YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/12391
KARAR NO : 2023/951
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
1.Sanık … ve Katılan …’ın Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Temyiz Talepleri Yönünden
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği ön inceleme neticesinde anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
2.Katılan …’ın Sanık … Hakkında Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz Talebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/1/2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı Kanunu’nun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraat karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 09/12/2020 tarihli ve 2016/190620 sayılı, sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebi yönünden iade, sanık … hakkında kurulan hükme ilişkin temyiz talebi yönünden onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A-Sanık …’un temyiz nedenleri;
1.Meydana gelen kazada kusuru bulunmadığıdnan, hakkında kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna,
2.Diğer temyiz nedenlerine,
ilişkindir.
B-Katılan …’ın temyiz nedeni; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Yerel Mahkemenin Görüşü
… Cumhuriyet Başsavcılığı 2014/3137 esas sayılı iddianamesi ile sanıkların üzerine atılı taksirle ölüme neden olma suçunu işledikleri iddia edilerek kamu adına cezalandırılmalarının talep edildiğini, her ne kadar sanık … hakkında taksirli ölüme sebebiyet vermekten dolayı kamu davası açılmış ise de adli tıptan alınan rapordan sanığa atfedilecek bir kusurun olmadığı anlaşılmakla sanığın müsnet suçtan beraatine karar verildiği, ölüme sebebiyet veren trafik kazasında … sürücüsü sanık …’ un ise hızını meskün mahal şartlarına uydurmadan … sürdüğü anlaşılmakla olayda tali derecede kusurlu olduğu ve fakat olayın oluşmasında asıl kusurlu olanın müteveffa …’ın olduğunun tespit edildiği, belirtilmiştir.
2.Sanık … aşamalardaki savunmalarında, kusurunun bulunmadığını, kaza öncesi yeşil ışık yandığı esnada seyrine devam ettiğini, aniden orta refüj bölümünden yayanın indiğini beyan etmiştir.
3.Katılan sanıklardan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiş olup mahkemece hakkında katılma kararı verilmiştir.
4.Kaza tespit tutanağında, kaza mahallinin meskun mahal içerisinde, bölünmüş, tek yönlü, asfalt kaplama devlet karayolu olduğu, kaza mahallinde yaya geçidi trafik levhasının bulunduğu,sanık sürücü …’nun kural ihlalinin bulunmadığı, yaya …’ın ise 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (2918 sayılı Kanun) yayalara ait kusurlardan 68/1-b-2 “karşıdan karşıya geçişlerde işaretlere riayet etmemek” kuralını ihlal ettiği, belirtilmiştir.
5.Dosyada mevcut bulunun ve kovuşturma aşamasında yapılan keşif üzerine düzenlenen 11/05/2015 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 101 inci maddesinde düzenlenen “sürücüler yaya geçitlerine ,…, girerken hızlarını azaltmak zorundadırlar” kuralını ihlal ettiği bu nedenle meydana gelen kazada tali kusurlu bulunduğu, yaya …’ın Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 138/b maddesinde düzenlenen “yaya ve okul geçitlerinin bulunduğu yerlerde yayalar için ışıklı işaret varsa bu işaretlere uymak zorundadırlar” kuralını ihlal ettiğinden meydana gelen kazada asli kusurlu olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
6.Adli Tıp Kurumu … Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 10/09/2015 tarihli raporunda, olay mahallinde yoldan karşıya geçmek için geldiği yaya geçidinde düğmeye basarak beklemesi ve araçlara kırmızı ışık yanmasının ardından geçişini yapması gerekirken, can güvenliğini tehlikeye atıp araçlara yeşil ışık yanmakta iken dikkatsiz ve kontrolsüz biçimde yola girerek, önce sol şeridi takiben gelen yakın mesafeden önüne çıktığı sanık sürücü …’nun kullandığı aracın çarpılmasına maruz kalması, sonrasında yere düşerek yine sol şeridi takiben gelen diğer sanık …’un kullandığı kamyonetin kendisine çarpıp önünde sürüklemesi sonucu meydana gelen olayda, yaya …’ın dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı hareketiyle asli kusurlu olduğu, yönetimindeki otomobil ile bölünmüş yolda sol şeridi takiben seyri sırasında geldiği ışık kontrollü yaya geçidi mahallinde kendisine yanan yeşil ışıkta seyrine devam etmek istediğinde, seyrine göre soldan, orta refüjden yayalara kırmızı ışık yanmasına rağmen aniden kontrolsüz biçimde yola girip yakın mesafeden önüne çıkan yayaya aracının ön … sol köşe ve sol yan ayna kesimleriyle çarparak yere düşürmesi ve yere düşen bu yayaya arkadan gelen başka bir aracın çarpması sonucu meydana gelen olayda, oluş şartlarında olayı önleme imkanı olmadığından sanık …’nun atfı kabil kusurunun olmadığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
7.Maktulün kesin ölüm sebebini belirleyen,… Cumhuriyet Başsavcılığının 02/09/2014 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağında, kişinin ölümünün kafa içi kanama sonucu meydana geldiği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
8.Sanık, …’na ait güncel adli sicil ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Olay günü, sanık sürücü … sevk ve idaresindeki otomobili ile meskun mahal içerisinde, azami hız limitinin 50km/saat olduğu, bölünmüş, asfalt kaplama cadde üzerinde sol şeridi takiben Havaalanı istikametine doğru kendi şerit istikametine yanan yeşil ışıkta seyrine devam ettiği sırada yayalara kırmızı ışık yanmasına ramğen orta refüjden kontrolsüz şekilde yaya yoluna inerek yakın mesafeden önüne çıkan …’a aracının sol ön … köşe ve sol ayna kısmı ile çarpması sonucu yayanın yola düşmesine sebebiyet verir devamında aynı şeridi takiben arkadan gelmekte olan sanık …’un yayayı aracının altına alarak 20,60 metre sürüklemesi sonucu … Bayalanın ölümüne sebebiyet verdiği olayda,
Yüklenen suç açısından sanığın, taksirinin bulunmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca beraatine karar verilmesi gerekirken, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğundan bahisle sanık hakkında aynı kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının a bendi uyarınca beraat hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuş olup, Yargıtay tarafından düzeltilmiştir.
Katılan …’ın Sanık … Hakkında Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz Talebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Sanık hakkında kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna ilişkin temyiz talebi yönünden,
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V.KARAR
1.Sanık … ve Katılan …’ın Sanık Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına İlişkin Temyiz Taleplerinin İncelenmesi ile,
Sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Katılan …’ın Sanık … Hakkında Verilen Beraat Hükmüne İlişkin Temyiz Talebinin İncelenmesi ile,
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26/10/2015 tarihli ve 2014/410 Esas, 2015/385 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün sanık … hakkındaki (1) numaralı maddesinin hükümden çıkarılması ile yerine “Sanığın, yüklenen suç açısından taksirinin bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-c.maddesi uyarınca BERAATİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.03.2023 tarihinde karar verildi.