tespit edildiği, söz konusu belgenin bu belgelerin orijinallerinin içerdiği tüm genel şekil şartlarını taşıdığı ve bu itibarla sahteliği ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek olduğu cihetle aldatma kabiliyetini haiz olduğu” görüşünü içerir ekspertiz raporu ve sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

IV. GEREKÇE
1. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra hükmün açıklanmasını gerektiren koşulların oluşup oluşmadığının tespiti bakımından sanığın adına çıkarılan ve “denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılmasını müteakip, gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin” ihtaratı da içeren meşruhatlı davetiyenin tebliğ edilmesi gerekirken, çıkarılan meşruhatlı davetiyede ”mazeretiniz olmadığı halde duruşmaya gelmediğinizde CMK’nin 176/2. maddesi uyarınca zorla getirileceğiniz, CMK’nin 206/1. maddesi uyarınca delillerin ortaya konulmasına başlanacağı; CMK’nin 98/3. maddesi gereğince hakkınızda yakalama emri düzenlenebileceği ihtar olunur.” şerhi düşülerek, sanığın yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 196 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232-250 sayılı, 09.10.2012 tarihli ve 2011/8-335 Esas, 2012/1804 Karar sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının tayin ve takdiri hâkime ait olup yasal unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda gözlem yapılması gerektiği, suça konu belge aslının getirtilerek özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, aldatıcılık niteliği bulunup bulunmadığının belirlenmesinden sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3. Adli emanetin 2011/1852 sırasında kayıtlı suça konu … belgesinin dosyada delil olarak saklanması yerine müsaderesine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.02.2016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/97 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.