Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2006/6664 E. 2006/8681 K. 06.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/6664
KARAR NO : 2006/8681
KARAR TARİHİ : 06.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Y A R G I T A Y K A R A R I

1-Tebligat Yasasının 21. ve Tüzüğün 28’inci maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebliğlerde, muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini, anılan tüzük maddesinde gösterilen bilmesi muhtemel kişilerden soruşturup beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Bu soruşturmada, muhatap ve onun yerine tebliğ yapılabilecek kimseler, o adreste bulundukları halde tebliğin yapılacağı sırada orada mevcut olmadıklarının saptanması durumunda, Tüzüğün 30 uncu maddesine göre tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclis azasından birine veyahut zabıta amir veya memuruna imza karşılığında teslim edip, usulünce düzenlenen ihbarnameyi, gösterilen adresteki kapıya yapıştıracak ve durumu muhatabına duyurmasını mümkünse en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da ismini ve imzasını alarak bildirecektir.
Somut olayda, davalılardan İbrahim Demir’e tebliğe çıkartılan mahkeme kararı ve temyiz dilekçesi ile davalılardan Belgin Kaçmaz ve Saadet Şevik’e tebliğe çıkartılan mahkeme kararı ve temyiz dilekçesinin tebliğ mazbatalarında muhatapların adreslerinde bulunamadığı yazılmış, ancak bu bilgiyi veren kişi veya kişilerin isimleri yazılmadığı imzaları da alınmadığı gibi durumun haber

verildiği komşunun da imzası alınmamıştır. Yasa ve Tüzüğün yukarıda açıklanan emredici kural ve koşullarına uyulmamış olması nedeni ile tebligatlar geçersizdir.
Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutularak mahkeme kararının ve temyiz dilekçesinin yukarıda adı geçen davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilerek temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
2-Davalılardan Hasibe Demir’in dosyadaki nüfus kaydına göre ölü olduğu anlaşıldığından veraset ilamının ilgilisinden temini ile karar ve temyiz dilekçesinin mirasçılarına tebliği ile temyiz ve cevap sürelerinin beklenmesinden,
Sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 6.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.