YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4081
KARAR NO : 2023/647
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosuna İtiraz (3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan)
Taraflar arasındaki davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı … tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. … ili … ilçesi … Mahallesi çalışma alanında 2018 yılında yapılan 3303 sayılı Kanun’un Ek-1. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sırasında, temyize konu 406 ada 1 sayılı 346,02 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine, ”3303 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemeyeceği ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunulamayacağı, kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin Kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap ve sınırlı ayni hak tesis edilemeyeceği” şerhi yazılarak, kullanıcısız olarak, hali arazi vasfıyla davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı … dava dilekçesiyle; … ili … ilçesi … Mahallesi 80 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kendi kullanımında bulunduğu iddiasına dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına kayıt ve tesciline karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, taşınmazın tespitinin doğru olarak yapıldığını, çekişmeli taşınmazın 2.478,00 metrekarelik kısmında Diyanet İşler Başkanlığı lehine Defterdarlık makamının 23.07.2015 tarihli ve 5099 sayılı onayı ile cami olarak kullanılmak üzere tahsis işlemi yapıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının kullandığını iddia ettiği ve yolda kalan kısımlar yönünden kullanım gerçekleşmeyeceği, 229 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı olmadığı, 406 ada 1 ve 436 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise davacının kullanıcılığını ve süresini tam olarak ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı … istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı … istinaf başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 160,43 ile (E) harfi ile gösterilen 6.05 metrekarelik kısımların kadastro yolunda kaldığı tespit edilmiş ise de (A) harfi ile gösterilen kısmın kadastro yolunda olmadığını, 406 ada 1 parseldeki 14,35 ve 436 ada 1 parseldeki 15,09 metrekarelik kısımlar hakkında çok önceden beri zilyet olduğunun dinlenen tanık ve bilirkişi beyanlarından anlaşıldığını, ziraat bilirkişi raporunda 20-25 yaşlarında ağaçların olduğunun belirtilmesine rağmen bunlara itibar edilmediğini, ağaçların yaşlarının net olarak tespitini yapılması için rapor alınması gerekirken alınmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının kullandığını iddia ettiği 222.38, 160.43 ve 6.05 metrekarelik kısımların kadastro çalışmalarında yol olarak tescil harici bırakılan alanda kaldığı, 3303 sayılı Kanun’un Ek 1 inci maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında hakkında tutanak düzenlenmeyen, başka bir ifade ile Ek 1 inci madde kadastrosuna tabi tutulmayan yerlerde kullanıcı şerhi verilebilmesi için, idareye başvurularak kullanım kadastrosu yapılmasının sağlanması gerektiği, davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği 29,84 metrekarelik kısmın dava dışı Türkiye Taşkömürü Kurumuna (TTK) ait olan 299 ada 1 nolu parsel sayılı kapsamında kaldığı ve 3303 sayılı Kanun’a göre Hazine adına kayıtlı mal bulunmadığı ve bu parsele yönelik usulüne uygun olarak açılan bir dava olmadığı, davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği 15,09 metrekarelik kısmın 79 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan gelen 436 ada 1 parsel sayılı kapsamında kaldığı ve bu parsele yönelikte usulüne uygun olarak açılan bir davanın bulunmadığı, bu nedenle bu kısımlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerektiği, davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği 406 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 14,35 metrekarelik kısmının 14.11.1999 tarihi ve öncesinde davacı tarafından kullanıldığı, taşınmazın bu kısmı üzerinde 20 – 25 yıllık fındık, elma ve incir ağaçlarının bulunduğu, taşınmazın 20 – 25 yılı aşkın süredir bahçe vasfında kullanılan bir taşınmaz olduğu, bu nedenle bu kısımlar hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davacı …’in istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esasıyla ilgili olarak; davacının davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, 406 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişilerinin raporunda (C) harfi ile gösterilen 14,35 metrekarelik kısma ilişkin tapu kaydının iptali ile bu ada da son parsel numarası verilmek suretiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, a) “3303 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesi gereğince idarenin ve ruhsat sahiplerinin maden arama ve işletme faaliyetlerine müdahale edilemez ve bundan doğacak zararlarda mülkiyet hakkına dayanılarak bir hak ve tazminat iddiasında bulunamaz.” b) “Kamu yararı ve ülke güvenliği açısından yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kendi ülkelerinin Kanunlarına göre kurulan tüzel kişiliğe sahip yabancı ticari şirketlerince iktisap veya sınırlı aynı hak tesis edilemez” c) “14.11.1999 tarihinden evvel olmak üzere Vacit kızı (TC No;30401253064) EMİNE YÖNDEN’in kullanımındadır.” şerhlerinin konulmasına, 406 ada 1 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda geriye kalan kısma ilişkin talebin reddine, davacının kullandığını iddia ettiği fen bilirkişi raporunda (A) Harfi ile gösterdiği 160,43 metrekarelik kısım ile (E) harfi ile gösterilen 6,05 metrekarelik kısım yönünden davanın reddine, fen bilirkişi raporunda 299 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kalan (B) harfi ile gösterilen 29,84 metrekarelik kısım ile 436 ada 1 parsel sayılı taşınmazda (D) harfi ile gösterilen 15,09 metrekarelik kısma yönelik karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazda davacı tarafın kullanımın olmadığını, zilyetlik başlangıç, süresi, şekli hususlarının belli olmadığını, davacı adına kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşulların gerçekleşmediğini, taşınmaza ilişkin davalı kuruma ödenen ecrimisil miktarı ile davacının işgal ettiği metrekare miktarları arasında farklılıkların bulunduğunu, dinlenen kişilerin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, taşınmaz kadimden beri devletin mülkiyetinde bulunan yer olduğu için zilyetlikle kazanılamayacağını ve yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Dava, 3303 sayılı Taşkömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun’un Ek-1 inci maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
2. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, temyize konu 406 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 30.01.2019 tarihli fen bilirkişi raporunda (C) harfiyle gösterilen kısmı üzerinde davacı adına kullanıcı şerhi verilmesine ilişkin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK’ nin) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddesi 3303 sayılı Kanun’un ek-1 inci maddesi,
3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararında, (C) harfiyle gösterilen kısım hakkında kabul kararı verildiği ve hüküm yerinde (C) ile gösterilen kısım hakkında kabul kararı verildiği doğru olarak yazıldığı halde, gerekçe bölümünde (B) harfiyle gösterilen kısım hakkında kabul verildiği yazılmış ise de, bu yanlışlığın maddi hatadan kaynaklandığı ve her zaman düzeltilebileceği değerlendirildiğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi