YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4523
KARAR NO : 2023/352
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2015 tarihli ve 2014/178 Esas, 2015/10 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 102 nci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (c) bendi, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.01.2018 tarih, 14-2015/114929 sayılı Tebliğnamesi ile onama görüşlü olarak Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Hakkında verilen cezanın yersiz ve fazla olduğuna, para cezasına çevrilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmadığına, müştekinin şikayetçi olmamasına rağmen ceza verildiğine, cezanın kaldırılmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın müşteki Durduya’nın ölen eşinin kardeşi, aynı zamanda vasisi olduğu, olay günü müştekinin evinin dış kısmında bulunan tuvaletin önünde karşılaştıkları, sanığın müştekiyi öptüğü ve müştekinin göğüslerini ellediği, sanığın hazırlık aşamasında ve mahkememizde alınan ifadesinde özetle üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini beyan ettiği, sanık ve müşteki arasında 2. derecede kayın hısımlığı bulunduğu ve müştekinin Yozgat Adlî Tıp Şube Müdürlüğünden alınan raporda “Adı geçende hafif derecede mental retardasyon bulunduğu, bu hastalık nedeniyle ruh sağlığı bakımından cinsel saldırı suçuna karşı kendini savunabilecek durumda olmadığı”nın tespit edildiği ve sanığın ikrarı dikkate alındığında üzerine atılı suçu işlediği vicdanî kanısına varılarak karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; mağdurenin 2002 yılında sanığın kardeşi ile evlenmesi sebebiyle cinsel özgürlüğünü kullanma yetisine sahip olduğu, müştekinin rızasının geçerli olup olmadığına ilişkin alınan Yozgat Devlet Hastanesinin 19.10.2012 tarih ve 3447 numaralı ve Yozgat Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 10.12.2013 tarihli raporlarının yeterli olmadığı ancak müştekinin hükümden sonra 09.07.2018 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle mağdure hakkında teyiden rapor alınmasının mümkün olmadığı, eylemin cebir, tehdit ve hile ile gerçekleştiğine ilişkin bir iddianın da olmadığı ayrıca eylemin basit halinin şikayete tabi olduğu ve müştekinin de şikayetçi olmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
2. İlk derece mahkemesince gerekçeli karar başlığında hatalı şekilde gösterilen suç tarihinin 31.11.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.01.2015 tarihli ve 2014/178 Esas, 2015/10 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sayın Başkan vekili …’in muhalefeti ve oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif)
KARŞI OY
Sanık … hakkında mağdure …’a karşı Basit Cinsel Saldırı suçundan mahkumiyetine dair verilen kararın onanması görüşünde olduğumdan sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.
Şöyle ki;
Sanık …’ın, mağdure …’ın ölen eşinin kardeşi olup, beyanlara göre mağdurenin de vasisidir. Suç tarihinde, mağdurenin evinin bahçesindeki tuvalette bulunduğu sırada, sanığın mağdureyi öptüğü, mağdurenin göğüslerini ellediği, sanığın atılı suçlamayı aşamalardaki beyanlarında kabul ettiği, olayın oluşumu konusunda ilk derece, tebliğname, dairenin çoğunluk görüşü ve tarafımızca arada bir fark yoktur.
Mağdurenin dosya içindeki 10.12.2013 tarihli Yozgat Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim edilen raporuna göre; “Adı geçende hafif derecede mental retardasyon bulunduğu, bu hastalık nedeniyle ruh sağlığı bakımından cinsel saldırı suçuna karşı kendini savunabilecek durumda olmadığı, kişide bulunan hafif derecede mental retardasyon hastalığı göz önüne alındığında cinsel saldırı suçu yönünden sağlıklı rıza beyanında bulunamayacağı, temyiz kudretinin önemli derecede azalmış olduğu, ifadelerine kısmen itibar edilebileceği mevcut rahatsızlığının hekim olmayanlarca da anlaşılabileceği” konularında rapor tanzim edilmiştir.
Yine mağdure hakkında Yozgat Devlet Hastanesi tarafından 19.10.2012 tarihinde tanzim edilen rapora göre de “hafif derecede mental retardasyon bulunduğu” belirtilmiştir.
Sanık aşamalardaki savunmalarında; mağdure yengesinin özürlü ve akıl hastası olduğunu bildiğini, mağdurenin vasisi olduğunu, olayın kendisi tarafından gerçekleştirildiğini ikrar ederek savunmada bulunmuştur.
Mağdurenin kızı … …’ın, mağdure beyanına göre olayı gördüğü, ancak öldüğü için beyanı alınamamıştır.
Mağdurenin de hükümden sonra 09.07.2018 tarihinde öldüğü dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mağdurenin aşamalarda alınan beyanlarında rızası olduğuna ilişkin bir beyanı yoktur.
Dosya kapsamı, mağdureye ait adli raporlar, sanık savunması, mağdure beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; sanık, ölen abisinin eşi olan mağdureye karşı akıl hastalığını bilmesine rağmen suç tarihinde atılı eylemini gerçekleştirmiştir. Mağdurenin olayda rızası yoktur ve akıl hastasıdır. Mağdurenin evli olması onun bu eyleme rıza gösterdiği ve dosya içindeki raporlarına rağmen rızasının bulunduğuna karar verilemez, dolayısıyla şikayetçi olmadığı gerekçe gösterilerek beraatine karar verilmesi yönündeki sayın çoğunluk görüşüne, sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilen ilk derece mahkemesi kararının tebliğname gibi onanması görüşünde olduğumdan katılmıyorum. 27.01.2023