Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2020/27984 E. 2023/210 K. 16.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/27984
KARAR NO : 2023/210
KARAR TARİHİ : 16.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinde düzenlenen cinsel taciz ve adı geçen Kanun’un 125 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hakaret suçlarından dava açılmıştr.
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu … (…) … Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında, ek savunma verilerek tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, katılan ile sanık arasında önceye dayalı husumet bulunması nedeniyle katılanın böyle bir iddiada bulunduğuna, tanık …’nın olay anında bulunduğu yer itibarıyla sanığın bir şey söylemesi durumunda mutlaka duyacağına, sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanık hakkında, olay günü balkonda gördüğü katılana yönelik olarak, pantalonunun üzerinden cinsel organını tutup, ” Seni sinkaf edeceğim.” demek suretiyle hakaret ve cinsel tacizde bulunduğu iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın eylemlerinin kül halinde tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A- Sanığın Suçu İşlemediği Yönündeki Temyizinde;
Tüm dosya kapsamı ile katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımları karşısında, tanık …’nın bu olay sırasında katılanı gördüğü, katılanın yüzünün sarardığı ve sanığın katılanın balkonun önünden geçerken başını katılana doğru çevirdiği, ellerinin vücudunun ön kısmında olduğu yönündeki beyanlarının samimi nitelikte olduğu bu nedenle sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği kabul olunmuştur. Sanığın katılanın balkonunun önünden geçerken pantolon içerisinde bulunan cinsel organını pantolon dışından tutarak “Senin daha a…. s…..” şeklinde sözler söylediği eylemlerinin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanunun 106 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen tehdit suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B- Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C- Ancak, 6763 sayılı Kanunun 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun’un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması,
D- Uzlaşmanın sağlanmaması durumunda ise, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (C) ve (D) bendinde açıklanan nedenlerle … (…) … Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
16.01.2023 tarihinde karar verildi.