YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4788
KARAR NO : 2022/7325
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
MAHKEMESİ : SİNOP 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istekli dava sonunda, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince davalının istinaf isteminin esastan reddine ilişkin olarak verilen karar, süresi içinde davalı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 08/11/2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı … vekili Avukat …. geldi. Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacı … vekili gelmedi. Yokluğunda duruşmaya başlandı süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı, mirasbırakanı … ‘ın 20.02.1990 tarihinde 219 ada 11, 217 ada 4, 186 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarını torunu olan davalı …’a devrettiğini, birleştirilen davaya konu 594 parseli ise 07.04.1975 tarihinde dava dışı …’e, …’in anılan taşınmazı davalının babası olan dava dışı …’a, …’ın da davalı …’a temlik ettiğini, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, mirasbırakan ile birlikte yaşadığını ve ölene kadar kendisi ile ilgilenip bakımını sağladığını, temliklerin bunların karşılığında yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mirasbırakanın davalı ve davalının ailesi ile birlikte yaşadığı, davalının mirasbırakana tek başına bakmadığı, dava konusu taşınmazların bakım karşılığında devredildiği hususunun kanıtlanamadığı, mirasbırakanın diğer mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yaptığının sabit olduğu, bir kısım taşınmazın ara malik kullanılarak davalıya temlik edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. İstinaf Nedenleri
Davalı vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle, asıl davaya konu edilemeyen taşınmazlar yönünden de gerekçe yazıldığını, temliklerin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı yapılmadığını, davacının iddiasının soyut kaldığını, dava dışı …’e yapılan satışın gerçek bir satış olduğunu, ata toprağı olduğu için babası … tarafından taşınmazın bedeli ödenerek …’ten satın alındığını, temlik tarihinde değerler arasında fark olup olmadığının incelenmediğini, davacının miras hakkından kardeşi … ile anlaşarak vazgeçtiğini, karşılığında ödenen para ile Küçükçekmece’de bulunan evini yıkarak yeniden bina inşa ettiğini, bu nedenle eldeki davayı kardeşi … sağ iken açamadığını ve onun ölmesini beklediğini, yurt dışında kaynak işçisi olarak çalıştığını ve ekonomik durumunun iyi olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
1.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen birleştirilen davaya ilişkin karara karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Temyiz Nedenleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; birleştirilen davaya konu 196 ada 2 (eski 594) parsele ilişkin istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe
3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.
3.2. İlgili Hukuk
Yargıtay içtihatlarında ve 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere; görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. ve Tapu Kanunu’nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
Bu tür uyuşmazlıkların sağlıklı, adil ve doğru bir çözüme ulaştırılabilmesi, davalıya yapılan temlikin gerçek yönünün diğer bir söyleyişle mirasbırakanın asıl irade ve amacının duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılmasına bağlıdır. Bir iç sorun olan ve gizlenen gerçek irade ve amacın tespiti ve aydınlığa kavuşturulması genellikle zor olduğundan bu yöndeki delillerin eksiksiz toplanılması yanında birlikte ve doğru şekilde değerlendirilmesi de büyük önem taşımaktadır. Bunun için de ülke ve yörenin gelenek ve görenekleri, toplumsal eğilimleri, olayların olağan akışı, mirasbırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunup bulunmadığı, davalı yanın alış gücünün olup olmadığı, satış bedeli ile sözleşme tarihindeki gerçek değer arasındaki fark, taraflar ile mirasbırakan arasındaki kişisel ilişki gibi olgulardan yararlanılmasında zorunluluk vardır.
3.3. Değerlendirme
Dosya içeriğine, toplanan delillere, Bölge Adliye Mahkemesince dayanılan yasal ve hukuksal gerekçeye göre ve özellikle mirasbırakanın terekesinde 3 parça paydaşı olduğu taşınmaz kaldığı, asıl davaya konu taşınmazlar ile dava dışı taşınmazlarını da davalıya temlik ettiği, birleştirilen davaya konu (eski 594) yeni 196 ada 2 parsel sayılı taşınmazı dava dışı …’e satmasını gerektirir bir ihtiyacı bulunmadığı, temlikteki asıl irade ve amacının, tek erkek evladı …’tan olma tek erkek torunu olan davalı lehine diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
VI. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesinin birleştirilen davaya ilişkin kararının 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı 9.416,34 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 08.11.2022 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.