Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17384 E. 2023/227 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17384
KARAR NO : 2023/227
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/169 E., 2015/33 K.
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENŞER : Sanıklar müdafii, katılan … vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanıklar müdafiin duruşmalı inceleme talebinin koşulları bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 Tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle, 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
2. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 158 inci maddesinin son cümlesi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fırkaları uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile 66.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar müdafiin Sanık … Hakkında
Resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanık …’in diğer sanık …’in yanında işçi olarak çalıştığına, katılan ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığına, sanık …’i temsil ve ilzam yetkisinin bulunmadığına, sanık … adına hareket etmesi ve borçlandırmasının söz konusu olmadığına, çekin karşılıksız çıkmasından sonra sanık …’e imzalattırılan faturaların geçersiz ve hükümsüz olduğuna ve bir borcun dayanağı olamayacağına, Hüseyin Karaca’nın dinlenmediğine, çek karşılığı herhangi bir alışverişin yapılmadığına, Mehmet’in imzasının hukuka aykırı şekilde atıldığına, sanığın bir menfaatinin olmadığına, suç kastının bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
B. Sanıklar müdafiin Sanık … Hakkında
Sanık …’in suça konu çekte imzasının bulunmadığına, katılan … tarafından teslim edildiği iddia edilen malların teslim edilmediği ve diğer sanık …’in sanık …’i temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığına, katılanın beyanlarının gerçeği yansıtmadığına, faturaların geçersiz olduğuna, herhangi bir mal teslimi yapılmadan sanki teslim edilmiş gibi fatura düzenlendiğine, taraflar arasında yıllardır cari hesap üzerinden devam eden ticari ilişki olduğuna, tek bir çeke istinaden ticaret yapılmadığına, katılan tarafından alışverişin dayanağı olarak iddia edilen fatura tutarlarının çek tutarı ile uyuşmadığına, taraflar arasındaki borç ve alacak ilişkisinin bulunup bulunmadığına ilişkin ayrıntılı bilirkişi incelemesi yaptırılmadığına, vesaire ilişkindir.

C. Katılan … vekilinin temyiz isteği, vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar … ve …’in olay tarihinde katılan …’dan satın almış oldukları sac ve demir karşılığında verdikleri keşidecisi Feşa Yapı Malzemeleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olan 04.09.2012 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, 0000677 numaralı çekin arkasında bulunan birinci ciranta durumunda olan Destek Kalıp Mak. Müh. şirketine ait cirodaki imzanın şirketin yetkilisi katılan …’a ait olmadığı gibi çekte ikinci ciranta konumunda olan Üstün Nakliyat San. ve Tic. Ltd, Şti. adına yapılmış cirodaki imzanın da adı geçen şirketin yetkilisi Adem Akdeniz’e ait olmadığının bilirkişi raporu ile sabit olduğu, çekteki bu cirolardan sonra gelen … cirosundaki yazı ve imzanın ise sanık …’in eli ürünü olduğu, sanıkların almış oldukları mal karşılığında sahte çek kullanmaları nedeniyle resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Katılan … şikayetinde, Karaca Metal isimli firmanın sahibi olduğunu, suça konu çeki … ve birlikte çalıştığını söylediği … isimli şahıstan 11.08.2012 tarihinde satmış olduğu sac ve demir karşılığında aldığını, sanık …’in çeki getirmeden önce kendi isminin altını imzaladığını, ancak birlikte geldiği sanık …’in cirosunun bulunmadığını, Mehmet’in ise yanında ismini yazıp imzaladığını, diğer cirantaları tanımadığını ifade etmiştir.
3. Sanık … soruşturma aşamasında, olay tarihinde …’in yanında işçi olarak çalıştığını, sanık …’in şikâyetçi ile arasında husumet olduğundan dolayı Karaca Metal firmasına olan bir miktar borcunu ödemesi ve geri kalan miktarla da malzeme alması için çeki emaneten kendisine vererek gönderdiğini, kendisinin de bizzat çeki götürüp şikâyetçi …’ya verdiğini, gittiğinde şikâyetçinin Şahin’e güvenmediğini söylediğini, bunun üzerine şikâyetçi ile yanında görüştüklerini, kendisinin de çeki ciro ettiğini, ancak çekin karşılıksız çıktığını, sanık …’in ortadan kaybolduğunu ve diğer cirantaları tanımadığını, şikâyetçi Şükrü’nün alacağını alamayınca kendisini sıkıştırdığını, ayrıca iki gün önce …’nın kendisine geçmiş faturaların ek nüshalarını zor kullanarak imzalattığını ve mağdur olduğunu ifade etmiştir.
4. Mahkeme huzurunda yapmış olduğu savunmasında ise, “yanında işçi olarak çalıştığı sanık …’in Karaca Metal isimli firmadan almış olduğu mal teslim edildikten sonra şikâyetçi …’nın teslim edilen bu mal karşılığında faturadaki parayı alabilmesi için faturaya imza atmasını istediğini ve kendisini zorladığını, işçi olduğunu mal alışverişi ile bir sorumluluğunun ve ilgisinin olmadığını söylediğini, buna rağmen şikâyetçinin teslim edilen malzemelerin parasını alması için imza atması gerektiğini söylediğini, bunun üzerine imza atmak zorunda kaldığını, fatura ve çekteki imzaların kendisine ait olduğunu, ancak taraflar arasında işçi olmasının dışında herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığını, …’in yanında geçici olarak yevmiyeli işçi olarak çalıştığını, olaydan dolayı mağdur olduğunu, Karaca Metal ve Tasarım Cephe isimli firmaların sahiplerini aynı sanayide esnaf olarak bulunduğundan dolayı tanıdığını ve herhangi bir ticari alışverişinin olmadığını, her ne kadar … ifadesinde, suça çekin kendi eline hiç geçmediğini, çeki daha önce görmediğini ve Karaca metal sahibi … ile herhangi bir ticari ilişkisinin bulunmadığını söylemiş ise de kendisinin de şahit olduğu bir ortamda … ve …’in yapılan sac demir alışverişi sonrasında faturanın düzenlenmesi ve çekin ciro edilmesi husunda konuşup anlaştıklarını, …’ten çeki alırken kendisinin bizzat yanında imzalayıp kaşeleyerek çeki kendisine verdiğini, bu şekilde aldığı çeki …’ya götürdüğünü beyan etmiştir.
