YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7713
KARAR NO : 2023/867
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, davalı vekilinin yokluğunda verilen kararın ve temyiz dilekçesinin tebliği üzerinde 21.06.2022 tarihinde verdiği dilekçesinde hükme ilişkin temyiz sebeplerini bildirerek katılma yolu temyiz isteminde bulunduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 22.09.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçlaması ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma kapsamında 30.09.2016 tarihinde gözaltına alındığını, 05.10.2016 tarihinde tutuklandığını, 13.02.2017 tarihinde tahliye edildiğini, yapılan soruşturma neticesinde … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18593 soruşturma sayısı ile hakkında Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verildiğini, müvekkilinin … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ve Uysal İnşaat Limited Şirketi’nin ortağı ve sahibi olduğunu, tutukluluk kararı verilmesi ile birlikte şahsı ile ortağı ve sahibi olduğu şirketlerin tüm malvarlığına, banka hesaplarına, kamudan alacağı hak edişlerine tedbir konulduğunu, el koyma kararları verildiğini, … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde faaliyet gösteren Uysal Yapı Market, Uysal Mobilya, Uysal Pvc, Uysal Elektrik ve Uysal Demir Doğrama isimli işyerleri faaliyetlerinin durdurulduğunu,
Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin … ilçesi Karayılan Mahallesi 1187 parsel sayılı taşınmazı mobilya, plastik ve demir doğrama imalat işlerinde kullanılmak üzere … Milli … Müdürlüğünden 5 yıllığına kiralayarak taşınmazı teslim aldığını, tutuklama sebebiyle ceza soruşturmasının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi nedeniyle … Kaymakamlığı Milli … Müdürlüğünün 16.02.2017 tarih, 35624441-/31070102748/1264 sayılı yazısı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin taşınmaza 2.435.000,00 TL masraf yaptığını,
Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin Emniyet Genel Müdürlüğü ile Yerköy Polis Merkezi Amirliği Hizmet Binası İnşaatı işi için 28.07.2015 tarihinde 2015/86687 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, inşaatın durmasının nedeninin müvekkilinin tutuklanması olduğunu, Emniyet Genel Müdürlüğünün sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin FETÖ / PDY terör örgütü üyeliği iddiasının gösterildiğini, feshe ilişkin olarak kanunda gösterilen sürelere ilişkin tebliğlerin de yapılmadığını, sözleşmenin feshi ile birlikte 412.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedildiğini, fesih sırasında inşaatın %90 seviyesinde olduğunu ve müvekkilinin 1.250.000,00 TL alacağının bulunduğunu, 350.000,00 TL kadar masrafla bitecek inşaatın bitmemesi ve sözleşmenin feshiyle teminat mektubunun irat kaydedilmiş olması sebebiyle müvekkilinin 1.662.000,00 TL zararı olduğunu, müvekkilinin idareden doğan alacaklarının ödenmemesi için idarece müvekkiline hukuka aykırı cezaların kesildiğini ve bunların müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini, cezaların tebliğ de edilmediğini,
Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile … Ortaokulu yapılması işi için 09.10.2015 tarihinde 2015/103858 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, tutuklama sebebiyle inşaatın durduğunu, … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 22.03.2017 tarih, 99643061-000-E.11905 sayılı yazısı ile işin tasfiye edildiğine dair karar aldığını, bu karar öncesinde müvekkiline herhangi bir tebligatın yapılmadığını, 206.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedildiğini, sözleşme feshedildiğinde inşaatın %95 seviyesine geldiğini, müvekkilinin alacağının 1.200.000,00 TL olduğunu, 200.000,00 TL kadar harcamayla işin bitebilecekken fesih sebebiyle müvekkilinin 1.406.000,00 TL zararı olduğunu,
Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile … 300 Kişilik Pansiyon ve Spor Salonu yapılması işi için sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, inşaatın durmasının nedeninin müvekkilinin haksız yere tutuklanması olduğunu, işin devamıyla ilgili müvekkiline tebligat yapılmadığını, idarenin 22.03.2017 tarihli yazısı ile tasfiye kararı alındığını, 294.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun irat kaydedildiğini, müvekkilinin 1.000.000,00 TL alacağı ile ile birlikte toplam 1.294.000,00 TL zararı olduğunu,
Müvekkilinin ve şirketlerinin, tutuklanmadan önce Odeabank, Türkiye Finans Katılım Bankası, Anadolu Bank, Vakıflar Bankası, Burgan Bank, Yapı Kredi Bankası, Yapı Kredi Leasing ve Volkswagen Doğuş Finansman’dan krediler kullandığını, haksız tutuklama sebebiyle bu kredilerin ödenmediğini ve müvekkilinin temerrüde düştüğünü, banka hesaplarının tamamına bloke konulduğunu, yasal takibe geçildiğini, icra takiplerinde işleyen temerrüt ve tüm yasal faizleri, harç ve icra masrafları hariç olmak üzere ödenemeyen toplam kredi borcun 14.137.758,07 TL olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle 4.000.000,00 TL fazladan ödeme yapıldığını, müvekkilinin ve şirketlerinin tutuklanmadan önce muaccel hale gelmiş hiçbir vergi borcunun bulunmadığını, tutuklama sebebiyle Uysal İnşaat Limited Şirketi’nin 18.383,34 TL prim borcunun oluştuğunu, … İnş. Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 1.218.869,37 TL prim borcu oluştuğunu, haksız tutuklama nedeniyle müvekkilinin ve şirketlerinin SGK’ya toplam 1.237.252,71 TL prim borcu olduğunu, haksız tutuklama sonrası müvekkili ve şirketleri hakkında … İcra Dairesinin 2017/2958, 2017/2959, … İcra Dairesinin 2017/19751, Müştekisinin … İhsan NART, sanığının … olduğu … 3. İcra Ceza Mahkemesinin 2017/446 E sayılı dosyası, … 9. İcra Dairesinin 2017/3986, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/180, … İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/179 … İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/130, … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/55, … 11. İcra Dairesinin 2017/3292, … İcra Dairesinin 2017/7233, … İcra Dairesinin 2017/5662, … İcra Ceza Mahkemesinin 2017/105 E, … 8. İcra Dairesinin 2017/1253, 2017/1254 esas sayılı dosyası, … 28. İcra Dairesinin 2017/1782, … 36. İcra Dairesinin 2017/2596, … İcra Dairesinin 2016/11753, … İcra Dairesinin 2016/11750, … İcra Ceza Mahkemesinin 2016/1046, … İcra Dairesinin 2016/94357, … İcra Dairesinin 2016/103748E … İcra Dairesinin 2016/104894 … İcra Dairesinin 2016/94355, … İcra Dairesinin 2016/100294, … İcra Dairesinin 2016/94356, … 25. İcra Dairesinin 2016/37117, … İcra Dairesinin 2016/113248, … 1. İcra Dairesinin 2016/15529, … İcra Dairesinin 2016/113037, … İcra Dairesinin 2016/113064, … 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2016/446, … 10. İcra Dairesinin 2016/5857 E, … İcra Dairesinin 2016/109184, 2016/109181, … İcra Dairesinin 2016/108897, … 13. Hukuk Dairesinin 2016 /1258 sayılı icra dosyaları ve davalarının açıldığını, bu dosyalar sebebiyle 1.500.00,00 TL ödenmek zorunda kalınacağını,
Müvekkilinin haksız tutuklanmasının ardından bankalar tarafından ihtar çekilerek 24 saatte riskin kapatılmasının istenildiğini, ticari ticari faaliyetinin durması nedeniyle geliri kalmadığından banka kredileri ödeyemediğini, bankalar tarafından icra takipleri başlatıldığını, malvarlığının icra kanalıyla ederinin çok altında satılmasını önlemek için bankalarla anlaşarak taşınmazlarını piyasa değerinin oldukça altına bankalara devrettiklerini, bu kapsamda: – Vakıflar Bankası ile yapılan anlaşma gereğince … ilçesi Bitişik Mahallesi 1690 Parsel 2 nolu bağımsız bölümü 342.000,00TL’ye devrettiklerini, taşınmazın piyasa değerinin 478.800,00TL olduğunu, – Bitişik Mahallesi 1690 Parsel 3 nolu bağımsız bölümü 648.000,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 907.200,00 TL olduğunu, – Bitişik Mahallesi 1711 Parsel 19 nolu bağımsız bölümü 180.000,00 TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 252.000 TL olduğunu, – Bitişik Mahallesi 1711 Parsel 20 nolu bağımsız bölümü 202.500,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 283.500TL olduğunu, Bitişik Mahallesi 1711 Parsel 21 nolu bağımsız bölümü 202.500,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 283.500 TL olduğunu, Bitişik Mahallesi 1711 Parsel 22 nolu bağımsız bölümü 202.500,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 283.500 TL olduğunu, – … ilçesi, Kavaklıoluk Mahallesi, Zindan Mevkii 2210 Parsel 1 nolu bağımsız bölümü 855.000,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 1.197.000TL olduğunu, – Kavaklıoluk Mahallesi 2239 Parsel 21 nolu bağımsız bölümü 252.000,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 252.000TL olduğunu, – Kavaklıoluk Mahallesi 2239 Parsel 22 nolu bağımsız bölümü 180.000TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 252.000,00TL olduğunu, – Kavaklıoluk Mahallesi 2239 Parsel 8 nolu bağımsız bölümü 135.000,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 189.000 TL olduğunu, – Kavaklıoluk Mahallesi, Zindan Mevkii 2241 Parsel 23 nolu bağımsız bölümü 211.500,00 TL’ye devrettiklerini piyasa değerinin 296.100,00 TL olduğunu, T. … Bankası A.Ş. ile yapılan anlaşma gereğince … ilçesi, Bitişik Mahallesi 1704 Parsel 3 nolu bağımsız bölümü 825.000,00TL’ye devrettiklerini, piyasa değerinin 1.155.000,00 TL olduğunu, belirterek yapılmak zorunda olan anlaşma gereği bankalara devredilen taşınmazların toplam piyasa değerinin 5.829.600,00 TL olmasına rağmen 4.164.000,00 TL’ye bankalara devredildiğini, bu sebeple 1.665.600,00 TL zararlarının olduğunu;
Tutuklama öncesi son dört yılda taahhüt işlerinden 2013 yılında 3.569.108,31 TL, 2014 yılında 8.378.638,81 TL, 2015 yılında 39.031.694,02 TL ve 2016 yılında 63.220.221,08 TL hak ediş tutarına ulaşıldığını, ihalelere giriş yasağı konulduğunu, bilançolara göre 2017 yılında 80.000,00 TL hak ediş tutarı hedeflendiğini, bu hedefin bilançolara göre gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu, hak ediş tutarına göre kar oranın %30 olabileceğini, tutuklanmadan önce alınan tüm taahhüt işlerini tamamladığını, İhale yasaklısı olunması sebebiyle 24.000.000,00 TL kardan mahrum kalındığını, tutuklamadan önce Pak Pen, … Seramik ve Polisan Boya bayisi olan müvekkilinin tutuklama sebebiyle yeteri kadar satış yapamamış olması sebebiyle bayilik sözleşmelerinin feshedildiğini, müvekkilinin mobilya, pvc üretimiyle ilgili tesis kuruluşu için tüm hazırlıkları yaptığını, tutuklama sebebiyle tamamlanamadığını, yukarıda belirtilen taşınmazın kira sözleşmesinin feshi sebebiyle bu tesisin yapılmadığını, taahhüt işlerinde kullanılacağı malzemeleri bu tesisten elde ederek üretim maliyetlerini azaltacağını ve aynı zamanda 2015 yılında 22.859.123,21 TL olan şirket cirosunu ikiye katlayacağını, bu miktarın da maddi zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini,
