YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15832
KARAR NO : 2023/336
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1429 – 2018/2220
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak, sanığın mahkumiyetine dair karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2018 tarihli ve 2017/95 Esas, 2018/94 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/1429 Esas, 2018/2220 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca davanın yeniden görülerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci gereğince kaldırılmasına ve sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 221 inci maddesinin 4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesi, 62 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası, 221 inci maddesinin 5 inci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 27.09.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; sanığın mahkumiyetine konu suçun maddi ve manevi unsurları itibari ile oluşmadığına, sanığın suç işleme kast ve iradesiyle hareket etmediğine, aleyhine olan tek delil Bank … hesabı iken ceza verilmesinin yerinde olmadığına, faaliyette bulunduğu dernekte sanığa aldırılan hattın örgüt üyeliğinin delili olamayacağına ve zaten ByLock tespiti yapılan bu hattın bilirkişi raporunda sanığın kendisi tarafından kullanılmadığının belirlendiğine, tanıkların sanığın bir şeyden haberi olmadan kendisine bazı görevler verildiğini belirtmiş olduklarına ve sair sebeplere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın adına kayıtlı olan (0 545) (…) (..) (..) numaralı GSM hattında ByLock programının tespit edildiği ancak sanığın savunmalarında söz konusu hattı … isimli kişiye kullanması için verdiğini, söz konusu hattı kendisinin kullanmadığını beyan etmiş olması nedeniyle, baz sinyal bilgileri ve sıklıkla görüşülen kişiler incelenerek hattın fiili kullanıcısının kim olduğunun tespiti amacıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan 21.11.2017 tarihli uzmanlık raporunda özetle; söz konusu hattın sanık … tarafından kullanılmadığı, sanığın savunmasında belirttiği şekilde hattın fiili kullanıcısının A. A. olduğunun belirtilmiş olması gözetilerek sanığın örgütün gizli haberleşme programı olan ByLock sistemini kullanmadığı anlaşılmış, ancak; sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirterek yapmış olduğu savunmalarında A. A.’nın kullanması için kendi adına hat alıp verdiği, örgütün diğer gizli haberleşme programları olan Eagle ve Dingdong isimli programı kullandığı, bu programlar aracılığıyla il ablası konumunda olan A. A. ile de görüştüğünü belirtmesi, örgüt güdümünde faaliyet yürüten … Hanımlar Derneğin’de bir süre faaliyette bulunduğunu, 2014 yılında yapılan düğününde takılan altınları 2015 yılında …ya yatırdığı şeklindeki tevil yollu ikrarları; … il ablası olan tanık A. A.’nın sanığın büyük bölge muhasebeciliği ve küçük bölgecilik yaptığı şeklindeki beyanları ile birlikte sanığın bu konumundan haberdar olmadığını da belirterek sanığın saf kişiliğinden bahsetmesi, sanığın da duruşmada kesinlikle büyük bölgecilik veya küçük bölgecilik yapmadığını bunların ne demek olduğunu medyadan duyduğunu belirterek savunma yapması bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örgütün yasal paravan olarak kullanıldığı … Hanımlar Derneğindeki faaliyetleri, örügütün il ablalığını yapan A. A. ile olan ilişkisi, kendisini A. A.’nın emir ve talimatlarına hazır ve açık hale getirdiği, aldığı telefon hattıyla herhangi bir suçun işlenebileceğini düşünmesi gerektiği halde bu riske katlanarak hat alıp teslim ettiği, bu hatta örgütsel görüşmelerin yapılması için programlanmış ByLock programının da çıkmış olması, örgütün bankası olan …ya 2015 yılının ilk aylarında, bankanın tmsf’ye devredilmesi tarihinden önce hesap açıp para yatırmış olması, bunun kaynağı olarak ise 2014 yılndaki düğünden elde ettiği takılar olduğunu belirtmesinin aradan geçen sürede bu takıların bankaya yatırılmamasına ilişkin mantıklı açıklama yapamadığı bu durumun suçtan kurtulmaya yönelik savunma olduğu, örgüte maddi destek sağlanması için bankasya hesap artırımı yapması, örgüt üyelerinin ByLock dışında da sıklıkla kullandığı dingdong ve eagle isimli telefon programlarını da kullanarak A. A. ile görüştüğünü de itiraf etmesi, hep birlikte değerlendirildiğinde örgüt ile organik bağ kurduğu anlaşılan sanığın eylemlerinin örgüt adına sürekli, çeşitlilik ve yoğunluk unsurlarını taşıdığı, Yargıtay’ın örgüt üyeliği için aradığı çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurları ve örgüt ile organik bağ kurulması unsurlarının sanık açısından yerine geldiği hususları bir bütün halinde değerlendirilerek sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olduğu sübuta ermiş sanığın müsnet silahlı terör örgütü üyeliği suçunu işlediği mahkememizce sabit görülmüştür.
