Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/6806 E. 2023/1032 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6806
KARAR NO : 2023/1032
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, mahkumiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2019 tarihli ve 2018/780 Esas, 2019/417 Karar sayılı kararı ile;
a) Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraatine,

b) Sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/2281 Esas, 2020/1665 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk … ve sanık … hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet savcısı, katılanlar vekili ve sanık … müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde;
a) Suça sürüklenen çocuk … hakkında istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine,

b) Sanık … hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … hakkında kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
2. Sanık … hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
3. Suça sürüklenen çocuk … hakkında kasten öldürmeye yardım etme suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru savunmanın varlığına,
2. Kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hüküm kurulurken alt sınırdan cezalandırılma yapılması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü suça sürüklenen çocuk …’in motosikletinin sesinden ve arkadaşlarıyla gürültü yapmasından rahatsız olan maktulün evinin balkonuna çıkarak suça sürüklenen çocuk hakkında

söylendiği, suça sürüklenen çocuk …’in babaannesi olan …’ın maktule hitaben; “Şimdi de çocuğun arkadaşlarına mı sardın?” diye karşılık vermesi üzerine sinirlenen maktulün …..,’a küfür ettiği, babaannesine küfür edilmesine sinirlenerek araya giren …’e, maktulün evinin balkonundan elinde kürek bulunduğu halde inerek saldırdığı, …’ın evin içinde bulunan çocukların dışarı çıkıp olaya karışmasını önlemek için eve doğru yöneldiği, maktulün suça sürüklenen çocuk …’e küfürler edip; “Seni öldüreceğim!” diyerek küreği savurduğu, isabet ettiremediği ve suça sürüklenen çocuğun maktulün sol omzuna yumruk attığı, maktulün de kürekle omzuna iki kez, dizine de bir kez vurduğu, suça sürüklenen çocuğun yere düştüğü, maktulün tekrar vurmak için hamle yaptığı sırada sanık …’nın araya girerek maktulün elindeki küreği aldığı, maktulün başına küreğin sap kısmıyla vurduğu, sanığın bu eylemi nedeniyle maktulün hayatını kaybettiğinin adlî tıp raporundan anlaşılmıştır.

2. Sanık … ve suça sürüklenen çocuk … üzerilerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmişlerdir.

3. Tanık beyanları, 2017/280 rapor numaralı olay yeri inceleme raporu dava dosyasında bulunmaktadır.

4. 1. Adlî Tıp İhtisas Kurulu’nun 19.11.2018 tarihli raporunda: “Maktulün ölümünün künt kafa travmasına bağlı kafa kemik kırığı, beyin kanaması, beyin doku harabiyeti ve gelişen komplikasyonları sonucu meydana geldiği,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamış ise de; sanık … hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince makul oranda alt sınırdan uzaklaşılmıştır ve maktul …’in olayın başlangıcında sanık … ve eşi …’a ağır hakaretlerde bulunması ve inşaat küreği ile sanığın torunu olan mağdur suça sürüklenen çocuk …’i darbetmesi nedeniyle, sanığın yüklenen suçu haksız tahrik altında işlediği kabul edilmiş ve tahrikin ulaştığı boyut dikkate alınarak sanığın cezasından takdiren (1/3) oranında haksız tahrik indirimi yapılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık … Yönünden
Sanık ve maktul arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, olaydan önce yaşanan tartışmanın günlük meselelerden kaynaklanması, suçta kullanılan ve silahtan sayılan küreğin suç mahalline maktul tarafından getirilmiş olması, sanığın olayda küreğin keskin kısmını değil daha az tehlikeli kısmını kullanması, fiiline kendiliğinden son vermiş olması dikkate alındığında sanığın kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suça Sürüklenen Çocuk … Yönünden
Olayda maktulün suça sürüklenen çocuğa kürekle saldırması nedeniyle vücut bütünlüğüne karşı gerçekleşen haksız bir saldırıyı defetmek için maktulün sol omzuna vurduğu, bu anlamda eyleminin maktul tarafından kendisine yöneltilen haksız saldırı ile orantılı olduğunun ve meşru savunma kapsamında olduğunun kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Meşru Savunma
Sanığın maktulün elinden küreği aldıktan sonra da hali hazırda mevcut saldırıyı defetmiş olduğu, kürek ile maktule vurması durumunda ise eyleminin maktule duyduğu öfkeyi gidermeye yönelik olduğu sanık maktulün eşine küfretmesi ve torununa vurması sebebiyle duyduğu sinir ile maktule vurduğunu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Alt Sınırdan Cezalandırma Yapılması
Sanık … hakkında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ve sanığın kasta dayalı kusurunun yoğunluğu gözetilerek 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi gereğince makul oranda alt sınırdan uzaklaşılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerla … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 26.06.2020 tarihli ve 2019/2281 Esas, 2020/1665 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.