Haksız tutuklama nedeniyle bayilik iptali, tesisin faaliyete girmemesi nedeniyle şirketlerinin ve kendisinin ciro kaybı toplamı zararı 24.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin ve şirketlerinin tutuklama nedeniyle ihale yasaklısı olması sebebiyle mahrum kalınan kârla şirketlerinin ciro kaybı nedeni ile zararlarının toplam miktarının 48.000.000,00 TL olduğunu, 2013-2014-2015-2016 yıllarına ait ticari defterlerinin celp edilerek incelenmesini talep ettiğini, haksız muhakeme tedbirleri sebebiyle çeşitli sebeplerle manevi zararlarının ortaya çıktığını bu sebeple 15.000.000,00 TL manevi tazminat ve 67.769.852,71 TL maddi tazminatın göz altı tarihi olan 30.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı hazineden alınarak tarafına verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 05.02.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2021 tarihli ve 2017/212 Esas, 2021/339 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/2683 Esas, 2022/1960 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 6100 sayılı Kanun’un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.09.2022 tarihli, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın süresinde açılmadığına,
2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna,
3.Reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekâlet ücreti ödenmesi gerektiğine,
ilişkindir.
B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davacıya ait şirketlerin zarara uğradığına,
2.Tutuklama sebebiyle davacının borçlarını ödeyemediğine ve aleyhe icra takiplerinin başlatıldığına,
3.Davacının Milli … Müdürlüğünden kiralanan taşınmaz ile ilgili kira sözleşmesinin feshedilmesi dolayısıyla maddi zararın karşılanması gerektiğine,
4.Davacının Emniyet Genel Müdürlüğü ile hizmet binası inşaatı için anlaştığı ve sözleşmenin tek taraflı feshedilmesi dolayısıyla maddi zararın karşılanması gerektiğine,
5.Davacının sahibi olduğu şirket ile … Valiliği arasında okul yapılması için sözleşme imzalandığı, inşaatın durması nedeniyle … Valiliğince tasfiye işlemlerinin yapılması sebebiyle oluşan maddi zararın karşılanması gerektiğine,
6.Davacının sahibi olduğu şirket ile … Valiliği arasında pansiyon ve spor salonu yapılması için sözleşme imzalandığı, inşaatın durması nedeniyle … Valiliğince tasfiye işlemlerinin yapılması sebebiyle oluşan maddi zararın karşılanması gerektiğine,
7.Davacının sahibi olduğu şirket ile … Valiliği arasında Hükümet Konağı ve Kaymakam Evi yapılması için sözleşme imzalandığı, inşaatın durması nedeniyle … Valiliğince tasfiye işlemlerinin yapılması sebebiyle oluşan maddi zararın karşılanması gerektiğine,
8.Davacının ödenemeyen kredilerine ilişkin maddi zararların karşılanması gerektiğine,
9.Davacının tutuklanması sebebiyle şirketlerinin SGK prim borçlarını ödeyememesi sebebiyle oluşan zararın giderilmesi gerektiğine,
10.Davacının taahhüt işlerinden dolayı hakediş tutarlarının maddi tazminat kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine,
11.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,
ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
… Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18593 soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde, silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği iddiasıyla davacı hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma dosyası kapsamında davacının 30.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, … Sulh Ceza Hakimliğinin 05.10.2016 tarih ve 2016/626 sorgu sayılı kararı ile tutuklandığı, soruşturma sırasında … 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.02.2017 tarih ve 2017/480 Değişik … sayılı kararı ile tahliyesine karar verildiği, 05.06.2017 tarihinde davacı hakkında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği, bu kararın 29.06.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin davacıya veya vekiline tebliğ edilmediği, … T tipi cezaevi müdürlüğünün 06.03.2018 tarihli cevabi yazısına göre davacı hakkındaki tutuklama müzekkeresinin 05.10.2016-13.02.2017 tarihleri arasında infaz edildiğinin bildirildiği, bu haliyle davacının 1 yıllık yasal süre içerisinde … bu davasını açmış olduğu, davacının adresinin …/… olması nedeniyle mahkemenin yetkili ve görevli olduğu tespit edilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde; “müvekkilinin … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ve Uysal İnşaat Limited Şirketi’nin ortağı ve sahibi olduğunu, tutukluluk kararı verilmesi ile birlikte şahsı ile ortağı ve sahibi olduğu şirketlerin tüm malvarlığına, banka hesaplarına, kamudan alacağı hak edişlerine tedbir konulduğunu, el koyma kararları verildiğini, … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti. bünyesinde faaliyet gösteren Uysal Yapı Market, Uysal Mobilya, Uysal Pvc, Uysal Elektrik ve Uysal Demir Doğrama isimli işyerleri faaliyetlerinin durdurulduğunu” iddia etmiş ise de Ticaret Sicil Müdürlüğünün cevabi yazıları ve ekleri dikkate alındığında, anılan şirketler hakkında faaliyetten men kararı verilmediği, ticaret sicilinde aktif durumda oldukları, ancak … İnşaat Müteahhitlik Sanayi ve Ticaret Limited şirketi hakkında … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/488 esas sayılı 06.10.2016 tarihli kararı ile iflasın