YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/28607
KARAR NO : 2023/706
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit,hakaret
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi,43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddesi uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının yollamasıyla aynı maddenin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 53. ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz nedenlerinin, üzerinde uyuşturucu madde bulunmadığına, polis memurlarınca nedensiz darp edildiğine, hakarete uğradığına, darp edilince acıya dayanamayarak hakaretlere karşılık hakaret ettiğine, fakat tehdit etmediğine, Türk Ceza Kanunu’nun 129/2. veya 129/3.maddesi uygulanarak karar verilmesi gerektiğini belirterek hükümlerin bozulması, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde …’ın yanında bulunan arkadaşları … ve … ile … Caddesi üzerine sevk ve idarelerindeki araç ile seyir halindeyken şüphe üzerine yakalandıkları, …’ın üzerinde narkotik madde çıkması nedeni ile işlem yapılmak üzere Polis Merkezine getirildiği, burada …’ın karakolda görevli memurlara hitaben hedef gözetmeden sinkaflı kelimelerle sövdüğü, 15 yıl yattığını beyan ederek tehditte bulunduğu, evraka ekli görüntü CD’si, arama yakalama el koyma ve görüşme tutanaklarından anlaşıldığı Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Nedenleri Ve Sair Nedenler Yönünden Hakaret Ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde;
Sanığın olay günü alkollü araç kullanması nedeniyle işlem yapılması için emniyet müdürlüğüne getirildiğinde, polis memurlarına hakaret ettiğinin sanık ikrarı, mağdur polis memurları beyanları ve dosya içerisinde ki CD kaydı ile tespit edildiğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ancak;
1-Tehdit suçu yönünden sanığın suçlamaları inkar eden savunması, mağdur beyanları ve olay tutanağında sanığın tehdit içeren sözlerinden bahsedilmemesi karşısında, hangi mağdura karşı, hangi sözlerle tehdit ettiği dosyada mevcut CD’nin çözümü yaptırılarak kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2-Sanığın aşamalarda “ emniyette ortada hiç birşey yokken polis memurları odun ile bana vurmaya başladılar ve küfür ettiler, benim raporum da vardır, ben de küfürleri duyunca şahıs gözetmeksizin küfür ettiğim doğrudur, kimseyi tehdit etmedim,” şeklindeki savunması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun’un 29, hakaret suçu yönünden ise anılan Kanun’un 129. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3-Sanığa ek savunma hakkı verilmeden, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 226/2. maddesine aykırı davranılması,
4-5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, hakaret eyleminde aleniyet unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 125/4. maddesinin uygulanması,
5-Dört numaralı bozmaya uyularak 5237 sayılı Kanun’un 125/4.maddesinin uygulanmaması halinde, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 7 ve 5271 sayılı Kanunun 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedeniyle bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, …(Kapatılan) … Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2016 tarihli ve2014/85 Esas, 2016/250 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.