Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2008/5131 E. 2009/1237 K. 17.02.2009 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5131
KARAR NO : 2009/1237
KARAR TARİHİ : 17.02.2009

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketle davalılardan … arasında yapılan Akaryakıt İstasyonu Bayilik Sözleşmesi’ ni diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, davalı …’ in istasyonu müvekkilinin bilgisi ve rızası hilafına devrettiği, sözleşmenin 2.maddesi gereğince davalıların taahhüt edilen miktardan eksik olarak akaryakıt ve madeni yağ aldıklarını ileri sürerek 8.000.00 YTL cezai şart alacağının davalılardan reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan …’ in istasyonun bulunduğu taşınmazı davadışı üçüncü kişiye devrederek sözleşmeye aykırı davrandığı, davacının sözleşmenin feshinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 8.000.00 YTL cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı …’ in temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu bayilik sözleşmesi davacı ile davalı … arasında imzalanmış olup diğer davalılar sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamışlardır. BK’ nun 484.maddesine göre kefaletin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın sözleşmede gösterilmesi koşullarına bağlıdır. Somut olayda sözleşmede kefalet limiti bulunmadığı gibi sözleşme içeriğinde belli bir miktar gösterilerek cezai şart belirlenmiş değildir. O halde … dışındaki davalılar yönünden sorumluluğa karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı …’ in temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün diğer davalılar Adnan ve … lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.02.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.