YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16470
KARAR NO : 2023/591
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli, 2016/31 Esas ve 2016/164 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel taciz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, aynı maddenin ikinci fıkrasının (e) bendiyle 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 16.10.2020 tarihli ve 14-2016/243812 sayılı, düzeltilerek onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz isteği; atılı suçun sübutu konusunda her türlü şüpheden uzak, somut ve inandırıcı delil bulunmamasına karşın soyut mahiyetteki beyanlara itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu, yine sanığın “Dürtü denetim bozukluğu” teşhisi ile tedavi görmesinden ötürü bu durumun ceza ehliyetini etkileyip etkilemediği hususunda rapor alınması gerekliliğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü gündüz vakitlerinde ikametlerine yakın bir mevkide sokak üzerinde oynamakta olan katılan mağdureler … ve …’nın yanından idaresinde bulunan motosikletle geçmekte olan sanığın aracını duraklatıp pantolonunun fermuar kısmını açıp cinsel organını dışarı çıkararak katılan mağdureleri muhatap alarak göstermesi ile katılan mağdurelerin bağırarak tepki göstermesi üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığı, ilk aşamada kimliği belirlenemeyen sanığın benzeri mahiyetteki adli vakalara dahil olarak yakalanması üzerine yapılan canlı teşhiş işlemi ile katılan mağdureler tarafından teşhis edilerek iddianameye konu edilen yargılamaya esas hadisede mahkemesince katılan mağdurelerin aşamalardaki samimi beyanları, sanığın kaçamaklı savunmaları, teşhis tutanakları, sanık hakkında aynı nevi suçtan yargılamaların bulunması, katılan mağdurenin yargılama aşamasında dosyaya yansıyan ruh halleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle sanık üzerine atılı suçun sübuta erdiği kabul olunarak mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Kovuşturma evresinde akıl hastalığı iddiasında bulunan ve sanığın …” teşhisi ile ilaç kullanımına dair 23.03.2016 tarihli reçete sureti ve “Kişilik ve davranış bozukluğu” tanısıyla takip ve tedavi altında olduğunu belirten … Baştabipliğinin 14.06.2016 tarihli epikriz rapor suretini ibraz eden sanık müdafiin temyiz dilekçesinde sanığın “Dürtü denetim bozukluğu” teşhisi ile … nezdinde tedavi görmekte olduğunun bildirilmesi karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi gereğince sanığın suç tarihinde işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğini ortadan kaldıran veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmasına yol açan bir akıl hastalığı ve yüklenen suç yönünden cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda yöntemince rapor alınarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi zorunluluğu karşısında temyiz isteği bu yönüyle yerinde görülmüştür.
2. Kabule göre de;
a) Katılan beyanları ile suç tarihinin 05.05.2015 gününe tekabül etmesine karşın gerekçeli kararda suç tarihinin şikayet tarihi olan 24.05.2015 olarak kabul olunması,
b) Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 105 inci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi ile aynı Kanun maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca tayin edilen 1 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1/2 oranında arttırım yapıldığında 1 yıl 15 ay yerine, yazılı şekilde 2 yıl 3 ay hapis cezası tayin edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
c) Sanığın eylemini birden fazla kişiye karşı tek bir fiil ile işlediği kabul edilerek zincirleme suç hükümlerinin tatbikinde 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezada artırım yapılması yerine 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince artırım yapılması karşısında sanık müdafiin temyiz isteği bu yönüyle yerinde görülmüştür.
3. Yukarı bentlerde açıklanan nedenlerle Tebliğnamedeki düzeltilerek onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2016 tarihli, 2016/31 Esas ve 2016/164 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.