Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2022/2585 E. 2023/1914 K. 01.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2585
KARAR NO : 2023/1914
KARAR TARİHİ : 01.03.2023

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Zincirleme şekilde nitelikli zimmet
HÜKÜM : (mülga) 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda düzenlenen zimmet suçundan mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Van Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.08.2000 tarihli, 2000/3182 Soruşturma, 2000/1172 Esas, 2000/144 numaralı ve 28.09.2000 tarihli, 2000/4060 Soruşturma, 2000/1393 Esas, 2000/180 numaralı İddianameleri ile sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin ikinci fıkrası, 80 inci maddesi, 202 nci maddesinin son fıkrası ve 219 uncu maddesi uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 31 ve 33 üncü maddeleri gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davaları açılmıştır.
2.Sanık hakkında 02.08.2000 tarihli iddianame ile açılan kamu davası Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2000 tarihli ve 2000/258 Esas, 2000/377 sayılı birleştirme Kararı ile Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/8 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiş ve her iki iddianameye konu isnatların yargılamaları birlikte yürütülmüştür.
3.Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2006 tarihli ve 2000/8 Esas, 2006/244 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde basit zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Bahse konu kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2011 tarihli ve 2007/5334 Esas, 2011/23710 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilmiş, verilen mahkumiyet hükmü eksik araştırmayla hüküm kurulması, 4603 sayılı Yasa’nın 1 inci maddesinin 2 nci ve 5 inci bentleri gözetilerek 765 sayılı Kanun, 4389 sayılı Bankalar Kanunu (4389 sayılı Kanun) ile 5411 sayılı Bankacılık Kanunu (5411 sayılı Kanun) arasında lehe yasa değerlendirmesi yapılması ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedenleriyle bozulmuştur.
5.Bozma sonrası Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2013 tarihli ve 2012/44 Esas, 2013/272 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6.Bu kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 18.04.2019 tarihli ve 2015/9347 Esas, 2019/4495 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilmiş, 4389, 5411 ve 765 sayılı Kanunların somut olaya ayrı ayrı uygulanarak hükümler kurulup bunlardan lehe olanının sanık hakkında uygulanması gerekirken bozma ilamına uyulmasına karar verildikten sonra dönülemez nitelikte olan bu kararın gereği tam olarak yerine getirilmeden uygulanma olanağı bulunmayan 5237 sayılı Kanun hükümlerince sanığın cezalandırılmasına karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
7.İkinci bozma sonrası Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.01.2020 tarihli ve 2019/410 Esas, 2020/40 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan, 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü ve 62 nci maddeleri ile 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
8.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.02.2021 tarihli ve 2020/4835 Esas, 2021/630 sayılı Kararı ile sair temyiz itirazları reddedilmiş, sanık hakkında en lehe olan 4389 sayılı Kanun’a göre temel cezanın belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ancak zincirleme suç nedeniyle yapılan artırım ile takdiri indirimde 765 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerekirken uygulama imkanı bulunmayan 5237 sayılı Kanun’un tatbik edilmesi ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakka konu hapis cezasının bu süre üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi nedenleriyle bozulmuştur.
9.Üçüncü bozma sonrası temyize konu 30.11.2021 tarihli ve 2021/119 Esas, 2021/296 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme şekilde nitelikli zimmet suçundan, 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 765 sayılı Kanun’un 80 inci ve 59 uncu maddeleri uyarınca 13 yıl 7 ay 10 gün hapis ve 219.486,37 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın cezasının 12 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz isteği; meydana gelen zararın 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca sanığa ödettirilmesine hükmedilmemesi, katılan lehine vekalet ücretine karar verilmemesi ve temyiz incelemesinde resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteği ise; zamanaşımının dolduğu, sanığın suç kastı ile hareket etmediği, lehe hükümlerin uygulanmadığı ve temyiz incelemesinde resen nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, lehe olan 4389 sayılı Kanun’un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 765 sayılı Kanun’un 102 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Zincirleme suçlarda suç tarihinin son suçun işlendiği gün olduğu nazara alındığında suç tarihi olan 31.07.2000 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 22 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Van 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/119 Esas, 2021/296 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.