Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2021/5893 E. 2023/329 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/5893
KARAR NO : 2023/329
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması

Taraflar arasındaki Ticaret Sicil Müdürlüğü kararına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ortağı olduğu Balsan…Ltd. Şti.’nin 30.01.2003 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan karar doğrultusunda tasfiye sürecine girdiğini ve tasfiye memuru olarak … ’nın atanmasına karar verildiğini, ancak tasfiye memurunun vefat etmesi sebebiyle tasfiyenin tamamlanamadığını, müvekkilinin davalı … Müdürlüğüne ihtar göndererek vaziyeti bildirdiğini ve şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) geçici 7 nci maddesine dayalı olarak resen ticaret sicilden terkinine karar verilmesini istediğini, ancak davalı tarafından bu talebin haksız bir şekilde reddedildiğini ileri sürerek davalı … Müdürlüğünün davaya konu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; terkini istenilen şirketin durumunun, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan hâllere uymadığını, bu nedenle müvekkilinin şirketi sicilden resen terkin edebilmesine yasal olanak bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre Balsan…Ltd. Şti.’nin resen terkini koşullarının oluştuğunun anlaşıldığı, davalı yanca bu şartların oluştuğuna dair taraflarına yapılan bir bildirim bulunmadığı savunulmuş ise de, aynı Kanun hükmünün üçüncü fıkrasına göre, ticaret sicil müdürlüklerinin maddede belirtilen hallerin gerçekleşip gerçekleşmediğini resen araştırmakla yükümlü olduğu, talep tarihi itibariyle anılan şirketin devam eden bir davasının da bulunmadığı, bu hale göre davaya konu kararın hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; terkini istenilen şirketin durumunun, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinde sayılan hâllere uymadığını, bu nedenle müvekkilinin şirketi sicilden resen terkin edebilmesine yasal olanak bulunmadığını, şirketin devam eden davasının resen terkine engel olduğunu, kendilerine davanın kesinleştiğine dair evrakın gelmediğini, davanın 17.09.2015 tarihinde kesinleştiğini, 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin uygulanabilmesinin terkin durumunun 01.07.2015 tarihine kadar tespit edilen şirketler için söz konusu olduğunu, bilançosu genel kurula sunulamayan şirketlerin ticaret sicilden kayıtlarının silinebilmesi için tasfiye memurları tarafından ticaret siciline başvuru yapılması gerektiğini, şirketin sicil kaydının silinebilmesi için müdürlüğe tasfiye memurunun başvurması gerektiğini, şirketin tasfiye aşamasında olduğunu, şirketin tasfiye memuru olarak atanan … …’nın istifa ettiğini, müvekkili kurumun şirkete ihtar gönderdiğini, tasfiye memuru atamasını istediklerini, bu yazıya rağmen yeni tasfiye memuru görevlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Balsan…Ltd. Şti.’nin 2003 tarihli ortaklar kurulu kararıyla tasfiye sürecine girdiği ve tasfiye memuru olarak … …’nın atanmasına karar verildiği, ancak tasfiye memurunun bir süre sonra istifa ettiği, bu durumda öncelikle yeni bir tasfiye memuru atanarak tasfiye işlemlerine devam edilmesi gerektiği, davalı Müdürlüğün ancak tasfiye memurunca gerekli işlemler yapılmasına rağmen genel kurulun toplanamaması nedeniyle tasfiyenin sonuçlandırılamaması halinde 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine göre şirketi resen terkin edebileceği, ancak somut olayda, davalı Müdürlüğün 22.05.2007 tarihli ihtarına rağmen Balsam…Ltd. Şti.’nin yetkilileri tarafından yeni bir tasfiye memuru atanmadığı, şirketin sicilden terkini için 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesindeki koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin işbu davanın açılmasından önce tasfiye sürecinin bir an önce sonuçlandırılabilmesi için tasfiye memuruna ve şirket müdürüne ihtarname gönderdiğini ve bu hususta dava yoluna dahi başvurduğunu, ancak sonuç alamadığını, gelinen noktada Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtildiği üzere şirket genel kurulunu toplayarak yeni bir tasfiye memuru atanmasına imkan bulunmadığını, şirketin ticari defterleri vefat eden önceki tasfiye memurunda kaldığından ve defterlere de erişilemediğinden ara bilançoların son ve kati bilançonun genel kurula sunulma imkanın da kalmadığını, şirketin ancak 6102 sayılı Kanun’un geçici 7 nci maddesine göre resen terkin edilebileceğini, Bölge Adliye Mahkemesinin ret gerekçesinin yasal bir dayanağı bulunmadığı gibi anılan Kanun hükmünün amacı ve ruhuyla bağdaşmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … Müdürlüğü kararının hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.