Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/13787 E. 2022/16206 K. 19.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/13787
KARAR NO : 2022/16206
KARAR TARİHİ : 19.12.2022

Bölge Adliye
Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
No :

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ve feri müdahil kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15/07/1997 – 08/08/2012 tarihleri arasında aralıksız olarak davalıya ait işyerinde müzisyen olarak çalıştığını, ancak işe girişinin 05/04/2007 tarihinde kuruma verildiğini beyanla Kurum’a bildirilmeyen davalı yanında geçen 15/07/1997 – 04/04/2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II- CEVAP
Davalı ve feri müdahil vekilleri davanın reddini talep etmişlerdir.
III- MAHKEME KARARI
A- İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
“Davanın kabulü ile davacının davalı iş yerinde 15/07/1997-04/04/2007 tarihleri arasında tam gün esasına göre ve asgari ücret ile kesintisiz çalıştığının tespitine” karar verilmiştir.

B- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
“Davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davalı vekili, davalı ile husumetli olan ve beyanları çelişkili tanık beyanlarıyla karar verildiği, davanın ispatlanamadığı, davalının kazancının yüksek olduğu dönemde bildirim yapmayıp daha düşük olduğu dönemde bildirim yapmasının mantıksız olduğu, tüm çalışanların bildirimlerinin tam olarak yapılmakta olup davalının bu tür dava ile ilk defa karşılaştığı, feri müdahil kurum vekili, çelişkili tanık beyanları ile eksik araştırma ve incelemeyle karar verildiği gerekçeleriyle kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
IV- İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME
Dava, 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9. maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re’sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
Tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren, işçi ve işyeriyle ilişkileri düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça bordrolu, komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar da dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
Mahkemece toplanan deliller hüküm kurmaya elverişli olmayıp eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmiştir.
İşçinin açmış olduğu işçilik alacakları davaları her ne kadar hizmet tespiti davasında bağlayıcı değil ise de güçlü delil olarak kabul edilmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Davacının davalıya karşı açtığı aynı süreye ilişkin işçilik alacakları davasında verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay 22. Hukuk Dairesi 20.02.2018 günlü 2015/20899 E. – 2018/4023 K. sayılı ilamıyla “davalı işyerinde müzisyen olan davacının bahşiş karşılığında çalıştığı sabittir. Kaldı ki, davacı her ne kadar hesabına yatırılmış olunan ücretlerin tekrar davalı işveren tarafından çekildiğini iddia etmiş ise de bu iddiası dosya kapsamında kanıtlanmadığından talebin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulü isabetsizdir” gerekçesiyle verilen kararı bozmuştur.

Mahkemece bu dosyada toplanan deliller, işçilik alacakları davası ve bu davadaki Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin ilamı da dikkate alınarak, hizmet tespiti yönünden tereddütsüz bir şekilde belirleme yapılmalı, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
O halde, davalı ve feri müdahil vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesince verilen istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen karar bozulmalıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.