Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15919 E. 2023/320 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15919
KARAR NO : 2023/320
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık

Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan CMUK’un 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan CMK’nın 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, CMUK’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2015 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuğun, hırsızlık suçunu işlediğinden bahisle TCK’nın 142/1-e ve 31/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/925 Esas, 2016/570 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan, TCK’nın 142/1-e, 31/2 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 142, 00 TL yargılama giderinin (4 adet tebligat gideri olan 42,00 TL ile Adli Tıp rapor ücreti olan 100,00 TL) suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 04.03.2021 tarihli onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz dilekçesinde özetle; suça sürüklenen çocuk hakkında beraat yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk derece mahkemesince; tanıklar … ve …’in soruşturma aşamasında alınan beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, suça sürüklenen çocuğun olay günü şikâyetçiye ait park halindeki motosikleti çaldığı kabulüyle atılı suçtan mahkûmiyet kararı verildiği tespit edilmiştir.
2. … Mahallesi, … Sokak’ta ikamet eden şikâyetçi …, ikametinin önüne park ettiği … plakalı 4.650,00 TL değerindeki motosikletinin çalınması nedeniyle şikayetçi olmuştur.
3. Tanık … soruşturma aşamasında alınan beyanında; 27.10.2015 günü saat 11.00 sıralarında … Mahallesi … Okulunun yanında parkta bulunduğu esnada, iki kişinin park halindeki motosikletin yan tarağının kırıp motosikletle uzaklaştıklarını gördüğünü, motosikleti şikâyetçi olan amcasının oğlu tarafından kullanılan motosiklete benzettiğini, amcası ile görüştüğünde motosikletinin çalınmış olduğunu öğrendiğini belirtmiştir.
4. 29.10.2015 tarihli tutanağa göre; 29.10.2015 günü saat 16.30 sıralarında tanıklar … ve …’in yanında çalışır vaziyette park halinde duran plakasız ve şase kısmı kırılmış motosikletin, şikâyetçinin tarihten 2 gün önce çalınan motosikleti olduğu anlaşılmış; tanıklar … ve … soruşturma aşamasında alınan beyanlarında; 27.10.2015 günü mahalleden tanıdıkları suça sürüklenen çocuk …’ın, kullandığı motosikleti kendilerine ruhsatsız olarak 300 TL karşılığında sattığını ifade etmişler; suça sürüklenen çocuğu kendilerine gösterilen sistem kayıtlarındaki resim üzerinden teşhis etmişlerdir.
6. Tanık …’in, suça sürüklenen çocuğun, olay günü suça konu motosikletin yanında gördüğü kişilerden biri olduğunu kesin olarak teşhis ettiğine dair 27.11.2015 tarihli fotoğraf teşhis tutanağı dosyada mevcuttur.
7. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda, tanık …’in uzaktan akrabası olması, tanık …’in de onun arkadaşı olması nedeniyle tanıdığını ve tanık … ile aralarında motosiklet tamiri nedeniyle husumet bulunduğunu savunarak üzerine atılı suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikâyetçinin beyanı, tanıklar … ve …’in birbiri ile uyumlu anlatımları, dosya içerisindeki olay tutanağı içeriği, tanık …’in olay gününe ilişkin ifadesi ve fotoğraf teşhis tutanağı içeriği bir bütün olarak dikkate alındığında; suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış; yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının tespitine yönelik zorunlu kamu masrafı niteliğinde olan Adli Tıp rapor ücretinin (100,00 TL), suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilerek Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3. maddesi ile Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Çocuk Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2015/925 Esas, 2016/570 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki yargılama giderlerine ilişkin paragraftan “142,00 TL” ibaresi çıkarılarak yerine “4 adet tebligat gideri 42,00 TL” ibaresi eklenmek suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.