YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/8868
KARAR NO : 2006/9225
KARAR TARİHİ : 16.11.2006
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçelerinde müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirme istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dava dilekçesinde davalının onaylı mimari projeye ve imar mevzuatına aykırı olarak anayapının dış görünüm bütünlüğünü bozacak biçimde değişiklikler yaptığı ve kendi bağımsız bölümü içinde kalorifer peteklerinin yerini değiştirdiği, petek sayısını arttırdığı ve elektrik tesisatında değişiklikler yaptığı ileri sürülerek projeye aykırı bu değişikliklerin eski hale getirilmesi istenilmiş, davayı … Apartmanını temsilen yönetici … açmıştır.
Dosyada toplanan bilgi ve belgelerden özellikle dairenin geri çevirme kararı üzerine alınan davacı vekilinin yazılı beyanından kat irtifaklı anataşınmazda yönetim adına davayı açan ve bu konuda avukata vekaletname veren yönetici …’ın bağımsız bölüm maliki olmadığı anlaşılmaktadır. Kat Mülkiyeti Yasası hükümlerine ve Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarına göre anataşınmazda ve bu bağlamda anayapıda projeye aykırılkların eski hale getirilmesi isteği ile dava açma hak ve yetkisi doğrudan kat maliklerine tanınmış olup böyle bir davanın kat maliklerince doğrudan veya onların bu konuda yetkilendireceği yönetici (veya yönetim kurulu) tarafından açılması gerekir. Somut olayda davacı ve apartman yönetimine kat malikleri kurulunca bu davanın açılması için davadan önce veya sonrasında herhangi bir yetki verilmediği gibi yönetici olarak avukata vekalet veren davacının da anataşınmazda kat maliki olmadığı, buna göre dava açma
konusunda husumet ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddi yerine, davaya bakılarak uyuşmazlığın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile şimdilik diğer yönleri incelenmeksizin hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.11.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.