Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/12471 E. 2009/1290 K. 19.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/12471
KARAR NO : 2009/1290
KARAR TARİHİ : 19.02.2009

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Şikayet eden vekili, müvekkilinin nafaka alacağına imtiyazlı olmasına rağmen sıra cetvelinde pay ayrılmadığını belirterek sıra cetvelinin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, şikayet edenin haciz tarihinden itibaren 2 yıl içinde satış istememesi nedeniyle haczinin düştüğü belirtilerek şikayetin reddine karar verilmiştir.
Şikayet eden vekili, kararı temyiz etmiştir.Mahkemece şikayet konusu miktarın temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı belirtilerek temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Şikayet eden vekili bu kararı da temyiz etmiştir.
İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK’nın) 363’üncü maddesinin 10’uncu bendinde sıra cetveline dair şikâyet ve itirazların temyiz olunabileceği açıkça belirtilmiştir. Sırasına karşı şikâyet yoluna başvurulan alacağın tutarının temyiz sınırını aştığı anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine ilişkin kararın bozularak kaldırılmasına karar verilerek, temyiz isteminin esasının incelenmesine geçildi.
1-İİK’nın 101,III hükmüne göre, “Nafaka ilamına istinat eden alacaklı, önce takip merasiminin icrasına lüzum olmaksızın her zaman aynı derecede hacze iştirak edebilir….” Bu kanun hükmü uyarınca nafaka alacaklısı takip talebinde bulunmasına, takibi kesinleştirmesine ve bunun sonucunda kendisine kesin haciz yetkisinin gelmesine gerek olmaksızın hacizli malın paraya çevrilip bedelinin icra veznesine girmesi anına kadar hacze takipsiz iştirak etme hakkına sahiptir. Somut olayda şikâyet eden nafaka alacağına dayandığından İİK’nın 101,III ve 206,IV-C hükümleri dikkate alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, takipli iştirak hükümlerinin uygulanması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

2-Şikâyet edenin haczinin 2.11.2005, hacizli malın satışının ise 14.9.2007 tarihli olması nedeniyle İİK’nın 106’ncı maddesindeki 2 yıllık satış isteme süresinin geçmediği ve bu nedenle İİK’nın 110’uncu maddesine göre haczin de düşmediği gözetilmeden, şikâyet edenin haczinin düştüğü gerekçesiyle şikayetin reddi usul ve yasaya aykırı olup, mahkemenin kabul şekline göre bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle şikâyet eden vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,19.2.2009 günü oybirliği ile karar verildi.

Aslı gibidir.