Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24810 E. 2023/9863 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24810
KARAR NO : 2023/9863
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2018 tarihli ve 2018/919 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d), (h) bentleri, 35 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/153 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a),(d),(h) bentleri, 35 inci maddesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, emanette kayıtlı bıçağın müsaderesine, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Ağır Ceza Mahkemesinin 14.11.2018 tarihli ve 2018/153 Esas, 2018/280 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/297 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 01.12.2021 tarihli ve 2019/6480 sayılı yazısıyla özetle; 5237 sayılı Kanun’un 150/2 maddesi uyarınca değer azlığı nedeniyle bozma görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daire’ye tevdii olmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde alt sınırdan ayrılma ve indirim hükümlerinin uygulanmama gerekçelerinin gösterilmediğine,
2. Sanığın suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gece saat 04.00 sıralarında sanık …’in, arkadaşı tanık O.D. ile birlikte babası şikâyetçi … ile yaşadıkları ikamete geldikleri, sanığın şikâyetçiyi uyandırarak para istediği, şikâyetçinin parası olmadığını söylemesi üzerine, sanığın ‘bana para vereceksin, vermeye mecbursun, sende para var” diyerek ısrar ettiği, şikâyetçi para veremeyeceğini söyleyince adli emanette kayıtlı bıçak ile “seni öldüreceğim” diyerek şikâyetçinin üzerine yürüdüğü ve bıçağı salladığı, bıçağın şikâyetçinin göğsüne gelmesi sebebiyle adli raporunda belirtildiği üzere etkisi basit tıbbi müdahele ile giderilebilir şekilde yaralandığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Şikâyetçinin aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Sanığın aşamalarda üzerine atılı suçu inkar ettiği görülmüştür.

4. Tanık O.D.’nin soruşturma aşamasında alınan beyanı dava dosyasında mevcuttur.

5. … … Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 24.03.2018 tarihli “mağdurun yaralanmasının; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna” ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğnamede Belirtilen Görüş Yönünden
5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/ nci maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.

Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.

Somut olay değerlendirildiğinde, sanığın ikametlerinde bulundukları sırada babası olan şikâyetçi …’i bıçakla yaralamak suretiyle para istediği, sanığın para isterken miktar belirtmediği, özgülenen kastı anlaşılamadığından, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığa verilen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılmaması hususunda bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki görüşe iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmünde Alt Sınırdan Ayrılma ve İndirim Hükümlerinin Uygulanmama Gerekçelerinin Gösterilmediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl 8 ay hapis cezası olduğu, lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu ve mahkemece uygulanmama gerekçesinin gösterildiği anlaşılmakla hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Mahkemece, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesine göre, “Suçun işleniş biçimi, (birden fazla nitelikli halin bir arada bulunması) sanıkların kasta dayalı kusurunun ağırlığı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulduğu anlaşılmakla hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanığın Suçu İşlediğine Dair Her Türlü Şüpheden Uzak Somut Delil Bulunmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Şikâyetçinin olaya ilişkin anlatımlarının, tanık O.D.’nin beyanları ve dosyada mevcut delil niteliğindeki Olay ve olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta içeriği anlatılan 24.03.2018 tarihli adli rapor ile doğrulandığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 11.12.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/297 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.