Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2023/10789 E. 2023/9349 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10789
KARAR NO : 2023/9349
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli tehdit
HÜKÜM : İlk derece mahkeme kararı kaldırılarak kurulan mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Polatlı Cumhuriyet Başsavcılığının tarihsiz ve 2011/2076 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesi, inceleme dışı cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrası, inceleme dışı konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun’un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
2. Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 08.07.2014 tarihli ve 2011/382 Esas, 2014/656 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, inceleme dışı konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun ‘un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına dair hükmün 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına, inceleme dışı cinsel taciz suçundan ise şikayet yokluğu sebebiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar 08.09.2014 tarihinde kesinleşmiştir.

3. Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/406 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararı ile sanığın deneme süresi içerisinde 24.10.2015 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendinde düzenlenen kasten yaralama suçunu işlediğine dair Polatlı 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12.01.2017 tarihli ve 2016/119 Esas 2017/14 Karar sayılı ilamı uyarınca sanık hakkında tehdit ve inceleme dışı konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin açıklanması ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ve hak yoksunluklarına, inceleme dışı konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Kanun ‘un 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve son bendi, 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Polatlı 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.03.2018 tarihli ve 2017/406 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararının, sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 17.06.2019 tarihli ve 2018/2939 Esas, 2019/1734 Karar sayılı ilâmıyla;
“…Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2018 tarih, 2017/406 Esas, 2018/339 Karar sayılı kararının (1) nolu bendindeki tehdit, (2) nolu bendindeki konut dokunulmazlığını ihlal suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin CMK’nın 280/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
1)Sanık …’ın silahla tehdit suçu sabit görüldüğünden, TCK’nın 61/1 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak asgari hadden ceza tayini sureti ile eylemine uyan TCK’nın 106/2-a maddesi uyarınca takdiren 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
TCK’nın 62/2 maddesi uyarınca sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK’nın 62/1 madde uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 8 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli iptal kararı dikkate alınarak sanık hakkında TCK’nın 53/1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin UYGULANMASINA,
CMK’nın 283/1 maddesi uyarınca kazanılmış hak kuralı dikkate alınarak sanığın sonuç olarak 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2)Sanık … hakkında konut dokunulmazlığını ihlal suçundan açılan kamu davasının şikayet yokluğu nedeniyle TCK’nın 73/4 ve CMK’nın 223/8 maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE,
3-CMK’nın 324 ve 325. maddeleri gereğince istinaf aşaması için çağrı kağıdı gideri (42,00) TL, posta gideri (18,31) TL ki toplam (60,31) TL yargılama giderinin sanıktan alınarak devlet hazinesine ödenmesine,” karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri Özetle;
1. Suça konu silahın konut dokunulmazlığının ihlali suçunun icrasını kolaylaştırdığına dair delil bulunmadığından bahisle 5237 sayılı Kanun’un 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmamış olmasına karşın tehdit suçunun silah ile işlendiğine dair kabulün çelişki olduğuna,
2. Kararın kanunlara, toplanan delillere, kendi gerekçesine aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince, sanığın daha önceden tanıdığı mağdura sık sık arkadaşlık teklif ettiği ve evlenmek istediğini beyan ettiği, mağdurun yanına gelerek konuşmak istediğini söyleyerek, “seni seviyorum, çok hoşuma gidiyorsun” diyerek tacizde bulunduğu, birkaç gün sonra da mağdurun kararını sorduğu, “sen istemiyorsan seni öldürürüm” dediği, akabinde mağdurun korkarak evine doğru gittiği ancak sanığın mağduru eve kadar takip ettiği, mağdur eve girince sanığın da duvardan atlayarak bahçe içinde bulunan tandırlığa elinde bıçak ile girdiği, sonra mağdurun babasının geleceğini anlayınca kaçarak uzaklaştığı, sanığın elinde bıçak ile avludan atlayarak tandırlığa girdiği belirtilmek suretiyle silah ile tehdit suçundan dava açılmış ise de suç vasfının tehdit olduğun kabulü ile sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Sanığın hayatın olağan akışına aykırı ve suçtan kurtulmaya yönelik kaçamaklı inkar savunmasında bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Mağdurun olayın sıcağı sıcağına suç tarihi ile aynı gün vermiş olduğu kolluk beyanında özetle sanığın bir hafta öncesinde kendisine hitaben “seni kaçırırım, seni öldürürüm” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini olay günü ise çorabından çıkardığı bıçağı kendisine göstermek suretiyle eve kadar kendisini takip ettiğini, bıçak ile evinin bahçesine girdiğini beyan etmiştir

