YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/12283
KARAR NO : 2023/9727
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/43076 soruşturma numaralı ve 04.11.2010 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi, 116 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2010/751 Esas, 2013/516 Karar sayılı kararı ile, sanıklar hakkında nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3. … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli ve 2010/751 Esas, 2013/516 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10.04.2019 tarihli ve 2015/1062 Esas, 2019/6646 Karar sayılı kararı ile;
“1.Katılanın aşamalarda değişmeyen anlatımları, tanık …’ın, … ve temyiz dışı sanık …’ün katılana küfür ederek hakaret ettikleri ve tehdit ettiklerini, …’ın bahçeye girmeden duvar üzerinde oturduğunu beyan ettiği, tanık …’ın beyanında üç yada dört kişinin bahçede olduklarını, iri yarı şahsın küfür ederek tehditte bulunduğunu, iki kişi bahçedeyken iki kişinin de küfür ve tehdit eden şahsı çıkarmaya çalıştıklarını, iri yarı şahıs dışında diğer kişilerin küfür ve tehdit ettiklerini duymadığını belirtmesi, tanık …’in ifadelerinde ise dört kişinin bahçe içinde olup bağırdıkları, sanık …’ün yanına gittiği, sanığın tehdit ve hakaretlerde bulunduğunu, ismini hatırlamadığı diğer şahıslardan bir tanesinin de küfür ve tehdit ettiğini, saçsız birinin de bağırıp çağırarak tehdit ettiği şeklinde anlatımı ve sanık … ile aynı şirkette çalışan … ve … …’ın beyanları karşısında, tanık anlatımları arasındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, giderilemediği takdirde yöntemince tartışılıp irdelenerek hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı da açıklanıp sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
2.Bozma doğrultusunda işlem yapılması sonucunda fiilin sabit olduğu kanaatine varılması halinde; sanık …’ın, katılanın eşi Yavuz tarafından darp edilmesi üzerine, olayların meydana geldiğinin anlaşılması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişimi üzerinde durularak, TCK’nın 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükmünün uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, gerekliliği,
3-Avukatlık Ücret tarifesinin 13/5 bendine göre, beraat eden sanıklar hakkında taktir edilen vekalet ücretinin Hazine yerine katılan aleyhine hükmedilmesi,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/358 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz İsteği
1. Lekelenmeme hakkı gereği sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın eşi ile sanık … arasında 22.10.2010 günü saat 11.00 sıralarında tartışma ve kavga yaşandığı, bu olaydan kaynaklanan husumet nedeniyle sanık …’ın diğer iki sanığı da yanına alarak katılanın evinin bahçesine girerek evin kapısını çaldıkları, katılanın kapıyı açarak ne için geldiklerini sorduğunda dava dışı diğer sanık …’ün katılana hitaben “Kocan nerede, onun anasını si..ceğim, bu evi yakacağım, hepinizi öldüreceğim, senin de a..na koyacağım,” şeklinde hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediği, diğer iki sanığın da bu sanık ile birlikte olay yerine gelip tavır ve eylemleri ile suçun işlenmesine katıldıkları iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Tanıklar Y.A., B. A., Y. E. ve M. P.’nin beyanları, dava dosyasında mevcuttur.
IV. GEREKÇE
1.Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalarda değişmeyen ısrarlı anlatımları, sanık … ile katılanın eşi … arasında … 35. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/3234 Esas ve 2013/563 Karar sayılı dosyasına yansıyan kavga olayı, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit olduğundan, sanıklar müdafiinin sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıklara yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 116 ncı maddesinin birinci fıkrasına uyan nitelikli tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin dava dışı diğer sanık … hakkındaki 03.12.2013 tarihli ilk mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten karar tarihi olan 03.03.2022 tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçmiş bulunduğu anlaşılmakla, usul ve kanuna uygun olan hükümlerde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle … 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli ve 2019/358 Esas, 2022/181 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.