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken; sanığın örgütün amacı doğrultusunda bir suçun işlenmesine iştirak etmediğine dair dosya içerisinde bulunan tutanaklar, sanığın kastının alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir yoğunlukta olduğuna dair dosya kapsamında bir delilin bulunmaması,her ne kadar A. A.’nın beyanı içerisinde bir bölümde sanığın kendisinin de haberi olmayacak şekilde büyük bölgecilik- küçük bölgecilik yaptırıldığı gibi teşdit sebebi yönünden şüphe uyandıracak ifadeler geçmiş ise de bunun diğer tanık beyanıyla teyit edilmediği, sanığın büyük bölgecilik ya da küçük bölgecilik yaptığına dair başka bir delil bulunmadığı, buna karşın sanığın duruşmadaki savunmasında kesinlikle büyük bölgecilik ya da küçük bölgecilik yapmadığını, bunların ne demek olduğunu medyadan duyguğunu açıklaması, kesin ve her türlü şüpheden uzak belirlemelerin olmadığı durumlarda sanık savunmalarının da değeri olduğu, tanığın sanık hakkındaki örgüt içerisinde bulunmasına yönelik ifadeleri, sanığın dolaylı ikrarı, tanık A. K. beyanı, bankasyada örgüte yardım amaçlı artırım yapılması, yukarıda sübuta yönelik yapılan açıklamalardaki delil durumu değerlendirildiğinde sanığın yalnızca silahlı terör örgütü suçunu basit şekliyle işlediği, kendisine haberi olmadan örgütsel gelir gider hesamı anlamında bazı hesaplamalar yaptırılmış ise bunun sanığın araç olarak kullanılmış olması olarak değerlendirilebileceği ve örgüt üyeliğinin doğasından kaynaklanan hareketler olacağı ve teşdit sebebi olarak kabul edilememesi kanaatinin duruşmaan edinilen izlenimle birlikte mahkememizde oluştuğu , teşdit gerektirebilecek sebebin her türlü şüpheden uzak, kesin delillerle desteklenmemesi ve yalnızca bir tanık beyanının tereddüt oluşturacak şekilde olan bir kısmından ibaret olduğu ,bir çok kovuşturma ve soruşturmada etkin pişmanlıktan faydalanan sanık ve şüphelilerin teşdit sebebi olabilecek şekilde sanığın büyük bölge sorumlusu olduğuna dair ifadelerinin dosyamızda bulunmaması, bu durumda teşdit sebebi yönüyle şüphe sanık lehine değerlendirilerek suçun işleniş şekli ve özellikleri, suç sebep ve saikleri dikkate alındığında TCK’nın 61 inci madde uyarınca verilen cezadan alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir durum bulunmadığı değerlendirilmiş, sanığın sabıkasız geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak verilen cezadan TCK’nın 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak netice ceza belirlenmiştir.
Sanığın eğitim düzeyi, tecrübe ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olduğu, terör örgütünde silah unsur ise de unsur yanılgısınında söz konusu olmadığı anlaşılmakla, sanığın sübut bulan müsnet suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
Her ne kadar sanık kovuşturma aşamasında etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan etmiş ise de, sanığın atılı suçu işlemediği şeklinde savunmalarda bulunması, örgütün gizli haberleşme programı olan Eagle ve Dingdong isimli programları kullandığını belirtmesine rağmen söz konusu programlarla ilgili detaylı bilgiler vermemiş olması; sanığın örgütün yapısı ve işleyişi ile üyelerinin kimlikleri hakkında örgüt içerisindeki geçmişi ve konumu ile uyumlu ve yeterli bilgiler vermediği değerlendirildiğinde TCK’nın 221 inci maddede öngörülen etkin pişmanlık hükümlerinin somut olayda sanık lehine uygulanma şartlarının bulunmadığı, sanığın savunmasının suçun ikrarı niteliğinde olduğu anlaşılmakla indirim yapılmamıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın örgütsel faaliyet içerisinde A. A. arafından ByLock kullanılan (545) (…) (..) (..) numaralı hattı kendi adına çıkartarak bu hattı örgütün … kadın yapılanmasının en etkili isimlerinden olan A. A.’nın kullanımına sunduğu, bu hususun bahse konu hatta ilişkin HTS analiz bilirkişi raporu, sanığın ve tanıklar A. K. ile A. A.’nın beyanlarından açıkça anlaşıldığı, sanığın bu eyleminin yanında ayrıca örgüte müzahir … hanımlar derneğine üye olarak bu derneğin saymanlığını yapıp derneğin etkinliklerine katılmak, örgütün finansal kaynaklarından Bank Asyada örgüt elebaşısının talimatı doğrultusunda 06.02.2015 tarihinde cari mevduat ve 13.02.2015 tarihinde katılım hesabı açmak, bu hesaplara örgüt elebaşısının talimatı doğrultusunda 06.02.2015 tarihinde 200 TL yatırmak, başka hesabından