ertelenmesi talebinin bulunduğunun bildirildiği, dolayısıyla bahse konu şirket hakkında tutuklama tarihinden önce iflas işlemlerinin başlatıldığı, dolayısıyla anılan şirketlerin faaliyetlerinin aksaması ile soruşturma ve tutuklama arasında illiyet bağının bulunduğuna ilişkin somut herhangi bir delil ve emare bulunmadığından bu hususa ilişkin talepler reddedilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde; “müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin … ilçesi Karayılan Mahallesi 1187 parsel sayılı taşınmazı mobilya, plastik ve demir doğrama imalat işlerinde kullanılmak üzere … Milli … Müdürlüğünden 5 yıllığına kiralayarak taşınmazı teslim aldığını, tutuklama sebebiyle ceza soruşturmasının milli güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen yapı, oluşum veya gruplara ya da terör örgütlerine üyeliği veya iltisakı ya da bunlarla irtibatının değerlendirilmesi nedeniyle … Kaymakamlığı Milli … Müdürlüğünün 16.02.2017 tarih, 35624441-/31070102748/1264 sayılı yazısı ile tek taraflı olarak feshedildiğini, müvekkilinin taşınmaza 2.435.000,00TL masraf yaptığını, müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin Emniyet Genel Müdürlüğü ile Yerköy Polis Merkezi Amirliği Hizmet Binası İnşaatı işi için 28.07.2015 tarihinde 2015/86687 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, inşaatın durmasının nedeninin müvekkilinin tutuklanması olduğunu, Emniyet Genel Müdürlüğünün sözleşmeyi tek taraflı fesih ettiğini, fesih gerekçesi olarak müvekkilinin FETÖ / PDY terör örgütü üyeliği iddiasının gösterildiğini, feshe ilişkin olarak kanunda gösterilen sürelere ilişkin tebliğlerin de yapılmadığını, sözleşmenin feshi ile birlikte 412.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedildiğini, fesih sırasında inşaatın %90 seviyesinde olduğunu ve müvekkilinin 1.250.000,00TL alacağının bulunduğunu, 350.000,00 TL kadar masrafla bitecek inşaatın bitmemesi ve sözleşmenin feshiyle teminat mektubunun irat kaydedilmiş olması sebebiyle müvekkilinin 1.662.000,00 TL zararı olduğunu, müvekkilinin idareden doğan alacaklarının ödenmemesi için idarece müvekkilline hukuka aykırı cezaların kesildiğini ve bunların müvekkilinin alacağından mahsup edildiğini, cezaların tebliğ de edilmediğini, Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile … Ortaokulu yapılması işi için 09.10.2015 tarihinde 2015/103858 ihale kayıt numarası ile sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, tutuklama sebebiyle inşaatın durduğunu, … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 22.03.2017 tarih, 99643061-000-E.11905 sayılı yazısı ile işin tasfiye edildiğine dair karar aldığını, bu karar öncesinde müvekkiline herhangi bir tebligatın yapılmadığını, 206.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun hazineye irat kaydedildiğini, sözleşme feshedildiğinde inşaatın %95 seviyesine geldiğini, müvekkilinin alacağının 1.200.000,00TL olduğunu, 200.000,00TL kadar harcamayla işin bitebilecekken fesih sebebiyle müvekkilinin 1.406.000,00 TL zararı olduğunu, Müvekkilinin sahibi olduğu … İnşaat Müt.San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı ile … 300 Kişilik Pansiyon ve Spor Salonu yapılması işi için sözleşme imzaladığını, yapım işi devam ederken müvekkilinin tutuklandığını, inşaatın durmasının nedeninin müvekkilinin haksız yere tutuklanması olduğunu, işin devamıyla ilgili müvekkiline tebligat yapılmadığını, idarenin 22.03.2017 tarihli yazısı ile tasfiye kararı alındığını, 294.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunun irat kaydedildiğini, müvekkilinin 1.000.000,00 TL alacağı ile ile birlikte toplam 1.294.000,00 TL zararı olduğunu…” beyanla bu zararların maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğini savunmuş ise de, mevcut ihalelerin feshi konusunda davacının İdare mahkemesi ve hukuk mahkemelerine müracaat etmesi gerektiği, bu hususun haksız tutuklama nedeniyle maddi tazminat davasının konusu edilemeyeceği gibi, ticaret erbabı olan davacının, faaliyetleri devam eden şirket veya şirketlerinin faaliyetlerini yürütmesi amacıyla şirkete sorumlu müdür atayabileceği veya vekalet vermek suretiyle üçüncü kişiler vasıtasıyla şirket işlemlerini takip edebileceği, bu hususta tutuklanmasının herhangi bir yasal engel teşkil etmediği hususlarını bilmesi gerektiği, Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir … adamı gibi hareket etmesi gerektiğinin Türk Ticaret Kanununda yer aldığı, dolayısıyla davacının almış olduğu ihaleleri tamamlamaması veya başka sebeplerle verilmiş ihalelerin fesh edilmesi hususları illiyet bağı olmadığından CMK 141 vd maddeleri kapsamında tazminata konu edilemeyeceği anlaşılmış, davacı vekilinin bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde, “müvekkilinin ve şirketlerinin, tutuklanmadan önce Odeabank, Türkiye Finans Katılım Bankası, Anadolu Bank, Vakıflar Bankası, Burgan Bank, Yapı Kredi Bankası, Yapı Kredi Leasing ve Volkswagen Doğuş Finansman’dan krediler kullandığını, haksız tutuklama sebebiyle bu kredilerin ödenmediğini ve müvekkilinin temerrüde düştüğünü, banka hesaplarının tamamına bloke konulduğunu, yasal takibe geçildiğini, icra takiplerinde işleyen temerrüt ve tüm yasal faizleri, harç ve icra masrafları hariç olmak üzere ödenemeyen toplam kredi borcun 14.137.758,07 TL olduğunu, haksız tutuklama nedeniyle 4.000.000,00 TL fazladan ödeme yapıldığını, Müvekkilinin ve şirketlerinin tutuklanmadan önce muaccel hale gelmiş hiçbir vergi borcunun bulunmadığını, tutuklama sebebiyle Uysal İnşaat Limited Şirketi’nin 18.383,34 TL prim borcunun oluştuğunu, … İnş. Müt. