YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5637
KARAR NO : 2009/377
KARAR TARİHİ : 26.01.2009
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Tarih :
Taraflar arasındaki karışlıklı itirazın iptali-tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 2005/287 sayılı esas davanın ve 2007/77 Esas sayılı birleşen davanın reddine, 2007/57 sayılı birleşen davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmiş ve belli günde davacı vek.Av…., Av.. …. … ve Av.. …. … ile davalı … ….A.Ş.ve … ….ve Tic.A.Ş.vekilleri Av.. …. … ile davalı … …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin ve davalı … …’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
2005/287 Esas sayılı asıl davada; Davacı banka vekili, davalılardan … A.Ş.nin kullandığı kredinin geri ödenmemesi üzerine 12.07.2002 tarihli ihtarname ile kredi hesabının kat edildiğini, davalıların anlaşma teklifi üzerine 26.11.2002 tarihli protokolün yapıldığını, ancak borçluların protokole uymamaları ve ödemede bulunmamaları nedeniyle alacağın tahsili için 2003/7016 Esas sayılı icra takibinin başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında, 26.11.2002 tarihli protokol ile davacı bankaya kredi borcuna karşılık taşınmaz devri yapıldığını, kalan borcunda ödendiğini beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Birleştirilen 2007/57 Esas sayılı davada davacılar; … A.Ş. ve arkadaşları, 26.11.2002 tarihli protokolden sonra düzenlenen 27.04.2005 tarihli protokolün ceza içeren maddelerinin B.K.nun 20. maddesine aykırı olduğunu, bankanın yaptıkları ödemeleri de dikkate almadığını iddia ederek 27.04.2005 tarihli protokolün 4. maddesinin b, d, e fıkralarının iptali ile ödemelerin anılan protokol ile belirlenen 4.665.000.-USD.ı borçtan mahsubuna ve teminat olarak devir olunan taşınmazların iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen 2007/57 Esas sayılı davanın davalısı İş Bankası savunmasında, davacıların 26.11.2002 ve 27.04.2005 tarihli protokollere uymadıklarını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Birleştirilen 2007/77 Esas sayılı davada davacılar; … ve … … 26.11.2002 tarihli protokol ile teminat olarak devir olunan taşınmazların borcun ödenmesi nedeniyle iadesi gerektiğini iddia ederek taşınmazların adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir.
Birleştirilen 2007/77 Esas sayılı davanın davalısı İş Bankası cevabında; kredi alacağının ödenmemesi nedeniyle 26.11.2002 tarihli protokole göre devir alınan taşınmazların, borcun tamamı tasfiye edilmeden iade edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 26.11.2002 ve 27.04.2005 tarihli protokollerdeki vefa hakkına ilişkin hükümlerin, sözleşmeler resmi şekilde yapılmadığı için geçerli olmadığı, 27.04.2005 tarihli protokolün 4. maddesindeki cezai şartların M.K.nun 2 ve B.K.nun 20. maddeleri uyarınca hükümsüz bulunduğu, 26.11.2002 tarihli protokol ile saptanan borcun yargılama sırasında ödendiği gerekçesiyle asıl davanın ve birleştirilen 2007/77 Esas sayılı davanın reddine, birleştirilen 2007/57 Esas sayılı davada 27.04.2005 tarihli protokolün 4. maddesinin b, d, e fıkralarının iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı banka ile davalılardan … Tic.A.Ş.arasında 24.07.1997; 25.03.1999; 09.10.2001 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, davalılar . …. ….İth.İhr.ve Tic.A.Ş., . …. ….Ltd.Şti., . …. ….Ltd.Şti.nin anılan kredi sözleşmelerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili oldukları, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle hesabın 12.07.2002 tarihli ihtarname ile kat edildiğinde uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Kat ihtarının tebliğinden sonra taraflar bir araya gelerek 26.11.2002 tarihli “Protokol ve Vefa Hakkı Sözleşmesi” başlıklı belgeyi imzalamışlardır. Anılan sözleşmenin 2. maddesi ile belirlenen borç, 3. maddesi ile de 28.06.2002 tarihi esas alınarak 5.519.048.-USD. olarak yabancı paraya çevrilmiştir. Protokolün 4-a maddesi ile borcun 5.000.007.-USD.lık kısmının …’un maliki olduğu 9 adet, … …’ın maliki olduğu 1 adet taşınmazın, sözleşmede belirtilen bedeller üzerinden tapuda devri, kalan 512.048.-USD.lık borcun ise faiz işletilerek 5 taksitte 558.048.-USD. olarak ödenmesi suretiyle tasfiyesi kararlaştırılmış, borca mahsuben tapuda devir alınan taşınmazların bedeli 5.000.007.-USD.nin 26.11.2002 tarihli sözleşmenin 10. maddesinde kararlaştırıldığı şekilde 30.12.2002 tarihinden başlamak üzere 8 taksitte ve 5.711.000.-USD. olarak ödenmesi halinde, alacağa karşılık satın alınan taşınmazlar için borçlular yararına vefa hakkı tanınmıştır.
Davacı banka protokol uyarınca taşınmazların tapuda devrinin sağlandığını, ancak bakiye borcun kararlaştırılan tarihlerde ödenmediğini ileri sürerek 20.05.2003 tarihinde, 1.009.160.702.577.-TL. asıl alacak olmak üzere faiz ve eklentileri toplamı 19.472.949.364.354.-TL. alacaklı olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.500.000.000.000.-TL.nin (… A.Ş. ile … 2.150.000.000.000.-TL.dan sorumlu olmak üzere) tahsili amacıyla icra takibi başlatmış, borçluların itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmıştır.
Yargılama sırasında taraflar borcun tasfiyesi için 27.04.2005 tarihli …’ü imzalamışlar ise de, anılan protokol hükümlerinin de yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Alacaklı banka tarafından dava dosyasına sunulan (28.04.2003, 28.06.2004, 12.11.2007) tarihli dilekçelerde icra takibine konu edilen alacağın 26.11.2002 tarihli protokolün 2. ve devamı maddelerinde tespit edilen miktar olduğu belirtilmiştir.
Hal böyle olunca mahkemece, davacı bankanın alacağının 26.11.2002 tarihli protokol ile belirlenen 5.519.048.-USD. olduğunun kabulü ile bu miktardan tapuda devri yapılan taşınmazların, protokol ile kararlaştırılan devir bedeli olan 5.000.007.-USD. düşüldükten sonra kalan borcun daha sonra yapılan ödemeler ile ödenip ödenmediği, gerektiğinde uzman bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile belirlenip, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan; 26.11.2002 tarihli protokol ile bakiye borç 512.042.-USD. olarak belirlenirken, davacı bankanın tapuda devir aldığı taşınmazların bedelinin 5.000.007.-USD. olarak borçtan mahsup edildiği gözden kaçırılarak, bedeli alacağa mahsup edilmek suretiyle ödenip tapuda devir alınan taşınmazların, satışından elde edilen bedelin kredi borcundan tekrar düşülmesi de kabul şekli itibariyle isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle asıl davaya yönelik hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, asıl davada tarafların diğer temyiz itirazları ile; tarafların birleştirilen davalara yönelik tüm temyiz itirazlarının bozma nedenine göre incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davacı banka yararına takdir olunan 625.00.-TL.duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacı bankaya verilmesine, keza Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan davalılar … Tic.A.Ş.ve ….İth.İhr.ve Tic.A.Ş.yararlarına takdir edilen 625.00.-TL duruşma vekalet ücretinin davacı bankadan alınarak, anılan şirketlere verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.01.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.