Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2018/9064 E. 2023/1907 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/9064
KARAR NO : 2023/1907
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : Beraat (sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan), mahkumiyet (diğer sanıklar hakkında zimmet suçundan)

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanık … müdafin 28/03/2016 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü 30/06/2016 havale tarihli dilekçesiyle CMUK’un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra temyiz etmiş olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de nazara alınarak CMUK’un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık … müdafin ve sanık …’ın mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık … tarafından İcra müdürlüğünden çekilerek sanık …’a teslim edilen 25.250,00 TL’den yaptığı harcamalar düşüldüğünde bakiye 4.756,96 TL’yi mal edindiği kabul edilerek sanık … hakkında basit zimmet suçundan mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesinde “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir” şeklinde yer alan düzenleme karşısında, hükmün konusunun iddianamede gösterilen eylemden ibaret olduğu, açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılması, davaya konu edilmeyen bir eylemden dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu, bu itibarla sanık …’ın yukarıda zikredilen miktarı mal edindiği isnadı ile açılmış bir dava bulunmamasına rağmen iddianın dışına çıkılarak hüküm kurulmak suretiyle CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Sanık …’ın İcra müdürlüklerinden çekilerek kendisine teslim edilen paraları diğer sanık …’a verdiğini savunması karşısında, maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi açısından, birliğin parasal işlerini fiilen kimin yürüttüğünün araştırılmasından ve suç tarihlerini kapsayan birliğe ait tüm gelir ve harcamalara ilişkin belge ve defterlerin asıllarının getirtilmesinden sonra, dava dosyasının kül halinde daha önceden bu dosyada bilirkişilik yapmamış Sayıştay emekli uzman denetçilerinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edilerek, tüm savunmalar ile savunma ekinde sunulan yazılı belgeler de ayrı ayrı değerlendirilecek şekilde; harcama belgelerinde kimlerin imzasının bulunduğu, sanıkların zimmetlerinde birlik parası bulunup bulunmadığı, varsa hangi sanık üzerinde ne miktarda birlik parası bulunduğu ve ne şekilde mal edinildiği hususlarında rapor alınması sonrasında, sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklardan …’ın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 4.756,96 TL ile sanık …’ın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 806 TL’nin suç tarihine nazaran günün ekonomik koşulları ve Dairemiz uygulamalarına göre değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanıklar hakkında TCK’nın 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Yüklenen suçu TCK’nın 53/1-a madde-fıkra-bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanıklar hakkında aynı Kanun’un 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, bu bentteki hak ve yetkilerin tümünü kullanmaktan yasaklanmalarına karar verilmesi yerine, sanık …’ın birlik yöneticisi, sanık …’ın ise birlik tahsildarı olmaktan yasaklanmasına karar verilerek sınırlı uygulama yapılması,
Kanuna aykırı, sanık … müdafin ve sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 01/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.