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 1.218.869,37 TL prim borcu oluştuğunu, Haksız tutuklama nedeniyle müvekkilinin ve şirketlerinin SGK’ya toplam 1.237.252,71 TL prim borcu olduğunu, Haksız tutuklama öncesinde müvekkilinin ve şirketlerinin hiçbir icra takip dosyasının bulunmadığını, bu hususun haksız tutuklamadan kaynaklı zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini” iddia etmiştir. Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir … adamı gibi hareket etmesi gerekir (Türk Ticaret Kanununun 18/2. maddesi). Basiretli bir … adamı gibi hareket etme yükümlülüğü, objektif bir özen ölçüsünü içerir. Buna göre tacirin ticari işletme faaliyetlerinde, aynı ticaret dalına giren, “tedbirli ve öngörülü bir tacirden” beklenmesi gereken özeni göstermesi aranır. Dolayısıyla tacirin ticari faaliyetlerinde, kendi kişisel yeteneğine ve bilgisine göre belirlenen sübjektif bir özen göstermesi yetmez. Tacir, ticari işletmesiyle ilgili her türlü faaliyetinde basiretli bir … adamı gibi hareket etmek durumundadır. Bu yükümlülüğe aykırı hareket ederse, doğan zararlardan somut olaydaki hukuki ilişkinin niteliğine göre sorumlu tutulur. Bu hukuki ilişki bir sözleşme olabileceği gibi, kanundan doğan bir borcun yerine getirilmesi de olabilir. Davacının basiretli bir … adamı olarak hareket etme yükümlülüğünü ihlal etmesinin, tutuklamadan kaynaklandığına dair somut bir delil bulunmadığı, zira tutuklu olan davacının cezaevinde iken dahi kendi adına kayıtlı işyerine sorumlu müdür ataması yapabileceği gibi vekalet vermek suretiyle üçüncü kişi vasıtasıyla söz konusu işletmelerin tüm faaliyetlerini kontrol altında tutabileceği, bu hususun basiretli bir … adamının yükümlülüğü olduğu nazarı dikkate alındığında, şirketin banka borçlarının ödenmemesi veya ödenememesi ile haksız tutuklama arasında oluşan bir illiyet bağının varlığına delalet teşkil etmeyeceği anlaşılmış, bu nedenle bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde “tutuklama öncesi son dört yılda taahhüt işlerinden 2013 yılında 3.569.108,31TL, 2014 yılında 8.378.638,81 TL, 2015 yılında 39.031.694,02 TL ve 2016 yılında 63.220.221,08 TL hak ediş tutarına ulaşıldığını, İhalelere giriş yasağı konulduğunu, bilançolara göre 2017 yılında 80.000,00TL hak ediş tutarı hedeflendiğini, bu hedefin bilançolara göre gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu, hak ediş tutarına göre kar oranın %30 olabileceğini, tutuklanmadan önce alınan tüm taahhüt işlerini tamamladığını, İhale yasaklısı olunması sebebiyle 24.000.000,00 TL kardan mahrum kalındığını, tutuklamadan önce Pak Pen, … Seramik ve Polisan Boya bayisi olan müvekkilinin tutuklama sebebiyle yeteri kadar satış yapamamış olması sebebiyle bayilik sözleşmelerinin feshedildiğini, müvekkilinin mobilya, pvc üretimiyle ilgili tesis kuruluşu için tüm hazırlıkları yaptığını, tutuklama sebebiyle tamamlanamadığını, yukarıda belirtilen taşınmazın kira sözleşmesinin feshi sebebiyle bu tesisin yapılmadığını, taahhüt işlerinde kullanılacağı malzemeleri bu tesisten elde ederek üretim maliyetlerini azaltacağını ve aynı zamanda 2015 yılında 22.859.123,21TL olan şirket cirosunu ikiye katlayacağını, bu miktarın da maddi zarar olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Haksız tutuklama nedeniyle bayilik iptali, tesisin faaliyete girmemesi nedeniyle şirketlerinin ve kendisinin ciro kaybı toplamı zararı 24.000.000,00 TL olduğunu, müvekkilinin ve şirketlerinin tutuklama nedeniyle ihale yasaklısı olması sebebiyle mahrum kalınan kârla şirketlerinin ciro kaybı nedeni ile zararlarının toplam miktarının 48.000.000,00 TL olduğunu” savunmuş ise de, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında, davacı tarafından somut delillerle desteklenen ve somut olarak ıspatlanabilen, haksız tutuklama ile illiyet bağı bulunan zararların değerlendirilebileceği aşikardır. Davacı vekilinin kazanılması muhtemel olarak bildirdiği bu tür zararların farazi yorumlarla ulaşılan hususlar olduğu, davacının tutuklanmaması halinde bahsi geçen miktarları kazanabileceği yönünde bir hesaplama yapmanın, tazminat hukukunun genel prensiplerine aykırılık teşkil edeceği, zira bu miktarları kazanacağı yönünde somut herhangi bir delil ve emare bulunmadığı, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davalarında kazandığı tespit edilebilen gelirlerin dikkate alınabileceği anlaşılmış, bu nedenle farazi bir yorumla “kazanması muhtemel” şeklinde bir gelir hesabının yapılamayacağı kanaatine varılarak bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinde genel olarak, davacının sahibi ve yetkilisi olduğu şirketlerin gelir kayıpları yönünden taleplerde bulunulduğu, … Vergi Dairesinden alınan 26.03.2021 tarihli cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden davacının sahibi olduğu şirketlere ilişkin olarak 2016 yılında sadece zarar bildirdiği, herhangi bir kar marjı bildirmediği, kaldı ki anılan şirketlerin zarar etmesi ile haksız tutuklama arasında illiyet bağı bulunduğuna ilişkin somut herhangi bir delil ve emare bulunmadığı, soruşturma kapsamında şirketlerin faaliyetlerine ilişkin herhangi bir men kararı da verilmemiş olması nedeniyle bu şirketlerin mevcut kar ve zarar miktarlarının, maddi tazminat hesabına katılamamıştır.
