Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2022/15971 E. 2023/2072 K. 13.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15971
KARAR NO : 2023/2072
KARAR TARİHİ : 13.03.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma
HÜKÜM : Değişen suç vasfına göre kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/193 Esas, 2015/624 Karar sayılı
kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2015 tarihli ve 2015/193 Esas, 2015/624 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 03.03.2020 tarihli 2019/4644 Esas, 2020/1558 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında ele geçen maddenin miktarı, sanığın savunması, yer ve ele geçiriliş biçimi dikkate alınarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirme görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
C. Sakarya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2020 tarihli ve 2020/334 Esas, 2021/350 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek dosya üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli, 2020/334 Esas, 2021/350 Karar sayılı dosya ile sanığın eyleminin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturmayacağı belirtilerek sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası, hak yoksunluklarına ve mükerrerliğe karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri özetle; lehe olan kanun maddelerin uygulanmasına ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; arama kararının olmadığı ve yapılan aramanın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü umuma açık yerlerde yapılan uygulamalar sırasında ….. İstiklal Mahallesi ….. Sokak No: 3 adresindeki … isimli kahvehanede yapılan kontrollerde kahve içinde bulunan şahısların uyap sorgulamalarını yapıp ve kahveyi işleten sanığın daha önce “Kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde bulundurma” suçundan aramasının olduğu ayrıca sanığın kahvehanenin ocak kısmında bulunduğu esnada ocağın alt bölümünde açık vaziyette dışarıdan görünür şekilde gazete kağıdı içerisinde uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği, sanık hakkında öncelikle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, sanığın yükümlülüklerine
uymaması ile iddianame düzenlenerek yapılan yargılamada sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, kararın temyiz incelemesi sonucu uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun oluşup oluşmadığını değerlendirme göreviin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada görevsizlik kararı verilerek dosya görevli ağır ceza mahkemesine gönderildiği, Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; sanığın işyerinden uyuşturucu sattığına yönelik herhangi bir ihbar ya da istihbari bilginin olmadığı, yine sanığın iş yerinde uyuşturucu madde sattığına ilişkin herhangi bir fiziki takip, teknik takibin olmadığı, kolluk birimleri tarafından sanığın kahvehanesinin içerisinde arama yapılmasının sebebinin de aslında sanık hakkında savunmasını doğrulayacak şekilde daha önceki “Kullanmak amacıyla uyuşturucu madde bulundurmak” suçundan araması olmasından kaynaklı olduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2013 tarih 2012/10-1501 Esas, 2013/52 Karar sayılı kararında özellikle vurgulandığı üzere; faillin uyuşturucu maddeyi hangi amaçla bulundurduğu tespitine ilişkin kıstasların belirlendiği, bu kıstaslarla sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kanaati ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde;
Sanığın bulunduğu iş yeri olan kahvehanenin ocak kısmının alt kısmında dışarıdan bakıldığında görünür yerlerinde olan uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan uyuşturucu maddelerin ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği anlaşıldığından, bu yöndeki temyiz itirazları yerinde görülmemiş olup tebliğnamenin de bu yöndeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, 188 inci veya 190 ıncı maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191 inci madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilmesi hükme bağlanmış, 191 inci maddenin dokuzuncu fıkrasında ise “Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümlerinin uygulanacağı…” belirtilmiştir.
Dolayısıyla sanık hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan dolayı açılan davada, yapılan kovuşturma sonucunda sanığın sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma”
suçunu oluşturduğunun anlaşılması durumunda, suç vasfındaki değişiklik nedeniyle Mahkemece 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçundan hüküm kurulma aşamasına gelindiğinde; öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti gerektiğinden; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının denetim süresi içinde işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile birlikte verilmiş ve infazda olan başka bir tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce 5560 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde karar verilen “Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri” ve “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararlarının kesinleşmesinin 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden sonra “Kamu davası açılmasının ertelenmesi” kararı verilmesini engellemeyeceği de gözetilerek;
1) Sanık hakkında daha önce, aynı nitelikteki başka bir suç nedeniyle 6545 sayılı Kanun’la değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir “kamu davasının açılmasının ertelenmesi” kararı varsa ve yargılama konusu olan suç, bu erteleme kararının ihlali niteliğinde görülüyorsa, bu suç 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince soruşturma ve kovuşturma nedeni yapılamayacağından düşme kararı verilip ilgili Cumhuriyet savcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi,
2) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrasına göre verilen “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” yoksa 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince “Hükmün açıklanmasının geri bıkarılması kararı” verilmesi,
3) Sanık hakkında daha önce kullanmak için uyuşturucu madde satın alınması, bulundurulması ya da kullanılması suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” veya 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin sekizinci
fıkrası gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı” verilmiş ve bu kararların ihlali nedeniyle açılan davalardan mahkûmiyet kararı verilmiş ise bu suç doğrudan soruşturulması ve kovuşturulması gereken suç olacağından yargılamaya devam olunarak 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi çerçevesinde bir hüküm kurulması, gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.06.2021 tarihli, 2020/334 Esas, 2021/350 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.