YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5882
KARAR NO : 2022/13201
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı … ve davalı …’den alacaklı olduğunu, borcun ödenmemesi sebebi ile davalı borçlular aleyhine Fethiye 1. İcra Müdürlüğünün 2009/8197 sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, davalı borçluların adına kayıtlı gayrımenkulleri mal kaçırma gayesi ile diğer davalılara devrettiğinin tespit edildiğini beyan ederek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; …’in …’in kayınbiraderi, …’in de …’in hem amcası hem kayınpederi olduğu ve …’ın da …’in kayınçosunun kayınçosu olduğu ve davalılara ait tüm taşınmazların aynı ya da birbirine çok yakın tarihte elden çıkarılmış olması ve davalı … dışındaki diğer davalılar, borçlu davalıların mali durumlarını ve zarar verme kastını bilebilecek durumda olmaları ve tasarrufa konu taşınmazların gerçek bedellerinin altında satışın gerçekleştiği anlaşılmakla davalı …’ya satışı yapılan tasarruflar dışındaki diğer tasarruflar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ancak davaya konu 3006 ada 2 parsel 1 nolu bağımsız bölümün yargılama sırasında dava dışı Finansbank A.Ş.’ye cebri satışla devredildiği ve bu taşınmaz yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı …’a yapılan tasarruflar yönünden yapılan değerlendirmede; davalı … ile diğer davalı …arasında önceye dayalı tanışıklık ya da akrabalık bağı bulunmadığı, davalının, borçlu davalının mali durumunu bilebilecek durumda olduğu tespit edilemediği dinlenen tanık beyanlarından taşınmazların tasarruf amacıyla alındığı kanaatine varılmakla yapılan tasarrufun gerçek satış işlemi olduğu kanaatine varılmakla davalı … yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, İİK’ın 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Bu tür davalar, elinde geçici (İİK.m.105) veya kat’i (İİK.m.143) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olmakla birlikte aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasında ve hatta hükmün Yargıtayca onanmasından (veya bozulmasından) sonra bile sunulma olanağı vardır.
Aciz vesikası, dava şartı olup, hâkim görevi gereği doğrudan gözetmek zorundadır.
Somut olayda, davacı alacaklı tarafından sunulmuş bir aciz belgesi (İİK 143 md) yoktur. Dava dayanağı takip dosyasından İİK’nun 105. maddesinde belirtildiği şekilde yapılmış bir haciz de bulunmamaktadır.
Öte yandan Bankacılık Kanununun Geçici 13. maddesine göre aciz belgesinin aranmama koşulu ancak 26.12.2003 tarihinden önce verilmiş krediler için geçerli olup, takip konusu krediler bu tarihten sonra 05.05.2004- 16.05.2005- 10.10.2005- ve devamı tarihlerinde verildiğinden, davacı alacaklı bankanın aciz belgesi ibraz zorunluluğu bulunmaktadır.
Bu durumda, davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin ve davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 26.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.