Dosyada mevcut kolluk araştırma tutanağı ile SGK kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, davacının gözaltı ve tutuklama tarihinde asgari ücretin üzerinde bir gelir düzeyine sahip olduğuna dair herhangi bir somut bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle davacının gözaltı ve tutuklama tarihinde asgari ücret düzeyinde gelire sahip olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, SED araştırma tutanağı, SGK kayıtları,… Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18653 soruşturma sayılı dosyası ve içerisindeki tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak göz önüne alındığında davacının dava dilekçesinde maddi tazminat olarak haksız tutuklu kaldığı süreler için 67.769.852,71 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacının gözaltı ve tutuklama tarihinde asgari ücretin üzerinde bir gelire sahip olduğuna dair somut herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, bu haliyle davacının 30.09.2016-13.02.2017 tarihleri arasında asgari ücret düzeyinde gelire sahip olduğunun kabulü gerektiği, davacının 30.09.2016 tarihinde gözaltına alındığı, 05.10.2016 tarihinde tutuklandığı, 13.02.2017 tarihinde tahliye edildiği, toplam 136 gün gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği, davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği toplam 136 gün için uğradığı maddi zarar miktarının 5.915,45 TL gelir kaybından ibaret olduğunun hesaplandığı, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, ekonomik ve sosyal durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, soruşturma sonucunda hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması, Yüksek Yargıtayın bu husustaki emsal kararları göz önüne alındığında davacı vekilinin talep etmiş olduğu 15.000.000,00 TL manevi tazminatın fahiş bir talep olduğu ve haksız zenginleşmeye sebebiyet vereceği değerlendirilmiştir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekeceğinin belirtildiği, yine Yargıtay’ın emsal bir çok kararlarında da vurgulandığı üzere hükmedilecek manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğinin belirtildiği, bu haliyle davacının ekonomik ve sosyal durumu, gözaltında ve tutuklu kaldığı süre, konumu, faiz talep edilen tarihten bu yana işleyecek faiz miktarı ile ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında davacının uğramış olduğu manevi ızdırabın bir nevi azaltılması ve telafisinin temini için 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 30.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin ise reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mahkemenin maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kararında düzeltme nedenleri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, mahkemede oluşan kanaat ve takdirin dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin sair ve davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddine karar verilmiş, ancak;
Davacının sahibi ve yetkilisi olduğu şirketlerden Uysal İnşaat Limited Şirketinin 2015-2016-2017 yıllarında zarar ettiği, … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti ‘nin ise 2016 ve 2017 yıllarında zarar ettiği, 2015 yılında ise kar ettiği, davacı 2016 yılının son 3 ayını tutuklu geçirmesi nedeniyle şirketin bu sebepten dolayı zarar etmiş olabileceği ve 2015 yılı karının gelir kaybına dayalı maddi tazminat hesabında dikkate alınması gerektiği akla gelebilir ise de; … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/488 esas ve 2017/188 karar sayılı dosyada gözaltı tarihinden daha önceki bir tarih olan 29.06.2016 tarihinde iflasın ertelenmesi talepli dava açıldığı, dava dilekçesinde şirketin borca batık hale geldiği belirtilerek 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesi talep edildiği, yine davacının gözaltına alınmasından önce kendisi ve şirketi aleyhine icra takiplerinin başlamış olduğu hususları hep birlikte gözetildiğinde, davacının şirketlerinin gözaltı-tutukluluktan önce zarar ettikleri hususunda kuşku bulunmadığı, iflasın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinin sonuca etkili olmadığı; davacının şirketinin almış olduğu ihalelerin, işlere fiilen devam etmemesi nedeniyle, tasfiye edilerek teminat mektuplarının tahsiliyle hazineye gelir kayıt edilmesinin, davacının imalathane yapmak üzere ihale ile kiraladığı taşınmazın 667 sayılı KHK kapsamında sözleşmesinin feshedilmesinin, davacının başkaca ihalelere girişinin yasaklanmasının soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir tedbir kararından kaynaklanmayıp idari işlemlerden kaynaklandığı, KYOK ile sonuçlanan tazminata konu soruşturma dosyasında; davacının ve şirketlerinin aldığı ihalelerin feshine, teminat mektuplarının tahsiliyle hazineye gelir kaydına, başkaca ihalelere girişinin yasaklanmasına dair herhangi bir karar mevcut olmadığından bu hususların CMK nın 141.maddesi kapsamında düzenlenen koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilemeyeceği, davacının vergi ve SGK borçları doğmasının, bankalara olan borçlarını ödeyememesinin, aleyhine icra takiplerine geçilmesinin sonuca etkili olmadığı, soruşturma dosyasında 06.10.2016-31.01.2017 tarihleri arasında davacı adına olan banka hesaplarına, taşınmazlara, teminatlara, teminat mektuplarına, hakedişlere 3. kişilere devrinin önlenmesi amacıyla tedbir uygulanmış ise de; davacının bu tedbir kararından kaynaklı ne şekilde ve hangi miktarda maddi zarara uğradığının dava dilekçesinde açıkça ileri sürülüp ispatlanamadığı gibi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi kayıplarının, gözaltı ve tutuklama kararları dışında soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir karardan kaynaklandığının sabit olmaması hususları hep birlikte gözetildiğinde davacının gözaltı ve tutukluluktan kaynaklı gelir kaybına ilişkin maddi zararının asgari ücret üzerinden hesaplanarak 5.958,92 TL olması gerektiği halde hesap hatası yapılarak eksik maddi tazminata hükmedilmesi,
