YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/9879
KARAR NO : 2023/574
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Davacı hakkında dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacının 12.05.2015 tarihli dava dilekçesinde özetle; … İli Gemlik İlçesinde asteğmen olarak görev yaptığı dönemde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 18.08.2008 tarihinde tutuklandığını, 26.01.2009 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan yargılama sonucunda beraat ettiğini, haksız tutuklama nedeniyle 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ıslah ile tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.07.2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı hakkında açılan başkaca dosya bulunup bulunmadığının araştırılaması gerektiğini, davanın kanunda belirlenen sürede açılıp açılmadığının araştırılması gerektiğini, talep edilen tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, söz konusu tazminatın devletin objektif sorumluluğunun kaynaklanan tazminat olduğunu, bu nedenle yargı makamlarının kusurunun bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini öne sürmüştür.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararı ile; tazminatın kısmen kabulü ile 3.283,84 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.01.2016 tarihli ve 2015/188 Esas, 2016/18 Karar sayılı kararının davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 14.03.2022 tarihli ve 2020/11136 Esas, 2022/1885 Karar sayılı kararı ile; dosya kapsamı ve davacının UYAP sisteminden alınan SGK hizmet dökümü incelendiğinde, tutuklandığı dönemde Kara Kuvvetleri Komutanlığında yedek subay olan davacının 4/C’li olarak en son 2008/Kasım ayında çalıştığı görülmekle; ilgili kuruma müzekkere yazılarak davacının bu tarihten sonra da bu kurumda 4/C’li olarak çalışıp çalışmadığı, çalıştığının tespiti halinde maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, çalışmadığının tespiti halinde ise 2008/Kasım ayından tahliye olduğu 26.01.2009 tarihi arasında net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplanarak maddi zararın belirlenmesi gerektiğinden bahisle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararı ile bozma ilamına uyularak tazminatın kısmen kabulü ile 725,30 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 14.12.2022 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
5271 sayılı kanun 141 maddesi ve devamına göre açılan davanın reddi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın fazla olduğuna, ilişkindir.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahrum kaldığı maaş farkının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmediğine, maddi zarar tutarı askerlik döneminde almış olduğunu askerlik maaşı üzerinden hesaplandığı ancak terfi edemediğine, terfi edememesinden dolayı eksik maddi tazminat belirlediğine, davacının ayrıca eczacı olması nedeniyle emsal eczacı maaşları tespit edilerek maddi tazminat belirlenmesi gerektiğine, maddi tazminata ceza davasında ödediği vekalet ücreti, ceza evi masrafları, yol masraflarının da dahil edilmesi gerektiğine ve manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/269 Esas – 2011/167 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 18.08.2008 – 26.01.2009 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.12.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, tutuklu kaldığı sürelerin mahsup edilmediği, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Personel Başkanlığının yazısına göre davacının 01.12.2008 tarihinden sonra 4/C’li olarak çalıştığına dair belge bulunmadığını, bu tarihten sonra da davacının terhis olduğu, davacıya ait Sosyal Güvenlik Kurumu raporuna göre en son 15.11.2008-15.12.2008 tarihleri arasında maaşının ödendiği, 15.12.2008 tarihi ile tahliye olduğu 26.01.2009 tarihleri arasında kalan süreler bakımından net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılarak ve bozma ilamına da uyulduğu belirlenerek, 725,30 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/269 Esas – 2011/167 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 18.08.2008 – 26.01.2009 tarihleri arasında 161 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 25.12.2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
A.Davalı vekilinin temyiz istemi;
1.Tazminat talebinin esasını oluşturan … Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/269 Esas – 2011/167 Karar sayılı ceza dava dosyasında tutuklu kalan ve yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedilen davacının 5271 sayılı Kanunun 141 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi gereğince tazminata hak kazandığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2.Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği ve tutuklandığı dönemde asteğmen olan davacının terhis olduğu tarihe kadar dönemi bakımından maaşının tam ödendiği, bu tarihten tahliye olduğu tarihe kadar dönemde davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
B.Davacı vekilinin temyiz istemi;
1.Maddi tazminat talebi yönünden;
Tutuklandığı dönemde Kara Kuvvetleri Komutanlığında yedek subay olan davacının 4/C’li olarak en son 2008/Kasım ayında çalıştığı görülmekle; bu döneme kadar maaşından kaynaklı maddi zararlarının ödenmesi hususunda idari mercilere başvurması gerektiği, 2008/Kasım ayından tahliye olduğu 26.01.2009 tarihi arasında davacı lehine net asgari ücret üzerinden hesaplanan maddi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, davacının cezaevi harcamalarının, yol masraflarının 5271 sayılı Kanun ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında hüküm altına alınamayacağından maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.
2.Manevi tazminat talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün açıklanan nedenle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2022 tarihli ve 2022/219 Esas, 2022/339 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebeplerinin incelenmesi neticesinde herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.