YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8464
KARAR NO : 2006/9029
KARAR TARİHİ : 13.11.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili, karşı davada maddi hataların düzeltilmesi ve tazminat istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilip incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı-karşı davalı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz edenlerden davacı vekili Av…. geldi. Davalı adına gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten ve eksiklerin tamamlanması için verilen geri çevirme kararı gereğinin yerine getirildiğinin anlaşılmasından sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Davalı vekili 05.04.2005 tarihli oturumda, davaya konu taşınmazın niteliğiyle ilgili olarak “depolama alanı değildir, … ve tarım alanıdır, tarım alanı olarak biz de kabul ediyoruz” şeklinde beyanda bulunmuş ve bu beyanını imzası ile onaylamış olduğundan, kamulaştırılan taşınmazın tarım arazisi olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle taşınmazın arsa niteliğinde kabulü ile bu niteliğe göre değerlendirme yapılan birinci bilirkişi kurulu raporuna dayalı olarak karar verilmesi,
2-Davacı idare lehine irtifak hakkı kurulan alan üzerindeki seranın bilirkişi kurulunca saptanan bedelinin, taşınmazın kamulaştırma bedeli kapsamında kaldığı dikkate alınarak kamulaştırmayı yapan idarenin 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasayla değişik 10.maddesi uyarınca açtığı kamulaştırma bedelinin tespiti davası içerisinde görülüp değerlendirilmesi, böylece sera montaj ve demontaj bedellerinin de taşınmazın kamulaştırma bedeline dahil edilmesi, buna karşılık seranın kamulaştırma tarihinde boş olduğu belirlenmiş olduğundan davalının herhangi bir ürün zararının olmadığının kabulü ve sonuçta karşı davanın reddi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
3-İrtifak hakkı kurulması için yapılan kamulaştırma işleminde kamulaştırma bedelini, taşınmazın kamulaştırmadan önceki ve sonraki değerleri arasındaki farkın oluşturacağı ve bu farkın bilirkişi kurulları tarafından -birinci kurulun arazi olarak, ikinci kurulun arsa olarak- yöntemine uygun şekilde belirlenmiş olmasına karşın mahkemece bilirkişi kurulu tarafından belirlenen bedelin tamamı yerine %50’sine hükmedilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davacı yararına takdir edilen 450,00 YTL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 13.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.