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltı-tutukluluğa neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı-tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, zenginleşme sonucunu doğurmayacak şekilde hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunarak davacı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüş, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve HMK’nın 353/1.b.2-3 maddeleri uyarınca Dairemizce düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, maddi tazminat miktarına ilişkin “5.915,45 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “5.958,92 TL” ibaresinin eklenmesi, manevi tazminat miktarına ilişkin “10.000 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “15.000,00 TL” ibaresinin eklenmesi, bununla bağlantılı olarak toplam vekalet ücretine ilişkin “2.387,31 TL” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “3.143,84 TL” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine, karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/18593 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.09.2016-13.02.2017 tarihleri arasında 136 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 29.06.2017 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
A.1.Davanın Süresinde Açılmadığına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 142 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
Davacı hakkında verilen kararın 29.06.2017 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen üç ay ve ve her halde bir yıllık hak düşürücü süre içinde 22.09.2017 tarihinde açıldığı anlaşıldığından davanın süresinde açılmadığına ilişkin temyiz isteminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
A.2.Hükmedilen Tazminat Miktarının Fazla Olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
B.1. Davacıya Ait Şirketlerin Zarara Uğradığına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Dosyada mevcut belgeler incelendiğinde davacının sahibi ve yetkilisi olduğu şirketlerden Uysal İnşaat Limited Şirketinin 2015-2016-2017 yıllarında zarar ettiği, … İnş. Müt. San. Tic. Ltd. Şti’nin ise 2016 ve 2017 yıllarında zarar ettiği, 2015 yılında ise kar ettiği, … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/488 Esas ve 2017/188 Karar sayılı dosyada gözaltı ve tutuklama tarihinden önce 29.06.2016 tarihinde iflasın ertelenmesi talepli dava açıldığı, dava dilekçesinde şirketin borca batık hale geldiği belirtilerek 1 yıl süreyle iflasın ertelenmesinin talep edildiği, davacıya ait şirketlerin davacının gözaltına alınması ve tutuklanması nedeniyle zarara uğradığında ilişkin somut bir belgeye rastlanmadığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.2.Tutuklama Sebebiyle Davacının Borçlarını Ödeyemediğine ve Aleyhe İcra Takiplerinin Başlatıldığına İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının gözaltına alınmasından ve tutuklanmasından önce kendisi ve şirketi aleyhine icra takiplerinin başlamış olduğu, davacının borçlarını ödeyememesine ve aleyhine icra takiplerinin başlatılması nedeniyle oluştuğunu ileri sürdüğü maddi kayıplarının, gözaltı ve tutuklama kararları dışında soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir karardan kaynaklandığının sabit olmaması hususları hep birlikte gözetildiğinde bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.3.Davacının Milli … Müdürlüğünden Kiralanan Taşınmaz İle İlgili Kira Sözleşmesinin Feshedilmesi Dolayısıyla Maddi Zararın Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile Milli … Müdürlüğü arasında 5 yıllığına 02.10.2015 tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, … Kaymakamlığı Milli … Müdürlüğünün 16.02.2017 tarih, 35624441-/31070102748/1264 sayılı kararı ile sözleşmenin 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında tek taraflı olarak feshedildiği ve davacının fesih dolayısıyla oluşan maddi zararının giderilmesi talep edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği düzenlenmiş olup … Kaymakamlığı Milli … Müdürlüğünün tek taraflı fesih işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.4.Davacının Emniyet Genel Müdürlüğü ile Hizmet Binası İnşaatı İçin Anlaştığı ve Sözleşmenin Tek Taraflı Feshedilmesi Dolayısıyla Maddi Zararın Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre 2015/86687 ihale kayıt numarası ile davacının sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında Yerköy Polis Merkezi Amirliği Hizmet Binası İnşaatı işine ilişkin 28.07.