YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4053
KARAR NO : 2007/6099
KARAR TARİHİ : 28.06.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde tahliye istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde davalıların, dava konusu anataşınmazın 9 nolu bağımsız bölümünde kiracı oldukları ve burada fuhuş yaptırmak amacı ile bir çok kimsenin buraya gelmesini sağladıkları ve böylece apartman sakinlerini rahatsız ettikleri ileri sürülerek davalıların sözkonusu bağımsız bölümden tahliyelerine karar verilmesi istenmiş, mahkemece davalıların dava konusu 9 nolu bağımsız bölümü fena kullandıkları gerekçesi ile tahliyeleri yolunda hüküm kurulmuştur.
Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesine göre kat malikleri, gerek bağımsız bölümlerini gerekse eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirlerini rahatsız etmemek ve birbirinin haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Anılan yasa maddesi kat maliklerinin borçlarına ilişkin olan bu genel kuralın bağımsız bölümlerdeki kiracılara da uygulanacağını öngörmüş ve bu borçları yerine getirmeyen kat maliklerini kiracıları ile birlikte müteselsilen sorumlu tutmuştur. Aynı yasanın 33. maddesinde ise, bu yasa uyarınca borç ve yükümlülüklerini yerine getirmeyenler hakkında, diğer kat maliklerine hakimin müdahalesini isteme hakkı tanımış; hakimin, ilgilileri dinledikten ve kanıtları topladıktan sonra kat maliklerine rahatsızlık veren, haklarının çiğnenmesine yol açan durumların giderilmesi için alınması gereken önlemleri saptayıp, belirleyici kısa bir süre içinde bunların yerine getirilmesi gerektiğinin ilgilisine tefhim ve tebliğine karar vermesi hükme bağlamıştır. Özetle Kat Mülkiyeti Yasasının 18. ve 33. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde rahatsız edici durumlar nedeniyle bağımsız bölümlerin tahliyesinin öngörülmediği, bu hususun ancak 24. maddede düzenlenen yasak işler için geçerli olduğu anlaşılmaktadır. Hukuki nitelendirme ile yasa hükümlerinin uygulanmasının doğrudan hakimin işi olduğu gözetilerek mahkemece, dava konusu bağımsız bölümde rahatsızlık veren kullanımın giderilmesi için davalılara ihtarda bulunulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 28.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.