YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/2777
KARAR NO : 2023/1291
KARAR TARİHİ : 24.03.2023
MAHKEMESİ :İnfaz Hakimliği
KARAR : Seçenek tedbirin kaldırılmasına
Nitelikli hırsızlık ve kamu malına zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-a, 152/1-a, 31/2 (2 kez) ve 62/1. (2 kez) maddeleri gereğince 10 ay ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, aynı Kanun’un 50/1-c. (2 kez) maddesi gereğince cezalarının en az 2 yıl süreyle bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye çevrilmesine dair Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin, 21.07.2010 tarihli ve 2009/120 Esas, 2010/365 Karar sayılı kararının Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 20.03.2013 tarihli ve 2012/20440 Esas, 2013/5146 Karar sayılı
ilamı ile onanarak kesinleşmesini müteakip, Bitlis Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünün, 31.05.2013 tarihli yazısı ile hükümlü hakkında öngörülen eğitim kurumuna devam etmeye ilişkin seçenek yaptırımın infazının yerine getirilemediğinden bahisle talepte bulunulması üzerine, sanığın mahkumiyetine ve 5237 sayılı Kanun’un 50/7. maddesi delaletiyle 50/1-d. (2’şer kez) maddesi uyarınca cezalarının 50 adet ağaç dikme cezasına çevrilmesine dair Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin, 23.07.2013 tarihli ve 2009/120 Esas, 2010/365 Karar sayılı ek kararını takiben, hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda olması nedeniyle kurum dışarısına çıkartılıp “50 ağaç dikme tedbiri”nin uygulanması imkanı olmadığından, kurumda devam eden tamirat, tadilat ve onarım işlerinde çalıştırılmak üzere tutanak düzenlenerek bu tutanağın Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesine ilişkin Bitlis E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İdare ve Gözlem Kurulu Başkanlığının 22.11.2021 tarihli ve 2021/3830 sayılı kararı uyarınca hükümlünün kurumda devam eden tamirat, tadilat ve onarım işlerinde ücretsiz olarak çalıştırıldığına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen 29.12.2021 tarihli tutanak sonrası, Bitlis Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 12.01.2022 tarihli ve 2013/69 ÇDS sayılı yazısı ile hükümlü hakkında 50 ağaç dikme olarak hükmedilen seçenek tedbirin değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun olan başka bir karar verilmesine yönelik talepte bulunması üzerine, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 45/1 inci maddesi gereğince hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilemediğinden bahisle talebin kabulüne ve Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin, 23.07.2013 tarihli ek kararı ile hükmedilen anılan seçenek tedbirin kaldırılmasına ilişkin Bitlis İnfaz Hakimliğinin, 14.01.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararı ile ilgili olarak;
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 04.01.2023 tarihli ve 94660652-105-13-8646-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11819 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü;
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.03.2023 tarihli ve 2023/11819 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre; a) Adlî para cezasına, b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine, c) En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye, d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya, e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya, f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı
bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” şeklindeki ve aynı maddenin yedinci fıkrasında yer alan, “Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.” şeklindeki ile,
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin “Denetimli serbestlik kararlarının değiştirilmesi, durdurulması veya kaldırılması” başlıklı 45 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan, “Denetimli serbestlik kararının; a) Yükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi, b) İnfazının mümkün olmaması, c) Yükümlünün tutuklanması, hapis cezasının infazına başlanması veya askere alınması nedeniyle infazının imkânsız hale gelmesi, ç) 5395 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca tedbirden beklenen yararın elde edilmesi, d) Hapis cezasından daha ağır sonuçlar doğurması, durumunda Kanun’da aksine bir düzenleme yoksa vaka sorumlusunun önerisi üzerine komisyon tarafından ilgili yargı merciinden denetimli serbestlik kararının değiştirilmesi, kaldırılması veya uygun olan başka karar verilmesi talep edilebilir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında,
Dosya kapsamına göre, her ne kadar Bitlis İnfaz Hakimliğince, sanık hakkında Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 23.07.2013 tarihli ek kararı ile seçenek yaptırım olarak değiştirilen 50 adet ağaç dikme tedbirinin, hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getiremediği ve Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka cezalarını infaz etmekte olduğu gerekçesiyle kaldırılmasına karar verilmiş ise de,
Somut olayda, Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 21.07.2010 tarihli kararı ile sanık hakkında hükmedilen hapis cezalarının en az 2 yıl süreyle bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla gerektiğinde barınma imkanı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye çevrilmesine karar verilmesini müteakip, anılan seçenek yaptırım kararının cezaevinde infaz edilememesi üzerine, Bitlis Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğünce söz konusu seçenek yaptırımın değiştirilmesi talebinde bulunulmasını takiben, Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 23.07.2013 tarihli ek kararı ile bu tedbirin 50 adet ağaç dikme tedbiri olarak değiştirilmesine karar verildiği, ancak 50 adet ağaç dikme tedbiri olarak değiştirilen söz konusu seçenek yaptırımın da hükümlünün kapalı ceza infaz kurumunda olması nedeniyle infaz edilememesi nedeniyle anılan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından İnfaz Hakimliğinden yeniden talepte bulunulduğu dikkate alınarak,
5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin yedinci fıkrasında yer alan düzenlemeye nazaran, Bitlis İnfaz Hakimliğince, Bitlis Asliye Ceza (Çocuk Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesinin 23.07.2013 tarihli ek kararı ile 50 adet ağaç dikme tedbiri olarak hükmedilen seçenek yaptırımın, hükümlünün elinde olmayan nedenlerle ilgili Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda yerine getiremediğinin anlaşılması karşısında, hükümlünün anılan Kurumda infaz edebileceği başka bir seçenek yaptırımla değiştirilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmedilen seçenek yaptırımın yerine başka bir seçenek yaptırım belirlemeyip tamamen kaldırmak suretiyle, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 ncu maddesinin, (1), (2) ve (3) ncü fıkraları;
(1) Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar.
Şeklinde düzenlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un 309 ncu maddesi uyarınca hâkim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddî hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkündür.
3. Somut olayda, hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yer alan seçenek yaptırıma çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini elinde olmayan sebeple yerine getiremeyen çocuk sanık hakkında hükmedilen seçenek tedbirin kaldırılmasına dair Bitlis İnfaz Hakimliğinin 14.01.2022 tarihli ve 2022/103 Esas, 2022/103 Karar sayılı kararının kanun yararına bozmaya konu yapıldığı ancak bu kararın kesin nitelikte olmadığı, bu karara karşı Cumhuriyet savcılığının itiraz ettiği ve itiraz mercii olarak inceleme yapan Bitlis 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/78 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
4. Bitlis 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2022/78 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceğine ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenmesine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Bitlis 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2022 tarihli ve 2022/78 değişik iş sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağını takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Oy birliğiyle 24.03.2023 tarihinde karar verildi.