YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/5282
KARAR NO : 2023/109
KARAR TARİHİ : 12.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 51 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 19.07.2019 tarihli ve 2015/164878 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulduğuna, sanığın mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Iğdır İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince Iğdır (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 28.08.2014 tarih ve 2014/284 D.İş sayılı önleme araması yapılmasına izin verilmesine ilişkin kararına istinaden 15.09.2014 tarihinde yapılan kontrol esnasında sanığın sevk ve idaresinde bulunan araç durdurulmuş, sanığın ibraz etmiş olduğu suça konu sevk irsaliyesinin sahte olabileceğinin değerlendirilmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde sanık hakkında suça konu 13.09.2014 tarih ve 1704 sıra numaralı sevk irsaliyesini kullanmak suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Emniyet Genel Müdürlüğü Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.09.2014 tarihli uzmanlık raporunda, suça konu sevk irsaliyesinin ofset baskı tekniği ile basılmayıp renkli kopya yöntemi ile oluşturulduğu, belge üzerindeki Fiili Sevk Tarihi ve Düzenleme Tarihi hanelerindeki “13.09.2014” tarih rakamlarından gün hanesinin onlar basamağında bulunan “1” rakamının altında evvelce “0” rakamının bulunduğu belirtilmiş; ancak belgede yapılan tahrifatın aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmamıştır.
3. Sanık istinabe yoluyla yapılan sorgusunda ve müdafii huzurunda alınan kolluk ifadesinde, suça konu sevk irsaliyesini açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği … isimli kişiden aldığını ve sahte olduğunu bilmeden kullandığını beyan etmiştir.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, suça konu belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu ve yüklenen suçun sübut bulduğu kabul edilerek sanığın özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Dosya arasında bulunan suça konu 13.09.2014 tarih ve 1704 sıra numaralı sevk irsaliyesi üzerinde Heyetimizce yapılan incelemede, belge üzerindeki Fiili Sevk Tarihi ve Düzenleme Tarihi hanelerindeki “13.09.2014” tarih rakamlarından gün hanesinin onlar basamağında evvelce bulunan “0” rakamının sonradan “1” rakamına dönüştürülmüş olduğu ilk bakışta ve kolaylıkla fark edilmiş, suça konu belgenin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunmadığı, sanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun somut olayda yasal unsurlarının oluşmadığı ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenmiş bulunan “Cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkum olunan ceza süresinden az olamaz.” hükmüne aykırı olarak sanık hakkında 1 yıldan az denetim süresi belirlenmiştir.
3. Suça konu belgenin, dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken, akıbeti hakkında herhangi bir karar verilmemiştir.
Sanık hakkında kurulan hüküm bu nedenlerle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Iğdır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.04.2015 tarihli ve 2015/62 Esas, 2015/146 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.01.2023 tarihinde karar verildi.