Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/7159 E. 2023/280 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7159
KARAR NO : 2023/280
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan borçlu …’ın borcundan dolayı İcra ve İflas Kanununun 121 inci maddesi uyarınca icra mahkemesinden alınan yetki belgesi uyarınca davalının elbirliği halinde maliki olduğu 82 pafta 9 parsel 9 numaralı bağımsız bölümün satışı suretiyle ortaklığın giderilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.10.2012 tarihli ve 2011/1135 Esas, 2012/736 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.03.2013 tarihli ve 2013/1723 Esas, 4641 Karar sayılı kararıyla ,
2.1. Davalılar vekili davaya konu icra dosyası için takibin iptali davası açıldığını, bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Mahkemece, Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/71 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına karar verilmiş, son celse ise taraflara alacaklının bu dava için almış olduğu yetki belgesinin tebliğ edilmiş olduğu gerekçesiyle bu ara kararından dönülmüştür. Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/71 Esas sayılı dosyasının davacısının borçlu ortak …, davalısının ise dosyamız davacısı olduğu, konusunun takibin iptali talebi olduğu ve davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.

2.2. Ortaklığın giderilmesine konu olan taşınmaza ilişkin görülmekte olan dava dayanağı takibin iptali davası sonucunda davacının dava ehliyetinde değişiklik olabileceğinden dava sonucunun bekletici mesele yapılması gerekir. Mahkemece takibin iptali isteğine ilişkin ilgili dava dosyasının bekletici mesele yapılarak kesinleşen karar sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı …’ın borçlu olmadığının tespiti bakımından açılan menfi tespit davasının kabul edilerek kesinleştiği, davalı …’nın dava konusu nedeniyle ödeme yapılması nedeniyle borcunun sona erdiği, davalı …’ın taşınmazda hissedar olması nedeniyle ortaklığın giderilmesi davasının mecburi tarafı olduğu davaya sebep olan alacak için açılmış olan eldeki davanın konusuz kalmış olması, başlangıçtaki haklılık nedeniyle davalı …’ın davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılarak konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, davacı tarafın kötü niyetli olarak icra takibine geçtiği ve devamında da kötü niyetli ve haksız olarak ortaklığın giderilmesi davasını açtığı belli olmasına rağmen davacı lehine yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hüküm kurulmasının hatalı bir karar olduğunu ileri sürmektedir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1.1. Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.

1.2. Bir davanın açılması sırasında dava açanın hukuki yararının bulunması gerekir. Hukuki yarar, davacının, hukuki korunma istemesinde, korunmaya değer menfaati bulunmasıdır. Borçlu ortağın alacaklısı İcra Mahkemesinden İİK’nun 121 inci maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için ortaklığın giderilmesi davası açabilirse de, yetki belgesi ile açılan dava sırasında, davacının dava açma ve takip yapma hakkının devam etmesi gerekir. Yargılama sırasında borcun ödenmesi halinde davacının davanın görülmesindeki hukuki yararı sona erdiği halde yargılama sırasında davanın dayanağı olan alacak nedeniyle davalının borçlu olmadığının anlaşılması halinde ise davacının dava açmakta haklı sebebi bulunmadığı kabul edilmelidir.

1.3.Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m.323).

1.4. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m.326). Yargılama giderlerine mahkemece resen hükmedilir. Yargılama gideri tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir ( HMK m.332 /1, 2).

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, İcra ve İflas Kanununun 121 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 698. vd. maddeleri.

3. Değerlendirme
3.1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.2. Somut olaya gelince; davacı tarafından borçlu … hakkında, Kocaeli 1. İcra Müdürlüğünün 2010/12385 Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibi neticesinde, dava konusu taşınmazdaki … miras hissesi üzerine haciz konularak, Kocaeli 3. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/117 Esas sayılı dosyası üzerinden İİK’nun 121. maddesi gereğince verilen yetki belgesine istinaden ortaklığı giderilmesi davası açılmıştır.

3.3. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucu, …. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/230 Esas, 2020/215 Karar sayılı davası ile davalı …’ın borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın 28.07.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının İİK’nun 121 inci maddesi gereğince başlangıçta dava açmakta haklı sebebi bulunmamaktadır.

3.4. O halde davacının dava açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı sebebi bulunmayan davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücreti hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Davalılar vekilinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme kararının, hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinden “…davalı …’dan alınarak…” ibaresinin çıkartılarak yerine “davacıdan alınarak” ibaresinin yazılmasına,

Hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinin çıkarılarak yerine ”Dava nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerine bırakılmasına” ibaresinin eklenmesine,

Hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin çıkarılarak yerine ”Taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.