Bank … hesabına … TL havale etmek suretiyle 13.02.2015’te bu bankada 10925 TL’lik katılım hesabı açarak hesap sayısı ve işlem hacmini rutinin dışına çıkarak talimat doğrultusunda arttırmak, tanık A. A.’nın aşamalarda değişmeyen somut anlatımlarından da anlaşılacağı üzere … ili … ilçesinde küçük bölgeci olarak faaliyet gösterip yine örgütün … büyük bölgesinde muhasebe işlerini takip edip sohbetlere katılmak, kendine ait sohbet grupları oluşturmak, A. K. isimli şahıs tarafından cep telefonuna yüklenen dingtone ve eagle isimli programları örgütsel amaçla kullanmak, dijital inceleme raporundan da anlaşılacağı üzere 15 Temmuz 2016 tarihinde örgüt tarafından yapılan hain darbe girişimi sonrasında dahi 20 Temmuz 2016 ve 24 Temmuz 2016 tarihlerinde iki farklı cep telefonuna örgütsel amaçla kullanılan eagle isimli programı yüklemek şeklinde çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk gösteren eylemleri ile hiyerarşisi içine girdiği FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış, ancak sanığın etkin pişmanlık iradesi ile yakalandıktan sonra soruşturma aşamasından itibaren verdiği ifadeler ve yaptığı teşhis işlemi, bu ifade ve teşhis işlemi doğrultusunda kollukça yapılan araştırma ve sanığın etkin pişmanlık iradesini istinaf aşamasında da sürdürmesi gözönüne alındığında; sanığın yakalandıktan sonra samimi olarak beyanda ve teşhiste bulunarak örgütün kullandığı haberleşme araçlarından olan dingtone ve eagle isimli programları kullandığını kabul etmesi, bu programları kendisine yükleyen şahsın ve bildiği örgüt mensuplarının isimlerini söylemesi, pişmanlığını dile getirerek örgütte kaldığı süre ve konumuna uygun samimi olarak bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkıda bulunduğunun anlaşılması karşısında, hakkında TCK’nın 221/4-2 nci cümle maddesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmiş, bu madde uyarınca cezasında vermiş olduğu bilgilerin kapsam ve niteliğine uygun makul oranda indirim yoluna gidilmiştir.
Sanığın yaşı, deneyimi, örgüt içindeki faaliyetleri karşısında örgütün eylem ve amaçlarını bilebilecek düzeyde olduğu gözetildiğinde hakkında TCK’nun 30. maddesinde düzenlenen hata hükümleri uygulanmamıştır.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
a) Tebliğnamedeki onama talepli görüşe (b) bendinde gösterilen nedenle iştirak olunmamıştır.
b) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme, örgüte üye olma, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme veya örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçlarında etkin pişmanlık, şahsi cezasızlık veya cezadan indirim yapılması gereken hâl olarak kabul edilmiştir.
Amaç suçun işlenişine iştirak etmeksizin, hakkında bir soruşturma başlamadan önce örgütten gönüllü olarak ayrıldığını ilgili makamlara bildirmesi halinde (TCK’nın 221/2 nci m.), hakkında soruşturma başladıktan sonra gönüllü olarak teslim olup örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/4 üncü m. ilk cümlesi), verilen bilgilerin samimi ve örgütlü suçlarla mücadelede yararlı olması durumunda yakalandıktan sonra pişmanlık duyarak örgütün dağılmasını veya mensuplarının önemli ölçüde yakalanmasını sağlamaya elverişli bilgi vermesi halinde (TCK’nın 221/3 üncü m.) sanık hakkında şahsi cezasızlık nedeni uygulanacaktır.
Amaç suça elverişli vahim nitelikte sayılan eylemler gerçekleştirilmeden yakalanmış olup örgüt kuran, yöneten, örgüte üye olan, üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleyen veya örgüte bilerek isteyerek yardım edenlerin örgütün yapısı ve faaliyetleri hakkında bilgi vermesi halinde cezasından indirim yapılacaktır (TCK’nın 221/4. fıkra 2. cümlesi).
Bu kapsamda, sanık savunmaları ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 221/4-2 nci cümlesi gereğince hakkında etkin pişmanlıktan dolayı ceza indirimi uygulanan sanıkla ilgili olarak; etkin pişmanlıktan kaynaklı indirim oranını uygularken, sanığın örgütte kaldığı süre, konumu, uygun bilgiler vermek suretiyle suçun aydınlatılmasına katkı sağladığı etkin pişmanlığın gerçekleştiği aşama ve verilen bilgilerin niteliği dikkate alınarak sanık hakkında daha üst seviyeden indirim oranı uygulanması gerekirken hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 19.12.2018 tarihli ve 2018/1429 Esas, 2018/2220 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.