4. Dosyada mevcut kolluk görevlilerince düzenlenen yakalama tutanağı içeriğine göre olay günü ihbar sonucu olay yerine gelen kolluk görevlilerinin mağdur beyanı ile örtüşür şekilde mağdurun konutunun arka tarafında sanığı gördükleri ve kovalamaca sonucu yakaladıkları, suçta kullanıldığı anlaşılan bıçağın ise ele geçirilemediği anlaşılmıştır.

5. Mağdurun annesi tanık R.T. mağdurun olayın sıcağı sıcağına vermiş olduğu beyanı ile örtüşür tutarlı beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

6. Mahallinde keşif yapıldığı ve suçun işlendiği konutun etrafının çevrili olduğuna dair bilirkişi raporu, fotoğraf ve krokilerin dosya içerisine alındığı anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, iddia, sanık ve mağdur beyanları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, suç vasfının silahla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğu kabulü ile sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suçun Sanık Tarafından İşlendiği Kabulüne İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun, tanık R.T. ve dosyada mevcut yakalama tutanağı, keşif, bilirkişi raporları ile örtüşen beyanları ile sanığın hayatın olağan akışına uygun düşmeyen suçtan kurtulmaya yönelik savunması gözetildiğinde, suçun sanık tarafından işlendiğine dair kabul içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Silah Yönünden Suç Vasfının Hatalı Belirlendiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan kolluk beyanı ile sonraki aşama beyanları ve özellikle tanık R.T.’nin sanığın elinde bıçak gördüğüne dair örtüşen anlatımı karşısında sanığın mağdura bıçak göstermek suretiyle tehdit ettiği, 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca silahın fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyleri dahi kapsadığı gözetildiğinde bahsedilen bıçağın ele geçirilmemiş olmasının da sonuca etkili olmayacağı ve ayrıca temyiz istemine konu edilen inceleme dışı konut dokunulmazlığının ihlali suçu bakımından eylemin silah ile işlenmediğine dair yapılan kabulün her iki suç unsurlarının birbirlerinden farklı olması, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun inceleme dışı olması gibi hususlar dikkate alındığında bu yönüyle de hükümde hukuka aykırılık sonucu doğurabilecek bir çelişki görülememiş olduğunun anlaşılması karşısında suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak kabulüne ilişkin hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Zincirleme Suç Hükümleri Yönünden
Mağdurun suç tarihinde sıcağı sıcağına vermiş olduğu kolluk beyanında sanığın bir hafta öncesinde kendisine hitaben “seni kaçırırım, seni öldürürüm” şeklinde tehdit içerikli sözler söylediğini, olay günü ise çorabından çıkardığı bıçağı kendisine göstermek suretiyle eve kadar kendisini takip ettiğini, bıçak ile evinin bahçesine girdiğini beyan etmiş olması karşısında sanığın mağdura yönelik “seni kaçıracağım, seni öldüreceğim” şeklinde tehdit eyleminden bir hafta sonra bu kez mağdura bıçak göstermiş olduğu dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik ceza tayin edilmiş olması bu hususta aleyhe bir temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi’nin 17.06.2019 tarihli ve 2018/2939 Esas, 2019/1734 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe Bölümü C bendinde belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Polatlı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.