YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14196
KARAR NO : 2023/3
KARAR TARİHİ : 09.01.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
Sanık hakkında bozma üzerine nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği
temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz
isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2012 tarihli ve 2011/121 Esas, 2012/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
2. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2012 tarihli ve 2011/121 Esas, 2012/87 Karar sayılı kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi’nin 26.05.2016 tarihli ve 2013/31357 Esas, 2016/5400 Karar sayılı kararı ile reçete asıllarının temin edilerek suça konu reçetelerdeki tahrifatın sanığın çalışanı olan tanık … ya da sanık tarafından yapılıp yapılmadığının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca reçetelerde aldatma niteliğinin tespiti bakımından suça konu belgelerin hakim tarafından duruşmada incelenip özelliklerinin tutanağa bağlanması gerektiğinden bahisle eksik incelemeyle mahkumiyet hükümleri kurulduğu, kabule göre de; dolandırıcılık suçunun vasfının TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrası (e) bendine temas ettiği ve temel ceza belirlemesinde adli para cezası açısından gerekçe gösterilmeksizin teşdit uygulaması yapıldığı, hak yoksunluklarının yanlış uygulandığı belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
3. Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2016/288 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 62 inci maddesi, 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 7.040,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir.
b) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı
Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.09.2018 tarihli ve 2018/63036 nolu bozma görüşünü içeren tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyizi;
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan beraat ve nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükümlerine yönelik olup, nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden temyiz sebebi göstermeden temyiz edildiğine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ise belge asılları temin edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık müdafiinin temyizi;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olup, suça konu reçeteleri alan, vekalet ile parayı çeken ve parayı getirmeyerek menfaat temin eden kişinin tanık … olduğu aşikar olmasına rağmen sanığın beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesinin hatalı olduğuna,
2. 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin tatbik edilmediğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şeker hastası olan …’ye ait 09.05.2006 ve 24.08.2006 tarihli iki ayrı reçetede yazılan Textus Bioaktiv adlı steril yara örtüsünün her iki reçetede iki kutu ve yirmişer adet yazılmasına rağmen, reçetelerdeki 20 adetin önüne ”1” ve ” 2 aylık” ibareleri de eklenerek tahrif edilmek suretiyle 30.05.2006 ve 31.08.2006 tarihlerinde sanığa ait Nove- cell isimli medikal firmasınca Sosyal Güvenlik Kurumu’na sunularak 4.223,21 TL menfaat temin edildiği anlaşılmıştır.
2. Suça konu reçete asılları soruşturmanın yetkisizlikle geldiği Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı ile Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan defalarca istenilmesine rağmen temin edilememiştir.
3. Suça konu reçeteyi düzenleyen iki ayrı hekimin tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulduğu, reçeteleri yirmişer adet olarak düzenlediklerini ifade ettikleri, reçete sahibi hastanın da reçetede yazılan steril yara örtüsünden sadece beş adetinin kendisine verildiğini ifade ettiği görülmüştür.
4. Suça konu reçetelerle ilgili faturaları bizzat sanığın düzenlediği, sanığın savunmasında, reçete sahibinin firmasına geldiğini belirtmesine karşın, bu durumun reçete sahibi tanık Özdoğan tarafından doğrulanmadığı, sanığın çalışanı tanık …’in ise; reçete sahibinin verdiği vekaletname ile 1.700,00 -1.800,00 TL para çektiğini, bu paranın 1000,00 TL’sini sanığa verdiğini geri kalan
miktarı ise alacağına mahsuben uhdesinde tuttuğunu belirtmesi karşısında; mahkemesince haksız menfaatin sanık tarafından sağlandığı, faturaların sanık tarafından düzenlendiği de belirtilerek nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulduğu, reçete asıllarının temin edilememesi nedeniyle de bu durum sanık lehine değerlendirilerek sahtecilik suçundan beraat kararı verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
1. Tebliğnamede reçete asıllarının temin edilmemesi nedeniyle somut olayda dolandırıcılık suçu yönünden hile unsurunun nasıl gerçekleştiği yeterince gerekçelendirilmeden hüküm kurulduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de; reçeteyi düzenleyen hekimlerin tanık sıfatıyla beyanlarının alındığı, her iki hekimin de reçetelere yirmişer adet ürün yazmalarına karşın 20’nin önünde ”1” ve her iki reçeteye de ” 2 aylık” ibarelerinin sonradan eklendiğini ifade ettikleri, reçetedeki hak sahibinin de sadece beş adet ürün aldığını belirtmesi karşısında, tahrifatın sabit olduğu ve hile unsurunun gerçekleştiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu yöndeki düşünceye iştirak olunmamıştır.
2. Mahkemesince hilenin sübut kabul edilip, menfaatin sanık tarafından temin edilmesi, faturaların bizzat sanık tarafından düzenlenmesi ve tanıkların beyanlarının dikkate alınarak mahkumiyet hükmü kurulmasında, ayrıca sanığa tertip olunan cezanın miktarı itibariyle 5237 sayılı Kanun’un 51 ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından katılan vekilinin ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
1. Her ne kadar tebliğnamede sahte reçetelerin temin edilerek hüküm kurulması gerektiği yönünde görüş belirtilmiş ise de, mahkemesince suça konu reçete asıllarının temini için hem Hatay Cumhuriyet Başsavcılığından hem de Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığından hem de defalarca Sosyal Güvenlik Kurumundan reçete asıllarının istenilmesine rağmen temin edilemediği gibi sahtecilik suçunun da zamanaşımına uğraması nedeniyle tebliğnamedeki eksik incelemeye dair görüşe iştirak olunmamıştır.
2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve zamanaşımının 31.08.2006 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2016/288 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2018 tarihli ve 2016/288 Esas, 2018/287 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.01.2023 tarihinde karar verildi.