YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4456
KARAR NO : 2007/4719
KARAR TARİHİ : 24.05.2007
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, anayapının ortak yan duvarına kapı açıp ortak bahçeye masa, şemsiye koyarak yapılan elatmanın önlenmesi, projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi, bahçedeki masa ve şemsiyelerin kaldırılması istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı kat maliki … vekili dava dilekçesinde, (10 nolu) bağımsız bölümün malikleri olan davalıların bağımsız bölümlerinin sokağa açılan penceresinin yerine kapı açtıklarını, bu bağımsız bölümün kiracısı davalı şirketin pastacılık işini yapması nedeniyle burada çıkan pis kokulardan ve pasta arabalarının yol açtığı gürültüden, diğer bağımsız bölümlerde oturanların rahatsız olduklarını, ayrıca dükkan nitelikli bu bağımsız bölümün önüne masalar konulup 4 adet büyük boy şemsiye monte edilerek ortak yer olan bahçeye müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek davalıların onaylı projeye aykırı alanlara yaptıkları müdahalenin önlenmesine, bu yerlerin projeye uygun duruma getirilmesine, ortak alan niteliğindeki bahçedeki masaların ve şemsiyelerin kaldırılarak haksız müdahalelerin önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden, özellikle anataşınmaza ilişkin tapu kayıtları ve onaylı mimari proje ile bilirkişi raporu içeriğinden 26 parsel sayılı anataşınmazda kat mülkiyetinin kurulmuş olduğu, davacının 12 nolu, davalıların 10 nolu bağımsız bölümün maliki bulundukları davalı …Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ise davalıların bağımsız bölümünde kiracı olduğu, davalıların bağımsız bölümünün eklentisi olan bodrum kattaki deponun sokağa bakan duvarında projeye göre 2,75 mt. eninde 1,60 mt. yüksekliğinde pencere doğraması gösterilmiş iken buraya zeminden 0,40 mt. yükseklikte 1 mt. genişlikte, 1,65 mt. boyunda kapı yapıldığı anlaşılmaktadır. Saptanan bu duruma göre anataşınmazın onaylı mimari projesine aykırı olarak açılan kapının, projesine uygun (eski) hale getirilmesine karar verilmesi gerekirken, bu konudaki istemin reddine hükmedilmesi doğru görülmemiştr.
Ayrıca davalıların dükkan nitelikli 10 nolu bağımsız bölümünün önüne konulan masaların ve monte edilen şemsiyelerin kaldırılması ile haksız müdahalelerinin önlenmesi yönünden yapılan incelemede ise bilirkişi raporuna göre sözü edilen müdahalenin yapıldığı yerin onaylı projede dükkana ait teras olarak gösterilen alan içinde kaldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı tarafın bağımsız bölümünün eklentisi niteliğindeki terası, diğer kat maliklerinin rızası aranmaksızın kullanmasında yasal bir sakınca yoktur. Ancak Kat Mülkiyeti Yasasının 18. maddesi hükmü uyarınca kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek ve haklarını çiğnememekle karşılıklı olarak yükümlüdürler. Somut olayda davacı kat maliki davalıların kiraya verdikleri ve davalı şirketin kiracı olarak bu bağımsız bölümü pastacılık işinde kullandığı bu dükkanın eklentisi terasa konulmuş bulunan ve dava konusu edilen masalar ile monte edilen şemsiyelerin rahatsızlık verdiği ileri sürüldüğüne göre mahkemece bilirkişi aracılığıyla yerinde yapılacak olan incelemede bu masaların ve şemsiyelerin davacı kat malikini, bu bağlamda anataşınmazdaki diğer bağımsız bölümlerde oturanları rahatsız edip etmediği, onların kendi bağımsız bölümlerini kullanmaları açısından engel oluşturup haklarını ihlâl edip etmediği hususları açıkça saptanıp oluşacak sonuç doğrultusunda hüküm kurulması gerekirken, belirtilen konularda gerekli araştırma ve yeterli inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmiş olması da doğru değildir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.