Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/4461 E. 2022/6204 K. 22.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4461
KARAR NO : 2022/6204
KARAR TARİHİ : 22.09.2022

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16.03.2021 tarih ve 2020/342 E. – 2021/114 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkiline olan borcuna karşılık yasal hamili bulunduğu keşidecisi ve borçlusu dava dışı kardeşi … olan 15.02.2008 vadeli 150.000 USD bedelli senedi ciro ederek davacıya verdiğini, gününde ödenmeyen senedin protesto edilmeden takibe konulduğunu, davalının itirazı üzerine takibin iptal edildiğini, borcu doğuran senedin geçerliliğini koruduğunu ve borcun ortadan kalkmadığını ileri sürerek, senet bedeli olan 150.000 USD’nin vade tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de davaya konu bononun düzenlenmesine neden olan taraflar arasındaki temel ilişkinin davalının müvekkili adına vekaleten üçüncü kişilere yaptığı taşınmaz satış işlemi olduğunu iddia etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, protesto işleminin yapılmamış olması dava konusu bononun kambiyo senedi vasfı ile işlem görmesini engeller ise de, taraflar arasında imzası inkar edilmemiş belge niteliği olduğundan tarafları bağlayacağı, fiilen söz konusu bonoyu imza ederek ciro edenin davalı olduğu, taraflar arasında dava dışı Neo Şirketine davacının 4 parça yerinin davalıya 18.08.2005 tarihinde verilen vekaletname ile satıldığı, Neo Şirketi’nin dava konusu taşınmaza ilişkin olarak 11.08.2005 tarihi itibari ile 594.000.- TL’nın davacının hesabına 19.08.2005 tarihinde satışın yapılmasından önce gönderdiği, ancak tapudaki satış işleminin daha sonra toplam 590.000.- TL üzerinden yapıldığı, bononun düzenlendiği tarihin ise 10.01.2008 olup söz konusu satış işleminden çok daha sonra olduğu, buna göre taraflar arasında hukuki ilişkinin 2005 yılında tapudaki satış işlemi ile sonlanmadığı, taraflar arasında sonradan bononun ciro edilmesini gerektirecek bakiye bir alacağın bulunduğunun ve bononun tanzim tarihine kadar bu bakiye alacağın ödenmediğinin kabulü gerektiği, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin 2005 yılında Neo Şirketi’nin satıştan önce yaptığı ödeme ile sonlanmış olsaydı davacının vekili olarak hareket eden davalının söz konusu bonoyu davacıya ciro etmemesi gerektiği, bononun içeriğinde nakden yazılı olup söz konusu bakiye borcun para olduğu dolayısıyla takibe konu bononun gerçekte taraflar arasında sonlanmayan vekalete dayalı 4 adet taşınmaz bedelinin bakiye alacağına ilişkin olarak davacıya verildiği ve borcun ödenmediği zamanaşımının da cereyan etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11.873,13 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.