Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2022/9189 E. 2023/128 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9189
KARAR NO : 2023/128
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 42. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına ve fer’îlerine karar verilmiştir.
Kararın davacı kadın vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile yeniden esas hakkında kısmen hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı kadın vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı kadın vekili 24.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; 6284 Sayılı Yasa gereği tedbir kararı verilmesine, erkeğin sürekli alkol alıp evine geç saatlerde ve sarhoş geldiğini, kadına ve müşterek çocuklarına şiddet uyguladığını, davalının mutfaktan bıçak alarak gelmesi üzerine kadının ve kızı …’nın evden kaçmak durumunda kalarak abisi …’un evine sığındıklarını, erkeğin sürekli olarak kadına ve müşterek çocuklara tehdit ve hakaret ettiğini, çoğu vakit alkolle eve gelen davalının taşkınlık çıkararak kadını ve müşterek çocukların iç huzurunun yanında bir de can korkusuyla yaşamak zorunda bırakıldıklarını, davalının sadakat yükümlülüğünü ihlal edici davranışlarda bulunduğunu, bu nedenle evliliğin çekilmez hale geldiğini ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’unun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesi gereğince tarafların boşanmalarına, aylık 800,00 TL tedbir nafakasına, boşanmadan sonra yoksulluk nafakası olarak devamına, yılık ÜFE-TÜFE oranında arttırılmasına, 30.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevî tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı erkek süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı erkeğin alkol alışkanlığının bulunduğu, yaklaşık haftanın 5 günü alkol aldığı, bu günlerde davacıya ve müşterek çocuklarına yönelik hakaret ve fiili saldırılarda bulunduğu, tartışma esnasında üzerinde taşıdığı bıçak ile oğluna saldırdığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı taraf asli kusurlu olduğu, kadının adına kayıtlı iki adet mesken, altı adet tarla vasıflı taşınmaz olduğu, erkeğin ise emekli olup adına kayıtlı mal varlığının bulunmadığı, tarafların mevcut gelir ve mal varlıkları dikkate alındığında kadının boşanmakla yoksulluğa düşmeyeceği gerekçesi ile 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca davanın kabulüne, tarafların boşanmalarına, kadının maddi tazminat ve tedbir/ yoksulluk nafaka talebinin reddi ile kadın yararına 10.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı kadın vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminat ve tedbir ile yoksulluk nafakası taleplerinin reddi ile az miktarda hükmedilen manevî tazminata dair kararın maddi hakikate, hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının evlilikten beklediği menfaatlerinin zedelenmesine davalının neden olduğunu, davacının çalışmadığını, geliri olmadığını belirtmiş, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle kusur tespiti, tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi tazminat talebinin reddi, manevî tazminatın miktarının artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinde belirtilen kusurlu davranışların yanı sıra davalı erkeğin, eşini ve çocuklarını tehdit ettiği bu vakıaların da erkeğe kusur olarak yüklenilerek İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesinin kusurlu davranışlar bakımından düzeltilmesi gerektiği, davacının tedbir nafakası ile maddi tazminat talebinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, hükmedilen manevî tazminatın miktarının da az olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) inci alt bendi gereğince istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle kadın yararına aylık 250,00 TL tedbir nafakasına, 20.000,00 TL maddî tazminat ile 15.000,00 TL manevî tazminata ve tazminatlara kararının kesinleştiği tarihten itibaren tazminatlara yasal faiz uygulanmasına, kadının sair istinaf istemlerinin ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı kadın vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı kadın vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; tedbir nafakası ile tazminat miktarlarının azlığı ve yoksulluk nafakası talebinin reddinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bu yönlerden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadın yararına hükmedilen tedbir nafakası ile tazminatların miktarı ile kadın yararına yoksulluk nafakasına hükmedilmesi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Kanun’un 1 inci maddesi, 4 üncü maddesi, 169 uncu maddesi, 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası, 175 inci maddesi. 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 50 nci ve 51 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı kadın vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.