Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/5833 E. 2023/205 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5833
KARAR NO : 2023/205
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, tespit harici bırakılan taşınmazın imar ve ihya edildiğini, davacının taşınmazı önceki zilyetinden satın aldığını ve 20 yılı aşkın süredir ev yeri ile bahçe olarak kullanıldığını, daha sonra …ilçesinde 2006 yılında yapılan imar uygulaması sırasında 424 ada 3 parsel numarasını alarak davacı adına kaydedilmesi gerekirken hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek satın alma, imar ve ihya ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı tarafın dava konusu taşınmaz üzerinde zamanaşımı yoluyla iktisaba elverişli herhangi bir zilyetliğinin bulunmadığını, dava konusu yerin özel mülkiyete konu olmadığını, davacının korunmaya değer hiç bir hakkının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
…Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/907 Esas, 2015/1738 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüyle çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 28/01/2021 tarihli 2020/10556 Esas, 2021/406 Karar sayılı kararı ile “…Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, …dava konusu taşınmazın hangi nedenle (nitelikle) tespit harici bırakıldığı, imar-ihyaya muhtaç yerlerden olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanması, imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise, hangi tarihte ilk defa imar planına alındığının belirlenmesi; çekişmeli 424 ada 3 imar parselinin ilk tesisinden itibaren tapu kayıtları ve dayanak belgeleri ile komşu parsellerin ilk tesislerinden itibaren tedavüllü tapu kayıtları ve dayanak belgeleri dosya arasına konulması; taşınmazın geldisinin kadastro parseli mi idarii yoldan oluşan parsel mi olduğu kesin olarak belirlenmeli, geldisi kadastro parseli ise 3402 sayılı Yasa’nın 12/3 üncü maddesinde belirtilen hak düşürücü sürenin geçip geçmediği üzerinde durulmalı ondan sonra toplanan ve toplanacak olan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
…Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararıyla, dava konusu taşınmazda 2006 yılında imar uygulaması yapıldığı, bilirkişi raporunda yalnızca 2-3 ağacın 2015 yılında yapılan keşif itibariyle 25 yaşında olduğunun tespit edildiği, ağaçların genel olarak 8-10 yaşlarında olduğunun belirlendiği, bu sebeple TMK’nın 713 üncü maddesi ile Kadastro Kanununun 17 nci maddesi kapsamında davasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyetlik şartlarının davacı lehine oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Bozma Sonrası Mahkeme Kararına Karşı Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.

B. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre davacının kadimden beri dava konusu taşınmazın zilyedi olduğunu, mahkemenin hava fotoğraflarını incelettirmediğini, ziraat raporunda taşınmaz üzerinde muhtelif ağaçların olduğunun kayıt altına alındığını, dava konusu yerin ekonomik amaca uygun olarak davacı tarafından imar ihya edildiğini, davacı tarafından yapılan evin yaşının dikkate alınmadığını, raporların tanık ve yerel bilirkişi beyanları ile çeliştiğini, iddialarını ispatladıklarını belirterek, ret kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu 424 ada 3 parsel sayılı 685,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz; …ilçesi Merkez Mahalle çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sonucu tespit harici bırakılmışken, yapılan imar uygulaması kapsamında ihdas yoluyla davalı Hazine adına şuyulandırmaya tabi tutulması sonucu oluşturulup, 19.03.2007 tarihinde imar düzenlemesiyle Hazine adına kaydedilmiştir.

2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu 14 üncü maddesi “Tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 713/1 inci maddesi, “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir.”
3402 sayılı Kadastro Kanununun ve 17/1 inci maddesi, “Orman sayılmayan Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu hizmetine tahsis edilmeyen araziden, masraf ve emek sarfı ile imar ve ihya edilerek tarıma elverişli hale getirilen taşınmaz mallar 14 üncü maddedeki şartlar mevcut ise imar ve ihya edenler veya halefleri adına, aksi takdirde hazine adına tespit edilir.
17/2 nci maddesinde, il, ilçe ve kasabaların imar planının kapsadığı alanlarda kalan taşınmaz mallarda bu hüküm uygulanmaz.” hükümlerini içermektedir.

3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye göre hükmüne uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak (IV/3) numaralı paragrafta yazılı şekilde karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

16/01/2023 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.