YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9313
KARAR NO : 2023/884
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dairemizce verilen bozma kararı üzerine mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 08.12.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının uyuşturucu madde ticareti yapma suçlamasıyla 11.11.2014 tarihinde gözaltına alındığını, 12.11.2014 tarihinde tutuklandığını, 04.02.2015 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama neticesinde hakkında beraat kararı verildiğini, davacının tutuklanmadan önce aylık 1.100,00 TL maaşla çalışıyor olması nedeniyle 3.300,00 TL maddi zararı bulunduğunu, ayrıca üzerine atılı suçun niteliği nedeniyle manevi sıkıntılar yaşadığını, tüm bu nedenlerle 3.300,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 31.12.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın haksız ve yersiz olması nedeniyle reddini talep ettiklerini, davanın süresinde açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinde sayılan hallerin tespit edilmesi halinde davacının tazminat talep edemeyeceğini, dava dilekçesinin kanuna uygun olmadığını, davacının zararını ispatlar belge sunmadığını, davacı lehine makul bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tutuklanmadan önce çalıştığına dair belge ibraz edemeyen davacının maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini beyan etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/222 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.560,64 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.
4. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2015/222 Esas, 2016/116 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/766 Esas, 2022/3355 Karar sayılı kararı ile hükmedilen maddi tazminat miktarının fazla ve manevi tazminat miktarının eksik olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
5.Bozma kararı üzerine … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2.560,64 TL maddi, 16.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 02.11.2022 tarihli tebliğnamesi ile hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğundan bahisle temyiz isteminin kabulüyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz isteği; eksik araştırma ile karar verildiğine, davacının zararını kanıtlayamaması nedeniyle tazminata hükmedilemeyeceğine, hükmedilen tazminat miktarlarının fahiş olduğuna ve davanın reddedilen kısmı bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Yerel mahkemece, davacının 12.11.2014 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçu nedeniyle tutuklanmasına karar verildiği, bu suçtan dolayı yargılamasının … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/325 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, davacının kovuşturma devam ederken 04.02.2015 tarihinde tahliye edildiği, yargılama sonunda … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarih 2014/325 Esas, 2015/123 Karar sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 25.06.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının 09.12.2015 tarihinde … bu davayı süresinde açtığı, davacının maddi kayıplarının tespiti için bilirkişi raporu aldırıldığı, davacının tutuklu kaldığı süreye ilişkin olarak talep edilen ve hükmedilen tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağı, davacının yargılandığı aşamada tutuklu kaldığı süre de nazara alınarak hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği ve bu genel ilkeler uyarınca da davacının tutuklu kaldığı süreye yönelik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düştüğünün kabulü ile, bozma ilamı doğrultusunda 2.535,81 TL maddi ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar göz önüne alınarak 16.000,00 TL manevi tazminatın tutuklanma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/325 Esas-2015/123 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan 11.11.2014 – 04.02.2015 tarihleri arasında 85 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.06.2015 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
2. Mahkemece hüküm kurmaya yeterli araştırmanın yapıldığı ve asgari ücreti aşan bir geliri olduğunu belgeleyemeyen davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususlara ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
3.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2 Esas, 63 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmolunabileceğinden, davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmamıştır.
4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (4) numaralı paragrafında açıklanan nedenle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.09.2022 tarihli ve 2022/162 Esas, 2022/216 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.