YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4960
KARAR NO : 2023/551
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2011/119 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesi ikinci ve beşinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği, şikayetçinin savcılıkta ve duruşmada alınan beyanlarında cinsel ilişkinin rızası doğrultusunda gerçekleştiğini ifade etmesi, olaydan üç yıl sonra alınan adli tıp kurumu raporunda şikayetçinin yaşadığı başka olayların da psikolojisinin bozulmasına etkili olabileceğinin belirtilmesi, şikayetçinin tanıkları arayarak sanığı suçlayıcı beyanda bulunmaları yönünde etki altına alması hususları nazara alınmadan mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğundan bahisle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile şikayetçinin sevgili oldukları, olay günü buluştuktan sonra yanlarında tanıklar … olduğu halde tanık…’nün bir arkadaşına ait bekar evine gittikleri, sanık ile şikayetçinin birlikte bir odaya geçtikleri, sanığın odada şikeyetçiyi öpmeye başladığı, şikayetçinin direndiği, bağırdığı, bu direnişlere ve bağırmalara rağmen sanığın şikayetçinin zorla elbiselerini çıkartarak önce cinsel organını şikayetçinin vajinasına sokmak suretiyle akabinde yine cinsel organını şikayetçinin anüsüne sokmak suretiyle cinsel saldırıda bulunduğu, şikayetçinin bağrışları üzerine evde bulunan tanık…’nün odaya girdiği, şikayetçiyi yarı çıplak vaziyette gördüğü, bir süre sonra sanık ile tanıklar …’nin evden ayrıldıkları, tanık…’nün şikayetçiyi teselli etmeye çalıştığı, teskin olmayan şikayetçinin elbiselerini giyerek bahse konu evden ayrıldığı, bu olay nedeni ile sinir krizi geçirdiği ve hastaneye götürüldüğü, burada başından geçen olayları anlatmadığı, aynı gün şikayetçinin evde bileklerini jiletle keserek intihara teşebbüs etmesi sonucu tekrar hastaneye kaldırılması ve tecavüze uğradığını beyan etmesi üzerine intikalin gerçekleştiği kabul edilen olayda, sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında şikayetçi ile rızası dahilinde vajinal yoldan cinsel ilişkiye girdiğini, anal yoldan cinsel ilişki yaşamadıklarını savunmuştur.
3. Şikayetçinin olaydan sonra sinir krizi geçirerek hastaneye kaldırılmasından sonra görevli polis memurlarınca intikal ettirildiği polis merkez amirliğinde alınan ilk beyanında başından geçen olaya dair bir anlatımda bulunmadığı, aynı gün evinde bileklerini jiletle keserek intihara teşebbüs etmesi sonucu tekrar hastaneye kaldırılması sonrasında alınan beyanında sanığın zorla vajinal ve anal yoldan kendisi ile cinsel ilişkiye girdiğini beyan etmiş, 21.02.2011 tarihinde sunduğu şikayetten vazgeçme dilekçesi sonrası alınan savcılık beyanında sanık ile rızası doğrultusunda birliktelik yaşadığını beyan etmiş, mahkemede de savcılık beyanıyla benzer anlatımlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
4. Tanıklar… ve …’nin soruşturma evresinde bilgi sahibi sıfatıyla alınan beyanlarında, sanık ile şikayetçinin odaya girmelerinden bir süre sonra şikayetçinin bağırmaya ve ağlamaya başladığını, sanığa itiraz ve karşı koymaya yönelik ”Yapma, burada olmaz” şeklinde sözler sarf ettiğini, bu durumun 15 dakika kadar sürdüğünü, odaya girdiklerinde şikayetçinin ağlamaklı ve yarı çıplak vaziyette gördüklerini beyan ettikleri, …’nün mahkemede alınan beyanında odadan sesler geldiğini, şikayetçinin sadece ”Burada olmaz” dediğini duyduğunu, içeri girdiğinde ikisinin neşeli olduklarını ve bir olumsuzluk görmediğini beyan ettiği, tanık …’nin ise mahkemede içeriden herhangi bir ses duymadığını, …’den bir süre sonra içeriye girdiğinde olumsuz bir durum görmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
5. Tanık F.Y kovuşturma evresinde alınan beyanında olaya dair bilgi ve görgüsünün olmadığını açıklamıştır.
6. Aksaray Devlet Hastanesinin şikayetçi yönünden alınan 18.02.2011 tarih ve bila sayılı raporunda şikayetçi yönünden “Sağ el bileğinde 2 adet birbirine paralel kesi izleri, sağ boyun bölgesinde 10 cm ekimoz, göğüs orta hatta çok sayıda tırnak izi ile uyumlu ekimoz, meme bölgelerinde ekimozlar, sağ el başparmak üzerinde sıyrıklar olduğu” belirtilmiştir.
7. Aksaray Devlet Hastanesinin 18.02.2011 tarih ve bila sayılı raporunda şikayetçi yönünden “Yapılan vajinal muayenede; saat 3 ve 7 hizalarında kanamalı yırtık tespit edildiği, yapılan fiili livata muayenesinde; saat 12 hizasında 1 cm.lik laserasyon, saat 7 hizasında yaklaşık 0.5 cm.lik laserasyon, saat 5 hizasında 0.5 cm.lik ekimotik alan mevcut olduğu, bulguların akut fiili livata ile uyumlu görünümde oldukları” tespit edilmiştir.
8. İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 15.08.2014 tarihli raporunda ”Mağdurede bulunduğu olaya ruhsal yönden mukavemetine engel olacak ve olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı veya zeka geriliği saptanmadığı, 18.02.2011 tarihinde mağduru bulunduğu olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabileceği, fiile ruhsal yönden mukavemete muktedir olduğu, beyanlarına itibar edilebileceği, yapılan muayenesi ve dava dosyasının incelenmesinde, (Depresyon) tespit edildiği, tespit edilen bu tablonun ruh sağlığını bozacak mahiyet ve derecede olduğu, bu psikiyatrik durumun iddia edildiği gibi bir cinsel saldırıya bağlı olarak gelişebileceği gibi, cinsel saldırı olmaksızın başka olay ve/veya olaylara bağlı olarak gelişen psikososyal stres ve çatışmalar sonucu da ortaya çıkabileceği, bunlar arasında Kurulumuzca ayırım yapılamadığı, Mahkemenizce cinsel saldırının gerçekleştiğinin subutu ve tespiti halinde, ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağı ” değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; şikayetçinin olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanı, bu beyanıyla uyumlu vücudunda darp cebir izleri bulunduğuna ilişkin doktor raporu, sanığın şikayetçiyle anal yoldan ilişkiye girmediğini savunmasına rağmen şikayetçinin anal muayenesinde sıyrık ve ekimoz alanlarının mevcut olduğu ve bu bulguların akut fiili livata ile uyumlu olduğunu belirten doktor raporu, cinsel ilişkinin şikayetçinin rızasına aykırı olarak yapıldığına dair tanıklar… ve …’nin soruşturma aşamasında alınan beyanlarının olayın gelişimi ile oluş şekline uygun olması ve bu beyanların şikayetçinin kolluk anlatımlarını doğrulaması, şikayetçinin sanığı suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen yargılama aşamasındaki olayla ve elde edilen delillerle uyuşmayan beyanları, cinsel saldırının gerçekleştiğinin sübutu ve tespiti halinde ruh sağlığındaki mevcut bozulmanın cinsel saldırıya bağlı geliştiğinin kabulünün uygun olacağına ilişkin Adli Tıp Kurumu raporu nedeniyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2015 tarihli ve 2011/119 Esas, 2015/54 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafii temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.