Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8198 E. 2022/9133 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8198
KARAR NO : 2022/9133
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında, … ili ….., ilçesi…Kasabası çalışma alanında bulunan 114 ada 62, 63, 83, 191 ada 4 ve 227 ada 39 parsel sayılı sırasıyla 1.830.11, 2.313.48, 2.293.36, 122,57 ve 1251,12 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir.
Davacılar … ve … tarafından, davalılar Hazine, … ve arkadaşları aleyhine, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tescil davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Kadastro Mahkemesinde, çekişmeli parsel tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, … ili ….., ilçesi…Köyünde bulunan 129 ada 12, 63, 114 ada 62, 63, 80, 82, 83, 227 ada 38 ve 39 sayılı taşınmazların tespitlerinin iptali ile bu taşınmazların tarla vasfıyla, 129 ada 65 parsel sayılı taşınmazın tespitinin iptali özel çayır vasfıyla, tüm taşınmazların 840 pay kabulü ile Durmuş ve Fatma oğlu 1909 doğumlu Hamza Coşğun mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacılar yararına zilyetlik yoluyla mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulamanın karar vermek için yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Şöyle ki; dava, aktarılan dava olup Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama esnasında teknik bilirkişi tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan kroki ile davanın Kadastro Mahkemesine aktarılmasından sonra dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporuna ekli kroki arasında davaya konu edilen yerler arasında farklılıklar bulunduğu anlaşılmakta olup, bu nedenle aktarılan davanın kapsamı konusunda tereddüt meydana geldiği halde, Mahkemece bu husus üzerinde durulmamış ve söz konusu tereddüt yöntemince giderilerek aktarılan davanın kapsamı kesin olarak belirlenmemiştir.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle, aktarılan davanın kapsamına ilişkin dosyada mevcut teknik bilirkişi krokilerinin birbiriyle uyumlu olmadığı gözetilerek, aktarılan tescil davasının kapsamının ne olduğu, hükümde yazılan parseller dışında başkaca parselleri kapsayıp kapsamadığı kesin olarak belirlenerek, sonucuna göre değerlendirme yapılması ve bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.