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 04.11.2016 tarih, 30453558-47413-51724-1545-1646-161934 sayılı kararı ile sözleşmenin feshedildiği ve davacının fesih dolayısıyla oluşan maddi zararının giderilmesi talep edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği düzenlenmiş olup İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün fesih işleminin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu maddeleri uyarınca yapıldığı, fesih işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.5.Davacının Sahibi Olduğu Şirket ile … Valiliği Arasında Okul Yapılması İçin Sözleşme İmzalandığı, İnşaatın Durması Nedeniyle … Valiliğince Tasfiye İşlemlerinin Yapılması Sebebiyle Oluşan Maddi Zararın Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre 2015/104858 ihale kayıt numarası ile davacının sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı arasında … Ortaokulu işine ilişkin 09.10.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığının 22.03.2017 tarih, 99643061-000-E.11905 sayılı kararı ile işin tasfiye edildiği ve davacının tasfiye dolayısıyla oluşan maddi zararının giderilmesi talep edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği düzenlenmiş olup … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca yapıldığı, tasfiye işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.6.Davacının Sahibi Olduğu Şirket ile … Valiliği Arasında Pansiyon ve Spor Salonu Yapılması İçin Sözleşme İmzalandığı, İnşaatın Durması Nedeniyle … Valiliğince Tasfiye İşlemlerinin Yapılması Sebebiyle Oluşan Maddi Zararın Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre 2015/151997 ihale kayıt numarası ile davacının sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı arasında … pansiyon ve spor salonu işine ilişkin 13.01.2016 tarihli sözleşme imzalandığı, … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın 22.03.2017 tarih, 99643061-000-E.11903 sayılı kararı ile işin tasfiye edildiği ve davacının tasfiye dolayısıyla oluşan maddi zararının giderilmesi talep edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği düzenlenmiş olup … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca yapıldığı, tasfiye işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.7.Davacının Sahibi Olduğu Şirket ile … Valiliği Arasında Hükümet Konağı ve Kaymakam Evi Yapılması İçin Sözleşme İmzalandığı, İnşaatın Durması Nedeniyle … Valiliğince Tasfiye İşlemlerinin Yapılması Sebebiyle Oluşan Maddi Zararın Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre 2015/172752 ihale kayıt numarası ile davacının sahibi olduğu … İnşaat Müt. San. ve Tic. Ltd. Şirketi ile … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı arasında Arsuz Hükümet Konağı ve kaymakam Evi işine ilişkin 22.03.2016 tarihli sözleşme imzalandığı, … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı’nın 22.03.2017 tarih, 99643061-000-E.11902 sayılı kararı ile işin tasfiye edildiği ve davacının tasfiye dolayısıyla oluşan maddi zararının giderilmesi talep edilmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde ”suç soruşturması ve kovuşturması sırasında” gerçekleşen koruma tedbirlerindeki hukuka aykırılıklar yönünden bu kanun hükümlerine göre tazminat istenebileceği düzenlenmiş olup … Valiliği Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı işleminin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca yapıldığı, tasfiye işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, idari yargıda dava konusu olabileceği anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.8.Davacının Ödenemeyen Kredilerine İlişkin Maddi Zararların Karşılanması Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacının kredilerini ödeyememesinin tedbir kararından kaynaklı ne şekilde ve hangi miktarda maddi zarara uğradığının dava dilekçesinde açıkça ileri sürülüp ispatlanamadığı gibi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü maddi kayıplarının, gözaltı ve tutuklama kararları dışında soruşturma dosyasında verilmiş herhangi bir karardan kaynaklandığının sabit olmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B.9.Davacının Tutuklanması Sebebiyle Şirketlerinin SGK Prim Borçlarını Ödeyememesi Sebebiyle Oluşan Zararın Giderilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacı sahibi olduğu şirketlere ait SGK prim borçlarını ödeyemediğini belirterek maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de SGK prim ücretleri 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesine göre maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.10.Davacının Taahhüt İşlerinden Dolayı Hakediş Tutarlarının Maddi Tazminat Kapsamında Değerlendirilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Davacı vekili dilekçesinde ihalelere giriş yasağı konulduğunu, bilançolara göre 2017 yılında 80.000,00 TL hak ediş tutarı hedeflendiğini, bu hedefin bilançolara göre gerçekleşmesinin muhtemel olduğunu, hak ediş tutarına göre kar oranın %30 olabileceğini, tutuklanmadan önce alınan tüm taahhüt işlerini tamamladığını, ihale yasaklısı olunması sebebiyle kardan mahrum kalındığını belirterek maddi tazminat isteminde bulunmuş ise de muhtemel zarar kapsamında olan maddi taleplerin 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B.11.Hükmedilen Manevi tazminat Miktarının Az Olduğuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 25.05.2022 tarihli ve 2021/2683 Esas, 2022/1960 Karar sayılı kararında davalı vekili ve davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.03.2023 tarihinde karar verildi.