Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/6652 E. 2009/2638 K. 02.04.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6652
KARAR NO : 2009/2638
KARAR TARİHİ : 02.04.2009

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 02.10.2006 tarihinde abonmanlık sözleşmesi imzalandığını ve bu tarihten sonra müvekkilinin tüketim borcunu davalı şirkete ödemesine rağmen davalının müvekkilinin abonelik sözleşme tarihinden önceki döneme ilişkin borçları da talep ettiğini, oysaki eski döneme ilişkin borcun müvekkili ile bir ilgisinin olmadığını öne sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davada husumet ehliyeti olmadığı gibi davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, ayrıca davacının söz konusu işyerinde 2005 yılının Haziran ayından beri faaliyette bulunduğunu, fiili kullanıcı konumunda olduğunu, bu nedenle de borçtan sorumlu olduğunu öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının aboneliğinin kurulu olduğu işyeri ile ilgili olarak abonelik için 7.7.2006 tarihinde başvuruda bulunduğu, abonman sözleşmesinin ise 2.10.2006 tarihinde imzalandığı, davacının iptalini istediği, (2) faturanın bu tarihler arasındaki dönemi kapsadığı bu süre içinde de, davacı firmanın faaliyette bulunduğunun sanayi sicil belgesinden anlaşıldığı, davacının fiili kullanıcı olması nedeni ile tüketim bedelinden sorumlu olduğu gerekesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazına gelince; Mahkemece davacı borçlunun talebi üzerine dava konusu alacak üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiği ve bu suretle davalı alacaklının alacağına geç ulaşması nedeni ile İİK’nun 72/4.maddesi uyarınca davanın lehine sonuçlandığı davalı alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tazminata yönelik olarak BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.