Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17702 E. 2022/13931 K. 07.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17702
KARAR NO : 2022/13931
KARAR TARİHİ : 07.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine dair verilen 03.05.2021 tarih ve 2021/İHK-12/58 sayılı kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmesi üzerine temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya incelendi, gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; 18.05.2018 günü davalıya trafik sigortalı aracın, yaya olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, davacının %16 oranında malul kaldığını, davalı tarafından 20.11.2018 tarihinde yapılan 19.916,00 TL ödemenin eksik olduğunu, bakiye tazminat ödenmesi için davalıya yapılan başvuruya cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 28.01.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini toplam 190.388,98 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; talebin zamanaşımına uğradığını, % 4 maluliyet oranı üzerinden davacıya ödeme yapıldığını, sunulan rapordaki maluliyet oranının gerekenden yüksek olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, alınan kusur ve hesap raporları benimsenmek suretiyle; davanın kabulü ile 187.182,73 TL sürekli iş göremezlik ve 3.206,25 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 190.388,98 TL tazminatın 20.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine karar verilmiş; karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve özellikle kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen maluliyet raporunun hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine, raporla saptanan geçici bakıcı ihtiyacından doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olmasına, davalı yanın dosyaya ibraname ibraz etmemesine, bunun yanında davalının ödemesi gereken miktar ile ödediği miktar arasında açık yetersizlik bulunduğunun aktüer raporuyla saptandığı dikkate alındığında, 2918 sayılı KTK’nın 111. maddesindeki açık yetersizlik şartının da gerçekleştiğinin anlaşılmasına, hükme esas alınan raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1.8 teknik faiz esasıyla tazminatın hesaplandığı dikkate alındığında bu yöne ilişkin davalı temyizinde hukuki yararın bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Somut olayda; Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 21.777,23 TL vekalet ücretine hükmedilmiş; davalı vekilinin İtiraz Hakem Heyeti nezdinde vekalet ücretine yapmış olduğu itirazı reddedilmiştir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK’nın 370. maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm kısmının 5.3 bendinde yer alan “21.777,23 TL” rakamı çıkartılarak yerine “4.355,44 TL” rakamının yazılmasına ve kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 07.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.