YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4928
KARAR NO : 2023/1974
KARAR TARİHİ : 02.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.07.2013 tarihli ve 2013/1119 Esas, 2013/1931 Soruşturma, 2013/72 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması, aynı Kanun’un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
… Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/190 sayılı Kararı ile sanık hakkında zimmet suçundan 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci ve beşinci fıkraları gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz dilekçesi, keşif yapılmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde Çat köyü muhtarı olan sanığın, 05.11.2010 tarihli encümen kararına istinaden, köy tüzel kişiliğine ait mezarlık vasfındaki taşınmazlardaki meşe ağaçlarını kestiği ve satışından elde edilen 3.625,00 TL’yi köy hesabına yatırmayarak uhdesinde bulundurduğu iddia ve kabul edilerek basit zimmet suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunmasında, köye ait mezarlıktaki ağaçların kesim işini üstlenerek, harcırahını İliç Orman İşletme Şefliğine yatırdığını, köy gelir-gider defterine bu hususta herhangi bir kayıt yapmadığını, masrafların elde ettiği geliri geçmesine rağmen köye 1.200,00 TL bağışta bulunduğunu, bu bağış ile Sokku denen çeşmenin borularını değiştirdiğini ve rögar yaptığını, çeşme yapımı için yaklaşık 2.000,00 TL harcadığını ve masrafları köy defterine kaydetmediğini beyan etmesi, Kemaliye Kaymakamlığının 10.12.2013 tarihli yazı içeriği ve kollukça hazırlanan 19.11.2013 tarihli tutanakta çeşme boruları ile rögar yapım işinin köy muhtarı olan sanığın çabaları ve devletten alınan ödeneklerle yapıldığının belirtilmesi karşısında; maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi için İliç Orman İşletme Şefliğine müzekkere yazılarak sanığın üstlendiği ağaç kesim işi için para yatırıp yatırmadığının sorulmasından, ilgili kaymakamlık ve köylere hizmet götürme birliğinden Sokku olarak bilinen çeşmenin boru ve rögar yapım işine ilişkin olarak yardım yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa ne şekilde yapıldığının araştırılmasından ve bunlara ilişkin bilgi ve belgelerin temin edilmesinden, 19.11.2013 tarihli kolluk tutanağında adı geçen kişilerin gerekli görüldüğü takdirde tanık olarak dinlenmesinden sonra, çeşme borularının değişimi ve rögar yapım işine ilişkin konusunda uzman teknik bilirkişilerce mahallinde keşif yapılarak sanık tarafından söz konusu inşaatlar için kullanılan malzemelerle işçilere ödenen ücretler de dahil olmak üzere yapılan harcamaların nelerden ibaret olduğunun ve suç tarihi itibarıyla Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı birim fiyatları esas alınarak miktarlarının hesaplattırılması sonrasında dosyanın kül halinde hesap uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamını irdeler nitelikte, sanığın uhdesinde kalan köy parası bulunup bulunmadığı ile varsa miktarını belirleyen rapor alınmasını müteakip hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığın zimmetine geçirdiği kabul edilen toplam 3.625,00 TL’nin, suç tarihindeki ekonomik koşullara ve Dairemiz uygulamalarına göre, değer azlığı sınırında kalması nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 249 uncu maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/190 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2023 tarihinde karar verildi.