YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6301
KARAR NO : 2023/1009
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve markanın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/83579 sayılı “doğa sigorta güven doğasında var” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun ilanına davalı şirket tarafından “DOĞA” asıl unsurlu markalara dayalı olarak yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca, davalı şirket adına tescilli 2010/28470 sayılı “DOĞA KOLEJİ+şekil” ibareli marka ile müvekkilinin başvurusu arasında iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle müvekkilinin başvurusunun reddine karar verildiğini, müvekkilinin bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini oysa müvekkilinin kurulduğu 2013 yılından bu yana sigortacılık alanında hizmet verdiğini, aynı zamanda unvanı olan “Doğa Sigorta” ibaresini markasal olarak kullandığını, 2013/61678, 2013/61683 ve 2016/15360 sayılı marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkilinin başvurusu ile redde mesnet gösterilen markanın birbirinden farklı olduklarını, markalar arasında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, müvekkilinin markasının sigortacılık hizmetlerinde, redde mesnet markanın ise eğitim hizmetlerinde kullanıldığını, her iki hizmetin alıcısının da bilinçli tüketici olduğunu, dolayısıyla markaları karıştırmayacaklarını, müvekkilinin marka başvurusuna itiraz eden davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında “doğa” ibaresi üzerinde hak sahibi olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2018-M-8988 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; redde mesnet 2010/28470 sayılı markanın da bulunduğu toplam 95 markanın, Doğa Şirketler Grubu Holding A.Ş.’den müvekkili tarafından devralındığını, davacının, devreden şirket ile aralarındaki idari/ekonomik bağlantı nedeniyle markanın müvekkiline devredildiğinden haberdar olmamasının mümkün olmadığını, hakkını kötüye kullananın davacı olduğunu, taraf markaları arasında iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarının 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca iltibasa sebebiyet verebileceği, bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, uyuşmazlık konusu markalar açısından davalı tarafından tanınmışlığa ilişkin deliller sunulmadığı gibi davacının başvurusunun, davalı markası açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği ve markanın itibarına zarar verebileceği ispatlanamadığından dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarında yer alan koşulların oluşmadığı, davacının başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflara ait markaların 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında benzer olmadıklarını, aksi yöndeki mahkeme değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkiliin başvurusuna yeterli ayırt ediciliğin sağlandığını, dosyada mevcut bilirkişi raporunda da bu hususun tespit edildiğini, markalar arası benzerlik değerlendirmesinde hedef tüketici kitlesinin dikkat ve bilinç düzeyinin dikkate alınmasının gerektiğini, somut olayda da markaların hitap ettikleri tüketiciler yüksek seviyede algı ve ayırt etme gücüne sahip olduklarından ve markalarla sunulan hizmetler nitelikli hizmetler olduğundan markaların karıştırılmayacağını, müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunun “DOĞA SİGORTA” olması sebebi ile 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca dava konusu başvurunun tescil edilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun, “doğa sigorta güven doğasında var” ibaresinden oluştuğu, başvuruda “doğa” ibaresinin yeşil renk ile yazıldığı, bu ibarenin hemen yanında daha küçük şekilde turuncu renklerle yazılmış “sigorta” kelimesine ve en altta ise “güven doğasında var” şeklinde slogan ibarelerine yer verildiği, redde mesnet markanın ise “doğa KOLEJİ Bir Doğa Nesli Yetişiyor BAŞARI=DOĞA+şekil” ibareli olduğu, markada yeşil tonlarının hakim olduğu bir kompozisyonda üstte kalem gövdesi ile oluşturulmuş bir ağaç figürüne yer verildiği, bu şeklin altında ise büyük şekilde yazılmış “doğa” ibaresi, bu ibarenin altında ise sırasıyla “koleji”, “bir doğa nesli yetişiyor”, “başarı = doğa” ibareleri bulunduğu, taraf markalarında ortak olarak yer alan “DOĞA” ibaresi, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 21.01.2020 tarih, 2019/2468 E. ve 2020/605 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere düşük seviyede ayırt ediciliğe sahip olduğu, başvuru konusu işaretin, davalı şirketin redde mesnet markasında bulunan mesajı ifade etmediği gibi aksine davacı başvurusuna konu “DOGA SİGORTA” ibaresinde, tamamen davacı şirketin iştigal konusuna yollama yapıldığı, davalı şirket markasıyla işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun da dava konusu başvuruda yer almadığı, başvuru kapsamındaki 36. sınıf hizmetlerin hitap ettiği ortalama düzeydeki tüketici kesiminin dikkat ve özen düzeyi de gözetildiğinde, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama tüketiciler nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davacı vekilinin, marka başvurusunun tescil işlemlerinin devamına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı kurum vekili ve davalı şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; markaların esas unsurlarına bakıldığında her iki markada yer alan harflerin hemen hemen birbirinin aynısı olup, genel görünümleri ve bir bütün olarak bakıldığında markaların, görsel, işitsel ve kavramsal açıdan ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırılma ihtimaline neden olacak şekilde benzerliğe sahip olduğu, gerek başvuru markasında, gerekse redde mesnet markalarda asıl unsurun “doğa” ibaresi olduğu, başvuru markasında ayırt ediciliğe katkı sağlayabilecek derecede farklı/güçlü unsurların mevcut olmadığı, ibarelerin benzerliği ile birlikte, başvuru markasının kapsamındaki hizmetlerin redde mesnet markanın kapsamında bulunan hizmetlerle aynı/benzer nitelikte olduğundan 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki karıştırılma ihtimaline ilişkin koşulların gerçekleştiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markasının müvekkilinin markaları ile görsel, işitsel, kavramsal benzerlik içerdiği, 36 ncı sınıfta yer alan emtialarda markaların karıştırılacağının açık olduğu, müvekkilinin markası tanınmış olduğundan sırf bu husustan dahi davacının markasının reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkiline karşı açılmış aynı mahiyette davaların bulunduğu ve davacının tüm davaları kaybettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TPMK YİDK kararının iptali ve markanın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı TPMK vekili ve davalı …Ş.’ vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
S.G.C