YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14575
KARAR NO : 2023/169
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2014 tarihli ve 2013/30 Esas ve 2014/44 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli, 2019/4318 Esas ve 2021/20442 Karar sayılı ilamı ile sanığın eyleminin sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçunu oluşturduğundan bahisle bozma karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine yapılan yargılamada Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/854 Esas ve 2022/407 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından, 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; kararın cinsel saldırı suçu yönünden kısmen düzeltilerek onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık; suçu işlemediğinden ve sair hususlardan bahisle kararı temyiz etmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede
1. Zile Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesi ile sanık hakkında ailesi ile aralarında husumet bulunan mağdurenin odasına pencereden girerek uyumakta olan mağdurun ağzını kapattığı, mağdurun ağzı kapalı olduğundan ve korktuğundan direnemediği, sanığın mağdurun kolundan tutarak aynı odanın penceresine doğru sürüklediği ve aşağıya indirmeye çalıştığından bahisle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 04.11.2021 tarihli, 2019/4318 Esas ve 2021/20442 Karar sayılı bozma ilamına istinaden sanık hakkında sanığın daha önceden ilgi duyması nedeniyle çeşitli hediyeler verdiği mağdurun odasına pencere camından girerek ağzını eliyle kapatıp saçını okşadığı ve göğüslerine dokunduğundan bahisle cinsel saldırı suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Zile Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde anlatılan olay ile bozma sonrası mahkeme kabulünün faklı olduğu, iddianamede anlatılan eylemin bir bütün halinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu bu nedenlerle sanığın 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 35 inci maddeleri gereğince cezalandırılması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
3. 5271 sayılı Kanun’un 225 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” düzenlemesi nazara alınarak yapılan değerlendirmede, sanık hakkında hazırlanan iddianamede konut dokunulmazlığını ihlal suçundan usulüne uygun açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden bu suçtan mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunduğundan sanığın temyiz istemi yerinde görülmüştür.
B- Tebliğname Yönünden Yapılan Değerlendirmede
(A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenlerle Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A) harfli alt başlıkta açıklanan nedenle Zile Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2022 tarihli ve 2021/854 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.