5. Sanık … ifadesinde, Tasarım Cephe ve Metal Yapı Sistemleri isimli iş yerinin sahibi ve yetkilisi olduğunu, bu iş yerinde cephe ve metal işleri yaptığını, suça konu çeki daha önce hiç görmediğini, böyle bir çekin eline geçmediğini, çekin keşidecisi ve … dışındaki şirketler ile bugüne kadar hiçbir ticari ilişkisinin olmadığını, yetkililerini tanımadığını, çekin arkasında basılı kaşenin iş yerine ait olmadığını, bu kaşenin tamamen sahte olduğunu, suça konu çeki kendisinin vermediğini, şikâyetçi ile 5 yıldır ticari faaliyetinin olduğunu, 2012/Eylül ayına kadar bu ticari ilişkisinin devam ettiğini beyan etmiştir.
Mahkeme huzurunda da benzer şekilde savunma yapmıştır.
6. Suça konu çek 05.09.2012 tarihinde bankaya ibraz edilmiş ve karşılıksız olduğu tespit edilmiştir. Çekin karşılıksız çıkması üzerine katılan … tarafından 28.09.2012 tarihinde keşideci ve cirantalar aleyhine icra takibi başlatılmıştır.
7. Katılan … şikayetinde, Destek Kalıp Mak. Müh. San. Ve Tic. Ltd. Şti.nin yetkilisi olduğunu, çekin arkasında bulunan birinci ciranta kaşe ve imzasının kendisine ait olmadığını belirtip suç duyurusunda bulunmak suretiyle soruşturmanın başlatılmasını sağlamıştır.
8. 16.09.2013 tarihli bilirkişi raporunda; Çekin arka yüzündeki “Karaca Metal …” adına atılı bulunan ciranta imzası ve alt kısmındaki “11091971-2” rakamlarının … isimli şahsın elinden çıktığı, inceleme konusu çekin arka yüzündeki “…, 127704 24726” ibareli el yazıları ve … adına atılı bulunan imzanın … isimli şahsın elinden çıktığı, … ve …’in elinden çıktığı kanaatine varılan yazı ve imzalar haricinde kalan inceleme konusu çek üzerindeki diğer tüm el yazıları ve imzalar ile …, Adem Akdeniz, …, … ve … isimli şahısların mukayese yazı ve imzaları arasında kaligrafik ve karakteristik özellikler itibariyle yeterli ilgi ve irtibatın tespit edilemediği belirtilmiştir.

9. Katılan … tarafından alacağın dayanağını oluşturan 11.08.2012, 13.08.2012 ve 31.08.2012 tarihli 3 adet Karaca Metal Sanayi ve Ticaret firması tarafından Tasarım Cephe ve Metal Yapı Sistemleri … adına düzenlenmiş faturalar dosyaya ibraz edilmiştir. Faturalarda “teslim eden” bölümünde Hüseyin Karaca’nın isim ve imzasının, “teslim alan” bölümünde ise sanık …’in isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanıklar müdafiin sanıkların atılı suçları işlemediğine ilişkin temyiz isteği yönünden, yukarıda olay ve olgular bölümünde açıklandığı üzere, katılan …’nın satmış olduğu mal karşılığında suça konu çeki sanıklardan aldığını ifade etmesi, buna ilişkin fatura örneklerini ibraz etmesi, sanık …’in ısrarla suçlamayı kabul etmeyerek suça konu çeki kendisinin vermediğini, suça konu çeke istinaden katılandan herhangi bir mal almadığını, çekte yazı ve imzasının bulunmadığını, kaşenin sahte olduğunu savunması, buna rağmen sanık …’in savunmasında, suça konu çeki yapılan alışveriş karşılığında yanında çalıştığı sanık …’in şikâyetçiye götürmesi için kendisine verdiğini, katılanın Şahin’e güvenmediğini söyleyerek çeki kendisinin de ciro etmesini istediğini, faturaların ek nüshalarını da sonradan zorla imzalattırdığını ifade etmesi, yine sanık …’in çeki alırken sanık …’in bizzat yanında çeki kaşeleyip imzaladığını ifade etmesine rağmen yapılan bilirkişi incelemesinde çekin arkasında bulunan sanık …’in adına atılı ciranta imzasının sanık …’in eli olmadığının belirlenmesi ve tüm dosya kapsamından sanıkların savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşıldığından sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suçların vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kamu davasına katılma üzerine, mahkûmiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekâlet ücreti ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi isabetli bulunmamış olup bu husus Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2015 Tarihli ve 2014/169 Esas, 2015/33 Karar sayılı kararına yönelik Katılan … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca (3.000,00) TL maktu vekâlet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile katılana verilmesine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.